
|


Ecevit ve bireysel silahsızlanma
Nazire Dedeman gencecik oğlu Umut'u 1993'ün 28 Eylül'ünde bir silahtan çıkan kurşuna kurban veren yaralı bir anne. Sekiz yıldır sürdürdüğü hukuk savaşından vicdanları tatmin edecek bir sonuç alamadı, ama hukukun üstünlüğüne ve barışa olan inancını yitirmedi. Oğlunun adına kurduğu Umut Vakfı eliyle o günden bu yana bireysel silahsızlanma için, barışçıl çözüm düşüncesinin yerleşmesi için savaşımını yılmadan sürdürüyor.
Vakfın bu yılki Bireysel Silahsızlanma Günü'nde konuşan Batman Barosu Başkanı Av. Salih Ataç'ın dediği gibi, "karanlığa küfretmek yerine bir mum yakan hanımefendi" Nazire Dedeman.
Umut Vakfı, bireysel silahsızlanma yolunda bir hayli mesafe aldı; çeşitli etkinliklerle kendisini kabul ettirdi. Bireysel Silahsızlanma Günü ilan ettiği 28 Eylül'lerde her yıl ayrı bir dalda açılan bireysel silahsızlanma konulu yarışmaların ödülleri veriliyor, uluslararası paneller yapılıyor.
Umut Vakfı bu yıl İstanbul Barosu ve Türkiye Barolar Birliği ile de işbirliği kurdu ve TBB 28 Eylül'ün resmi "Dünya Silahsızlanma Günü" olarak kabul edilmesi için hükümete geçen ay yazılı başvuruda bulundu.
23 Nisan'ın "Dünya Çocuk Günü" olarak kabul edildiği gibi, 28 Eylül'ün de "Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü" olarak benimsenmesi, dünyayı sarsan şu savaş ortamında Türkiye için anlamlı bir jest olacaktı.
Nazire Hanım, Bakanlar Kurulu'nun kararından sonra Birleşmiş Milletler'in 28 Eylül'ü Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü ilan etmesinin daha kolay olacağına inanıyor.
Bakanlar Kurulu kararı konusunda Umut Vakfı yöneticilerine ve bireysel silahsızlanmaya inananlara, kısacası Umutçulara umut veren bir işaret, Başbakan Ecevit'in bu yılki ödül törenine gönderdiği mesajdaki bir cümlesi oldu. Ecevit, Nazire Dedeman'a gönderdiği mesajına "28 Eylül Dünya Silahsızlanma Günü dolayısıyla" diye başlamıştı.
Başbakan'ın bu ifadesi, Bakanlar Kurulu'ndan olumlu kararın yakında çıkacağının müjdesi olarak algılandı.
Şair Ecevit, şiddetten, silahtan ve savaştan yana değil, "uzlaşı"dan ve barıştan yana tavrının arkasında durmalı ve 28 Eylül'ün Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü ilan olunmasına öncülük edecek kararı bir an önce Bakanlar Kurulu'ndan çıkarmalıdır. Türkiye'ye ve Ecevit'e - hele şu ortamda - bu yakışır. Rahşan Hanım, yeni bir affa gerek kalmaması için, şimdiden bireysel silahsızlanma hareketini desteklemek size de yakışır.
Yazıyı, Umut Vakfı'nın bu yıl film öyküsü dalında açtığı yarışmada birinci olan Zeynep Heyzen ile Nilüfer Ünal'ın yazdığı "Sapan" adlı öyküden bir cümleyle bitirelim:
"Bir sapan var ise bir taş atılacak demektir öncelikle."
Ya silah? Ya silah var ise?.."
Bir şiir Ve tadımlık dizelerimiz... Serkan Ozan Özağaç'ın "Son Durak'ından:
"Bekleme beni / Yeni bir susuzluğa savruldu bulutlar / Söz sustu, kağıt parçaladı hiçliğin kıyısında / Açmadı gonca!"
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|