06 Ekim 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Türkiye hep önemli bir ülke ama...

     Türkiye'nin jeostratejik önemi... Laik ve demokratik bir model ülke olarak İslam coğrafyasındaki yeri...
     Bunlara 11 Eylül'ün etkisi...
     Ve tabii Orta Asya'da Amerika'yla Rusya arasındaki stratejik rekabetin 11 Eylül sonrasında nasıl şekilleneceği... Büyük Oyun'un bu 'yeni' çerçevesinde Türkiye'nin rolü...
     TESEV'in düzenlediği toplantıda Strobe Talbott'u dinlerken bu konuları düşünüyorum.
     Talbott, 1990'larda Amerikan dış politikasının en önde gelen mimarlarından biriydi. Sekiz yıl boyunca Başkan Clinton'ın yakın çevresinde, iç kabinesinde yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı'nda iki numara olarak çalıştı.
     İki üç yıl önceki bir yazımda, Türkiye'nin önemiyle ilgili olarak Talbott'un şu sözlerini nakletmiştim:
     "200 milyar varillik petrol rezervine sahip Hazar Havzası ABD açısından hayati bir çıkar bölgesidir. Dünyanın 21. yüzyıldaki bu enerji deposu Rus hegemonyasına bırakılamaz. ABD olarak Bakü - Ceyhan boru hattını özellikle destekliyoruz." (21. 7. 1997, Johns Hopkins Üniversitesi'ndeki konuşması)
     21 yüzyıldayız.
     Ama bugün Bush'la Putin kol kola. Türkiye ağırdan alırken, daha aktif olabilecekken, Başkan Putin çabuk oynadı, iyi oynadı.
     Hem ahlaken hem siyaseten başka çaresi de yoktu Putin'in. Şunun farkındaydı: Amerika askeri varlığıyla Orta Asya'ya girerken, Rusya'nın mesafeli kalması yanlış olurdu.
     Strobe Talbott, Moskova'nın bu tutumunu memnuniyet verici bir sürpriz olarak niteliyor. Küresel stratejik ortamın 11 Eylül sonrası değiştiğini belirtiyor.
     Yarın ne olur?
     Tabii bunun için önce Amerika'nın Afganistan'ı vurduktan sonra bölgede nelerin olacağını görmek lazım. Büyük Oyun'un yeni kuralları o zaman daha netleşecek. Fakat, yeni oyunda da Amerika'nın 'Rus hegemonyası'na karşı duracağını söylemek falcılık olmaz.
     Yani Amerikan - Rus rekabeti, Türkiye'ye yine oynayacağı bir alan bırakır.
     Strobe Talbott'u dinliyorum.
     Bölgeye, Orta Asya'ya ne zaman gelse, yolunun mutlaka Ankara'ya düştüğünü söylüyor. 11 Eylül sonrası Türkiye'nin oynayabileceği rollerin azalmadığına dikkati çekiyor.
     İslam coğrafyasında demokratik ve laik model ülke olarak terörizme karşı savaşta Türkiye'nin çok hayati ve belirleyici yeri olacağını belirtiyor.
     Talbott, büyük çoğunluğu Müslüman bir ülke olarak Türkiye'nin küresel dünya ile, Avrupa Birliği'yle tamamen bütünleşmesinin dünya barışı açısından önemine değiniyor. Huntington'ın uygarlıklar çatışması tezinin yalanlaması için Türkiye'nin bu hedefi gerçekleştirmesi gerektiğini belirtiyor.
     Ve ekliyor:
     "Huntington'ın yanıldığını kanıtlamak zorundayız."
     
Bu bakımdan Avrupa Birliği'ne büyük görev düştüğünü, Hıristiyan Avrupa olmadığını kanıtlamak için Türkiye'yi dışlamaması lazım geldiğini söylüyor. Talbott bir soruyu yanıtlarken de şöyle diyor:
     "Bence 11 Eylül sonrası Türkiye'nin AB üyeliği ihtimali daha güçlendi."
     
Türkiye'nin önemi!
     Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya, Körfez ve Ortadoğu... Türkiye bu coğrafyanın kalbinde yer alıyor. Bu coğrafyanın jeopolitiği, dün olduğu gibi 11 Eylül sonrası da önemini koruyor.
     Belki bugün daha önemli.
     Çünkü zaman, terörizme karşı savaş zamanı. Ve terörizmi besleyen koşullarla rejimler en çok bu coğrafyada var. Bu belalı coğrafya, dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin önüne büyük fırsatlar koyuyor.
     Bunları kullanmak bizim elimizde!
     Bunun için önce ülkemizin iyi yönetilmesi şart. Kötü yönetildiğimiz sürece, Çetin Altan'ın deyişiyle her şey Türk'ün Türk'e propagandası olarak kalır.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Varyag üzerine

Fikret BİLA
Milletvekili maaşı

Hasan CEMAL
Türkiye hep önemli bir ülke ama...

Güneri CIVAOĞLU
Hayat gerçeği

Can DÜNDAR
Savaşta ilk kurban, gerçektir

Abbas GÜÇLÜ
Kitap okumayı yasaklayan bakanlık

Sami KOHEN
Yeni bir coğrafya

Mehmet Y. YILMAZ
Terk edilmenin dayanılmaz ağırlığı

Meliha OKUR
‘Süperman aramayalım’

Hasan PULUR
Şiirler üzerine...

Derya SAZAK
Bindiği dalı kesmek

Tamer HEPER
Kapıcı dairesi satılamaz

Metin TOKER
Anayasanın Hikayesi - 1

Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem ne yapacağını şaşırdı

Serpil YILMAZ
Umudunu yitirmemiş bilgisayarcılar Milliyet TIR’ında

M. Ali BİRAND
ABD’de yeni slogan: Ya sev ya terket...

© 2001 Milliyet