03 Ekim 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Biz Bay A.’yı çok sevmiştik!

     Bay A.’nın omuzları ilk kez düşüktü. Artık eskisi gibi hızlı değil, uzun aralıklarla konuşuyordu. Ona, uzun sessizliklerden ürküp lafı değiştirmeyecek insanlar gerekiyordu.
     "Yirmi altıdan sonra yaşayacağımı hesap etmemiştim ki ben. Ne olacak şimdi? Biz Bukowski gibi, Jim Morrison gibi yaşamayacak mıydık?"
     ***
     Aslında başlangıçta böyle sözleşmiştik. Ama işte hiçbirimiz sonuna kadar gitmedik. Bir tek o "kaptırmıştı" kendini. Kaptırıp Hindistan’a gitmişti. Biz kendi değişikliğimizi meşrulaştırmak için o hayatı "demode" ilan etmiştik. Onu öne sürmüştük; o yaşayıp da baksındı bakalım, biz işlerimizi bitirince belki arkasından giderdik. Ama yine de cep telefonlarımıza "The Doors" ve "Pink Floyd" şarkıları kaydetmiştik. Biz artık statülü, yaz tatili rezervasyonlu, evleri oturma gruplu şahsiyetlerdik. O dönüp geldi geri. Sonuna kadar gittiği için "normaller" onu tedavi edecekti; akıl hastanesinin kapalı koğuşuna gönderildi. Kafayı toparladığında bizi görmek istedi. Aynı masaya oturduğumuzda, bir önceki kuşağın "Karlı Kayın Ormanı’nda parsa topla benim için" rezilliğine düşeriz endişesiyle eski günlerden hiç bahsetmedik. Sustuk, efendi gibi dinledik:
     "Ben ‘normal’ hayatı bilmiyorum ki. Nasıl yaşıyorsunuz siz şimdi?"
     ***
     Sahi biz nasıl yaşıyoruz ki? Tastamam teslim mi?
     Biz, Bay A., bu dünyanın ortalama olmayan her şeyi budayan büyük bir kıyma makinesi olduğunu öğrendik. Biraz verdik, biraz aldık. Ekseriyetle hassas dengeler üzerinde seyrettik. Gördük ki, kısa zamanda ölmeyeceğiz, oluruna bakmaya karar verdik. Kendimiz gibi olan ve onlar gibi yaptığımız ikili bir hayat tesis ettik. Bizi yiyip bitirmesinler diye kendimizi korumayı ve gizlemeyi öğrendik. Büsbütün ele geçirilip tedavi edilmemek için ne kadar deli olduğumuzu hiç belli etmedik. İstediklerimizi yapmak ve söylemek için onlardan daha zeki ve uyanık olmaya gayret ettik. Kravat takıp tayyör giymezsek bizi dinlemeyeceklerini düşünüp onların istediği gibi göründük; nasılsa söyleyeceklerimizi unutmayız diye düşünmüştük. Baktık ki, ağzımız da onlar gibi konuşmaya başladı, "kısa tatillere" çıkıp içtik, içtik, içtik... İş yerlerinde kendimiz gibi olanları bulmak için "ruh dedektörleri" geliştirdik. Berbat şeyler olduğunda bizim gibi olanlara dönüp gülümsedik. Boş kalıp düşünürüz de bu hayatlardan cayarız diye güvenli uykularımıza kadar Pictionary ve Scrabble ile vakit geçirdik. İnekler gibi huzurlu, ahtapotlar gibi iki kalpli, denizanaları gibi kaygan olan onlar gibi olmamak için her gece yatmadan önce kalbimizin haritasını ezberledik. İşte biz böyle yaşadık.
     ***
     Bay A. yine ürkütücü sessizliğine gömüldü. Tam "neşeli" şeylerden bahsedecektik:
     "Karıncaların iki kursağı vardır. Birincisi dolduğunda doyarlar, ama ikinci kursaklarını doldurmak için yemeye devam ederler. O, toplumsal kursaktır. Aç kardeşlerini gördüklerinde toplumsal kursaklarındaki yiyeceği kusup kardeşlerine verirler. Keşke biz de öyle olsaydık."
     Efendi gibi sustuk. Biz Bay A.’yı çok sevmiştik!
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Sponsor şart...

Fikret BİLA
Org. Kıvrıkoğlu'ndan uyarılar

Hasan CEMAL
İliklere kadar işleyen 'yeni' beklentisi!

Güneri CIVAOĞLU
Eşref saati

Abbas GÜÇLÜ
Cumhurbaşkanı güzel konuşuyor da...

Hurşit GÜNEŞ
13 milyar $ ya yurtdışına, ya Antep kasasına!

Nail GÜRELİ
Ecevit ve bireysel silahsızlanma

Sami KOHEN
Güvenlik özgürlük dengesi

Mehmet Y. YILMAZ
Bu bir medya savaşı değil

Meliha OKUR
Borç sendromu

Tuncay ÖZKAN
Karşıyım, karşıyım, karşıyım

Hasan PULUR
Çeşme'nin suyu...

Meral TAMER
Kırkpınar pehlivanları gibiler

Ece TEMELKURAN
Biz Bay A.’yı çok sevmiştik!

Tamer HEPER
Yapı denetimi yapılacak

Güngör URAS
IMF’siz olmaz ama plansız da olmaz

M. Ali BİRAND
Derviş’in morali çok bozuk...

© 2001 Milliyet