
|


Derviş’in morali çok bozuk...
WASHİNGTON
Kemal Derviş’i bu kadar moralsiz görmemiştim.
Buradaki temaslarının ilk gününde, açıkça söylememekle birlikte alarm sinyalleri verdi.
Programın yaralandığına dikkat çekti.
Mayıs ayında işler iyi giderken (dolar 1.300 milyon civarında, faizler yüzde
70 idi), haziranda Telekom kriziyle birlikte işlerin bozulduğunu söyledi. Kurların arttığını, faizlerin yüzde 95’lere çıktığını, ağustosta zorla istikrarın kurulduğunu, faizin yüzde 80’lere indiğini, kurun hafifçe düştüğünü belirttikten sonra "Eylül’e bir dengeyle girmiştik ki, 11 Eylül olayı patladı ve her şey tepetaklak oldu" dedi.
Kemal Derviş için 11 Eylül, Türkiye’nin ekonomik programı için de bir milat oldu. Faizin 15 puan artışı, doların 1.5 milyonu aşması her şeyi değiştirdi. İyi giden turizm ve ihracat duruverdi.
Derviş küçülmenin yüzde 8’i bulduğuna dikkat çekti. Tam bir şanssızlık yaşanıyor.
Bundan daha kötü ne olabilir ki?..
Zor bir program, önce kendi kendimizi (Telekom ile) daha da zora soktuk, ardından da
11 Eylül olayı tüy dikti. Oysa sonbaharda, küçülmenin yerini büyüme alacaktı. Bütün hesaplar tepetaklak oldu.
Dış yardım yoksa, durum kötü Kemal Derviş dibe vuruşu yumuşatmak için iki önlem olduğuna dikkat çekti.
1. Washington’un desteği ile 2002 programına taze para gerekiyor. Bunun bir bölümü resmi (IMF, ABD Hazinesi) kaynaklardan, diğer bölümü ise özel (bankalar) kaynaklardan aranıyor.
2. Derviş, kamuoyunda çok tartışılan, devletin küçülmesinin kaçınılmazlığına dikkat çekti. İster 37 bakanlığı 15’e indirerek, ister bazı kuruluşları kapatarak, yani bürokrasiyi küçülterek, dramatik bazı yeni tasarruf kararlarının alınması gerektiğini vurguladı.
Bıçağın kemiğe dayandığını saklamadı.
Reel sektör kanarken, vatandaşlar acı çekerken, devletin kendine çeki düzen vermesi gerektiğine özellikle dikkat çekti. "Aksi halde toplumdan daha fazla fedakarlık beklenemeyeceğini" söyledi.
Bu çıkışın Washington’da tekrarlanması bence anlamlıdır. Zira burada, Türkiye’nin yeterince kemer sıkmadığı, bürokraside yeterli tasarrufun yapılmadığı izlenimi var. Türk devletinin dış destek istemesi için, önce kendinin fedakarlıkta bulunması gerektiğine inanılıyor.
Washington, Türkiye’nin Taliban’a karşı mücadelede verdiği desteğe karşılık ekonomik destek sağlamak istiyor, ancak Ankara’nın da hareket etmesi ve tasarruf önlemlerini hızlandırmasında ısrarlı.
Türkiye’nin buradaki hisseleri artmasına artıyor, ancak Ankara’nın işin kolayına kayıp, yine borçlanıp bürokrasisini küçültmekten kaçınacağı hakkında kuşku var.
Ne yapılacaksa birlikte yapılması, hem Washington’dan destek, hem de Ankara’nın kemer sıkması üstünde duruluyor.
Kemal Derviş temaslarını perşembeye kadar sürdürecek. Sonunda nereye varılacağı ancak o zaman ortaya çıkacak.
Bilinen, işlerin pek hoş olmadığı...
ABD’ye yapılan 11 Eylül saldırısı, Türkiye’yi de çok kötü etkiledi.
mbirand@attglobal.net
SAYFA BAŞI

|
|

|