03 Ekim 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Faruk Saraç'dan tarihi proje

Kerem'in ex eşi Sibel ile birlikte oynayacağı 'Günah' adlı dizi için yazdığı şiir ilk kez Posta'da, Şamdan'da mönü değişti, The Ritz -Carlton huzurlarınızda, Şefik Maksim'e göz dikti, Catwalk -Vodka açıldı ve...

     Efendim, geçtiğimiz günlerde sevgili Kerem Alışık ve erkek modasında bana göre rakipsiz olan Faruk Saraç ile birlikte önce Vodka'da yemek yedik. Zaten son geceydi. O gecenin sonunda Vodka, Catwalk'la nikah kıydı ve Maçka'daki yeni yerinde hizmete girdi. Ardından Laila'ya gittik, son durağımız Şamdan oldu. Laila'da yeni bir haber duydum, tabii dedikodu da olabilir. Sevgili Şefik Öztek projeyi büyük bir gizlilik içinde yürütüyormuş, çünkü son anda Mehmet'in Dalmaz ile anlaşamamış. Dalmaz'ın yakın dostu Emel Müftüoğlu'nun araya girmesi de fayda etmemiş. Şimdilerde Şefik, Taksim Maksim'in peşindeymiş. Burasını çok şık bir eğlence kompleksi yapmak istiyormuş. Hatta mimarını da yanına alıp 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan ile görüşmüş. Fakat Fahri Bey, bir bölümünün fasıl ve gazino olarak kendisine bırakılmasını istemiş. Aslında Taksim Maksim'in böyle bir eğlence kompleksi olmasına hiç taraftar değilmiş. Yakınlarına "Caddebostan Maksim Migros olduğu zaman 10 gün kahrımdan hastanede yattım. Kalbim, Taksim Maksim'in yeni haline nasıl dayanır?" diyormuş. Herşey kısmet tabii. Gelelim bizim o gece yaşadıklarımıza. Kerem Alışık'ı ne kadar tanıyorsunuz bilemem. Ben 20 yıldır tanıdığımı sandığım arkadaşımı aslında hiç tanımadığımı o gece anladım. Sanat dünyasıyla ilgisi olmadığı dönemde Kerem sessiz, sakin, içine kapanık, sigara ve alkol ile hiç arası olmayan bir insandı. O gün neyse, bugün de öyle. Ama Kerem'in acaip romantik, utangaç bir kişiliğe sahip olduğunu o gece gerçekten çözdüm. Hiç sağıyla, soluyla ilgilenmiyor, adı nasıl çapkına çıktı bilmem. O gece Kerem ile epey dertleştik, altın gibi bir yüreği var. Bence iyi bir projede oynatılırsa sinema gerçekten güçlü bir oyuncu da kazanır. Şimdilerde eski karısı Sibel Turnagöl ile, senaryosunu ünlü senarist Nuran Devres'in yazdığı 'Günah' adlı dizide kamera karşısına geçecek. Sibel hamile, ama çocuğunun babasının belli olmadığı bir kadın rolünde. Kerem ise zengin ve yakışıklı bir iş adamını canlandıracak. Dizinin isim babası Kerem. Üstelik sevgili arkadaşım 'Günah' adlı bir de şiir yazmış. Klibi birkaç gün içinde çekilecek ve dizi ile birlikte ekranlarda dönecek. İşte 'Günah'; "Öyle büyük ki sanki günahları / Avuçları sıcak, bakışları ok gibi / Deldi her dokunduğu yeri / Onlara bir şey oldu besbelli / Sıcak eylül geceleri / Göz gözü görmez bir sevdada kaldılar / Duman oldu gönülleri / Öyle büyük ki sanki günahları / Anlaşılmaz gökden mi indiği, yerden mi kalktığı / Elleri ter içinde, gözleri kan çanağı / Nereye gitseler arkalarında ölümün sessizliği / Öyle büyük ki günahları / Akla, ziyan sevgililerinin / Vazgeçilmez hiçbir tarafı, nabızları gök gürültüsü / Ağır kan kaybı adımları, günahsa götüren sevgiyi insanı / Artık onlara sevap değil, günah zamanı".
     O gün Faruk Saraç'la da çok şey konuştuk. Faruk da mükemmel bir insan. Korkunç milliyetçi. Türk modasını kendi olanakları ile Paris'e taşımak için harekete geçti. Bence başarır da. Bu arada Mısır'ın önde gelen yayıncılık kuruluşları tarafından basılan Kelam -En -Nas Dergisi'ne konuk olan Saraç, son anda bir terslik çıkmazsa 29 Ekim'de piramitler önünde muhteşem bir gösteriye hazırlanıyor. Kleopatra'yı Mısırlı güzellerden seçecek olan Faruk, Mısır ve Osmanlı tarihini içeren muhteşem bir defile sergileyecek. Ama asıl dev proje, TRT'nin hazırladığı 'Altın Kanatlar -Bir Cesaret Öyküsü" adlı filmin kostümlerinin Faruk tarafından hazırlanması. Üstelik de tek kuruş para almadan. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Türk Hava Kurumu ve Ulaştırma Bakanlığı'nın da desteklediği proje, Türkiye'nin dış dünyada tanıtımı açısından son derece önem taşıyor. Film, adlarını Türk havacılık tarihine altın harflerle yazdıran ilk Türk pilotlarının, 1914 yılında gerçekleştirdikleri 2 bin 515 kilometrelik İstanbul -Kahire seferini konu alıyor. Faruk, pilotların kıyafetlerini asıllarına uygun bir şekilde hazırlamaya başladı bile. Tüm zamanını atölyesinde geçiriyor. Amacının Türk tarih ve kültürüne sahip çıkmak olduğunu söyleyen Faruk 'Padişahın Esvabı', 'Padişah Anaları' ve 'Sarı Zeybek' adlı defilelerle bu konuya imzasını atmıştı zaten. Bu arada sizlere biraz 'Altın Kanatlar' ile ilgili bilgi vereyim. İlk Türk pilotları tarafından 8 Şubat 1914 tarihinde başlatılan İstanbul -Kahire uçuşu sırasında, Fethi Bey ve Raşit Sadık Bey Şam'a ulaşırlar. Kudüs'e gitmek için 27 Şubat'da Şam'dan havalanırlar. Ancak bir süre sonra Teberiye Gölü yakınlarında uçak düşer ve iki pilot şehit olur. İkinci ekip Nuri ve İsmail Hakkı Beyler Yafa'ya ulaşmayı başarırlar. 11 Mart'da Yafa'dan havalanmalarından sonra uçakları hız kaybına uğrayarak denize düşer. Nuri Bey hayatını kaybederken, İsmail Hakkı Bey kurtulur. Harbiye Bakanlığı'nın isteği ile 6 Mart'da 'Ertuğrul' adlı Bleriot tipi bir uçak ile yola çıkan Selim Raşit ve Kemal Bey mutlu sona ulaşan pilotlarımız olur. Yüzbaşı Kemal Bey kimdi biliyor musunuz? Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in büyük amcası. Çanakkale Savaşı'nda şehit düştü. Efendim, hüzünlü konuları geride bırakalım. Kamil Aslanger'in 'Topkapı Düşleri' adlı yağlıboya resim sergisi 4- 25 Ekim 2001 tarihlerinde Askeri Müze ve Kültür Sitesi Harbiye'de, bilginize.
     
Şamdan'da mönü değişti
     Geçtiğimiz yıl yurt dışından gelen konuklarımı Şamdan'ın bahçesine yemeğe getirmiştim. Müzik, atmosfer, servis... Herşey mükemmeldi ve konuklarım çok memnun kalmışlardı. Bu kez de Miami'den gelen bir arkadaşımı ağırladım Şamdan'ın bahçesinde. Biraz titreyerek oturduk ama yenilenen mönü ile zevkli bir yemek yedik. Antrelerde, yani ön yemeklerde, soslu enginar ve mozzarellalı somon füme rulosu, makarna, pastalarda keçi peynirli ravioli ile ıspanaklı fıstıklı krep önerim. Zaten fazla çeşit koymamışlar, iyi de etmişler, çünkü insan karar vermekte zorlanıyor. Ana yemek olarak külbastı enfes ama kırmızı et yemediğim için konuklara önerdim. Ben değişiklik olsun diye şeftali badem ile tavuk süpreme yedim. Fakat şef Hüseyin domates, vinegret, çam fıstığı ve limon ile yapılan levrek önerdi. Yine Şamdan'ın kaymaklı ekmek kadayıfı gerçekten yıllardır aynı lezzette. O gece ben üç aylar nedeniyle, konuklarım da alkol sevmediği için su içtik. Hesap bana indirimli geldi ama normal müşteriye biraz farklıymış. Bize sonradan katılan sırdaşım İsmail Akkaya söyledi. Nitekim haftasonu iki kahve, bir absolut votka -tonik ve viski için 65 milyon ödendi. Aslında hayli kalabalık olan Şamdan'da yemek ve alkol alan müşteri yerine, saatlerce ayakta durup danseden, hiç bir şey almayan sosyetik isimlere yüklenilse daha iyi olur. Şefler Ekrem ve Hüseyin ile sohbet ettik. Emre Ergani maşallah sabahın 05.00'ine kadar işin başında, Mehmet Tuna da rahatladı. Yeni medya ve halkla ilişkiler müdüresi Selma Şeşbeş ise müthiş çalışkan ve müşteriyle ilgili. O akşam Emre ile Mehmet'in yeni projelerini de öğrendim. Teşvikiye'deki Çapa&Çapa ortaklığına ait olan eski Fashion Figaro'nun yeni adı Havana City oluyor. Emre, şimdilik canlı Türkçe müzik yapmaktan vazgeçmiş. Ama Şaziye'nin sahibi Nedim Binler ve Kenan Doğulu ile ilgili bir projeleri var.
     
The Ritz -Carlton 6 Ekim'de açılıyor
     Amerika, Avrupa, Afrika, Kanada, Karayip Adaları ve Orta Doğu'da 40 adet 5 yıldızlı otel ile dünyaca ünlü konuklara servis veren The Ritz -Carlton İstanbul'da 6 Ekim'de açılıyor. Ben New York'dakinde kalmıştım. Tabii davet sayesinde. Yoksa o kadar para bende ne gezer? Neyse. İstanbul'dakini merak ettiğim için açılış öncesi gezdim. Gerçekten hoş. Dekorasyonda Osmanlı motifleri ağırlıkta. Mimar, Doruk Pamir. Dünyanın sayılı şeflerinden Paul Pairet, burada Çam Restaurant'da Osmanlı ve Akdeniz mutfağından örnekler sunacak. RC Bar'da ise özellikle puro tutkunları caz müziğe doyacaklar. Tam 244 deluxe konuk odası var. İçerde kapalı havuz, Türk hamamı, aletli jimnastik salonu, buhar ve özel duşlu masaj odaları var. Golf tutkunları için de arabayla 30 dakikalık bir mesafede golf sahası mevcut. Gün boyu açık Çintemani Restaurant, özellikle hanımların beş çayı için ideal olan The Lobby Lounge, dondurma terası Güney Park, öğle ve akşam yemekleriniz için ayrı bir şıklık Cam ve RC Bar, The Ritz -Carlton'un özellikleri arasında. Bir Süzer ortaklığı olan The Ritz Carlton, bu yıl İstanbul gece yaşamında söz sahibi mekanlar arasında. Rezervasyon için telefon numarası (0212) 333 44 44.
     Efendim, hayırlı pazarlar dileğiyle, hoş kalın, mutlu yaşayın. Ben iş nedeniyle yurt dışındayım. Çarşamba günü köşem 'sizlere emanet'. Kalın sağlıcakla.
     
     Yazara e-mail: sdudek@simge.com.tr
     



 MAGAZİN


‘Savaş romanı yazacağım’
Bizim Memoli’ye ‘Yunanlı Zeyno’
Frikik korkusu kupadan etti
Tarkan’a böyle baldız yakışır
Farklı düsünen kazanacak
Şöhret olamadı, tezgahtar oldu
Kerem kaçıyor Aydan kovalıyor
Seren, Arıcı’yı arı gibi soktu!
Faruk Saraç'dan tarihi proje


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet