03 Ekim 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Borç sendromu

     Bir bankanın Hazine’den sorumlu genel müdür yardımcısı diyor ki: "Bizlerin siniri, ruh sağlığı bozuk. Özellikle son 1 yıldır aynı düzende, aynı sorunlarla iç içe yaşamaktan yorulduk. Çoğunlukla yanlış karar verebiliyoruz. O yüzden benim önerim, bankaların Hazine bölümünde çalışanların topyekün işten çıkartılması..."
     Hoppala!
     Bu da nereden çıktı filan demeyin...
     Çünkü sürekli krizle boğuşan, sürekli bono alıp satan, sürekli ekran okuyan ve "rakip ne yapacak" diye tetikte bekleyen bonocu ya da dövizcinin işi kolay mı?
     O yüzden bu "samimi itirafı" çok ciddiye alıyoruz. Bu itiraf, bankalarda çalışan insanların psikolojik durumunu yansıtması açısından çok önemli. Herkesin canı sıkkın, herkesin morali bozuk. Sürekli dayak diyerek çalışan insanların psikolojisi öyle hafife alınacak cinsten değil. Biz, bankaların hazine bölümünde çalışanları, depremde enkaz altından çıkan insanlara benzetiyoruz.
     Gerçekten de bu bölümlerde çalışanlarla ilgili olarak, banka yöneticilerinin ne düşündüğünü merak etmemek mümkün mü?
     Alın, haftaya bir bakın...
     Dünkü Hazine ihalesi, 6 aylık...
     Süre uzun, faiz ne olacak? Ne kadar teklif gelecek?
     Hesapla dur... Faiz, piyasa beklentilerinin biraz üzerinde, yüzde 93.56 oldu. 727.8 trilyonluk nominal teklif geldi. Net satış 311.3 trilyon lira oldu. Ekim ayının ilk ihalesinde sorun yoktu, üstelik ikinci el bono piyasasında da 6 Mart 2002 vadeli bono yine gösterge olarak yerli yerinde duruyor.
     Anlatmaya çalıştığımız; bize göre Hazine, yaratıcılığını ortaya koyuyor. Herkesin her gün farklı bir "sendrom" beklediği dönemde, yeni sendromlar yaratılmasına olanak vermeden şimdilik işi yürütüyor.
     Az şey mi?
     
Faiz silahı!
     Tabloyu dikkatli analiz etmenizi istiyoruz. Çünkü ekim - aralık döneminde Hazine, toplam 27 katrilyon iç ve dış borç ödeyecek. İç borç 21 katrilyon, dış borç 6 katrilyon lira. 21 katrilyonluk iç borcun 11.4 katrilyonu anapara, 9.6 katrilyonu ise faiz ödemesinden kaynaklanıyor. Hazine’nin kasasında nakit olarak 2.2 katrilyon lira var. Kamu bankaları ile diğer kamuya ortak satışların toplam 4.8 katrilyon lira. Faiz dışı fazla 2.9 katrilyon lira.
     Şimdi hesap çok açık. Hazine her koşulda piyasadan 9.9 katrilyon lira para isteyecek. Faiz ne olacak? Kim, ne kadar katılımcı olmaya istekli olacak?
     Bu noktada; ek yardım ya da dış borçlanma, adeta cankurtaran simidi gibi önümüzde duruyor. Çünkü moralleri bozuk dediğimiz Hazine yöneticileri, patronları, "Hazine’ye" ve "Derviş programına" ne kadar güvenecekler? Hükümetin istikrarlı bir biçimde gideceğine ne kadar inanacaklar? O yüzden Devlet Bakanı Kemal Derviş’in ABD ziyaretinin sonuçları herkes için çok önemli. Fakat asıl önemli olan, 2002 yılında borcun nasıl çevrileceği. Tıpkı Aladdin’in sihirli lambası gibi...
     
     melihao@cnnturk.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Sponsor şart...

Fikret BİLA
Org. Kıvrıkoğlu'ndan uyarılar

Hasan CEMAL
İliklere kadar işleyen 'yeni' beklentisi!

Güneri CIVAOĞLU
Eşref saati

Abbas GÜÇLÜ
Cumhurbaşkanı güzel konuşuyor da...

Hurşit GÜNEŞ
13 milyar $ ya yurtdışına, ya Antep kasasına!

Nail GÜRELİ
Ecevit ve bireysel silahsızlanma

Sami KOHEN
Güvenlik özgürlük dengesi

Mehmet Y. YILMAZ
Bu bir medya savaşı değil

Meliha OKUR
Borç sendromu

Tuncay ÖZKAN
Karşıyım, karşıyım, karşıyım

Hasan PULUR
Çeşme'nin suyu...

Meral TAMER
Kırkpınar pehlivanları gibiler

Ece TEMELKURAN
Biz Bay A.’yı çok sevmiştik!

Tamer HEPER
Yapı denetimi yapılacak

Güngör URAS
IMF’siz olmaz ama plansız da olmaz

M. Ali BİRAND
Derviş’in morali çok bozuk...

© 2001 Milliyet