03 Ekim 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Erkeklerin dünyası

Tüm gazetelerde ve tüm ekranlarda her zaman ve sadece erkekler. Sanki bu dünyanın başrol oyuncuları hep onlar

     Bu son dünya trajedisine İtalya’da şahit oldum. Henüz varmıştım ve sokaklarda gezinip capuccino ve her sonbaharda olduğu gibi yine evleri ve dükkanları dolduran ve de bize artık küçük bir çocuğumuz olmasa dahi okulların başladığını hatırlatan kırtasiye kokusunu içime çekerek, özellikle Milano’da son derece tatlı geçen sonbahar başlangıcının tadını çıkarmaya çalışıyordum.
     Ve herkes gibi ben de o neredeyse fiziksel bir isyana neden olabilecek nitelikteki bu korkunç görüntüler karşısında şoke olup şaşkın ve zavallıca savunmasız bir şekilde kalakaldım.
     Sonra televizyonun karşısında arkadaşlarla, aileyle geçirilen uzun seanslar başladı. Zavallı insan mantığımızı tatmin edecek bir geçerli bir neden, bir açıklama aramak ve anlamaya çalışmak amacıyla... Hep aynı sahneler... Farklı dillerde tekrarlanan aynı kelimeler... Aynı dehşet... Aynı korku... Aynı acımasızlık...
     İçimde küçüldüğüm ve bu devasa şeylerin karşısında duyduğum işe yaramazlık hissi yeşerirken, (Bunlar bizi düşünmeye ve yaşamımızda bir şeyleri değiştirmeye yöneltmesi gereken hisler olmalıydı...) ekranda, gazetelerde, dergilerde ve sokaklardaki bu görüntüleri farklı bir açıdan izlerken buldum kendimi.
     Çocuklarının yerine silahları kucaklayan erkekler gördüm, sadece erkekler. Onları gerçekle örtüşmeyen bir Tanrı adına vahşi hayvanlar gibi bağırırken gördüm; onları hepimizi bir anda yok edebilecek bir savaş için ısrarla haykırırken gördüm; onları binyılların deneyimiyle gururla askeri stratejilerini sunarken gördüm; mutlaka kurtarmamız gereken ekonomiyi soğukkanlı hesaplarla ve hırsla inceleyen erkekleri izledim; sahte gözyaşlarının ardında bir kan gölünü körükleyen erkekler gördüm; kendileri gibi insanların ölümünden memnuniyet duyanları, sanki aynı zamanda kendilerinin değilmiş gibi bizim dünyamızdaki değişimleri programlayanları, kendi şiddetlerini bir yana bırakıp diğerlerininkini yargılayanları gördüm. Hayat vermek üzere "gerçek" bir Tanrı tarafından programlanmış ve kendilerini bu hayattan mahrum bırakan adamları şaşkınlıkla izledim. Geçmişleri ve kültürleri hatırlatmak için var olan bayraklar dağıtıp, onları dini ve etnik hoşgörüsüzlüğe alet ettiklerine şahit oldum.
     Sonra sanki bu dehşet görüntülerinin taşıdıkları anlamı hafifletmek istercesine neşeli, renkli ve iç açıcı reklamların arasında insanlık için atlanamayacak kadar önemli olan o maçlarda, statlarda fanatizmin verdiği öfkeyle ağzı gözü bir yanda adamlar beliriyorlardı. Ve doğaya meydan okuyan Formula 1 arabalarında yarışan ve içlerinden biri kaza yapıp asfaltın üzerinde paramparça olduğunda durmayı akıllarından bile geçirmeyenler de yine erkeklerdi.
     Hep erkekler... Tüm gazetelerde ve tüm ekranlarda her zaman ve sadece erkekler... Sanki bu dünyanın başrol oyuncuları hep erkekler. Sadece erkekler herkese ortak bir dili, şiddette birleşen bir dili keşfetmeyi başardılar.
     Ve o anda ağzımda acı bir tatla şunları düşünürken buldum kendimi:
     PEKİ! YAŞAM DEDİĞİMİZ BU KOCA SAHNEDE KADINLARIN HER ZAMAN VE SADECE İKİNCİL BİRER KURBAN, BİRER İZLEYİCİ VEYA EN İYİ ŞARTLARDA ACI GÖRÜNTÜLERİN İKNA EDİLMİŞ BİRER TEMSİLCİSİ ROLÜNÜ OYNAMALARI VE HİÇBİR ZAMAN ERKEKLER GİBİ ÖLÜMÜN VE ŞİDDETİN KIŞKIRTICILARI OLAN BÜYÜK KAHRAMANLAR OLMAMALARI SİZE DE ÇOK ANLAMLI GELMİYOR MU?
     Dünyanın artık eskisi gibi olmayacağını söylüyorlar.
     Bunu umuyorum. Bunu gerçekten herkes için umuyorum.
     



 PAZAR


Savaşmayan şahinler
Kriz sonrası striptizcileri
Sergide buluştular
Savaşla hatırlananlar
Birleşmiş gönüllüler
Ya Brad Pitt olmasaydı?
Amerika’ya nal çakıyor
Prego’da aşk soslu makarna
Ölümsüz geyik Nostradamus
Anadolu’nun şarap mirası
"Aşkı anlatıyorum, eşcinsel aşkı değil"
DVD / Selim BOY
Edirne’de Çorbacı Hakkı Baba
Harki, harka
Büyük Britanya nefesini tutmuş bekliyor
Enver Paşa gayretkeşliği
Erkeklerin dünyası
Nuh’un gemisi İstanbul’da
Enkaz altında kalmayan sanat


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet