
|


Anayasa ve Tanör ayıbı
TBMM, 1982 Anayasası'nda "AB makyajı"na giderken, YÖK Disiplin Kurulu yarın "Türkiye'de Demokratikleşme Perspektifleri" adlı çalışmaya imza atan Prof. Bülent Tanör'ü "meslekten ihraç istemiyle" toplanıyor.
Ne büyük ayıp.
İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu'nun açtığı soruşturma üzerine saygın bir öğretim üyesi hocalıktan ihraç edilecek!
Herkes Mersin'e...
Üniversite tersine.
AB zoruyla da olsa 1982 Anayasası'na "sivil perspektif" verilmeye çalışılırken TÜSİAD'a 5 yıl önce hazırladığı bir raporla bugünkü açılımların temeli sayılabilecek ileri hedefler sunan Prof. Bülent Tanör "engizisyon" cezasına uğrayacak.
Tanör neyle suçlanıyor?
Özgürlüklerin önünü açmaya dönük katkılarıyla üniversitenin prestijini yükseltmeye çalıştığı için alkışlanması gerekirken "telif haklarını ihlal etmekten" savunma veriyor. Üstelik sağlık koşullarındaki olumsuzluk meslektaşlarınca da bilinirken!..
Günlerdir tartışılıyor; üniversite, Tanör'ün çalışması karşısında TÜSİAD'dan aldığı ücretin "döner sermaye" hesabına aktarılmayarak suç işlendiği iddiasında. Oysa YÖK Yasası'nın 36'ncı maddesi "telif hakları hariç" diyerek kimi istisnalar getiriyor. Üniversitelerden kurumsal bir çalışma istenmedikçe öğretim üyelerinin kendi emeklerinin karşılığını alması bu hükme göre mümkün. Prof. Tanör de İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü'nde Prof. Erkan Topuz, Prof. Ercan Öngör, Prof. Refik Yiğit'ten oluşan soruşturma kuruluna verdiği ifadede YÖK'ün tanıdığı serbestiyi anlatıyor.
İlginç olan Tanör'ün öğretim üyeliğine son vermek isteyen YÖK üyeleri arasında - sadece TÜSİAD'a katkı sunan 150 kişi - telifle rapor yazan, danışmanlık yapan başka hocalar da bulunuyor. YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün adı da listede geçiyor.
Bülent Tanör, kendisini jurnalleyen kadronun durumuna düşmek istemediği için telifle çalışan öğretim üyelerinin isimlerini vermekten kaçınmakta haklı, sonuçta üniversiteden atılmasını gerektirecek bir "suç" işlemediği ortada. Tanör, başına geleni "despotizm heveslerine direnmesine" bağlıyor.
Çalışma doğrudan İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nden ya da Tanör'ün bağlı olduğu fakülteden istenmediğine göre 5 yıl sonra TÜSİAD'ın yayımladığı "Türkiye'de Demokratikleşme Perspektifleri" raporunu "döner sermaye"yle ilişkilendirmek niye?
Acaba Tanör "dönek" olmadığı için mi suçlanıyor?
Düşündüğü açılımlar "fincancı katırları"nı ürkütmüş olmalı ki, YÖK engizisyonu Hoca'yı meslekten ihraç edecek! Tam da Meclis, 82 Anayasası'nı değiştirmek üzereyken...
Ne zamanlama!
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|