
|


‘Üretimi Sevenler Derneği’
Tahtakale, Ağa Sokak son günlerde hareketlendi... Halk, döviz alıyor... Korkulacak bir durum yok ama sakın "önemsiz, bir şey olmaz" filan demeyin. Yastık altına giden her paranın bu ülke için ne kadar önemli olabileceğini göz önünde bulundurun.
Bugün dövizi, faizi ve borsayı bir yana bırakalım. Savaşın ekonomiye etkilerini de bir yana koyalım. Nasıl olsa önümüzdeki günlerde bunu bol bol tartışacağız.
Fakat ekonomideki savaşta reel sektörün içinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değil.
Mektuplar çığ gibi geliyor, vatandaş işini kaybettikçe proje geliştiriyor.
Vatandaş işbaşında... İşte Antalya’dan yazan Celal Arabacı’nın çalışması: "Üretimi Sevenler Derneği" kuruyor, bizden destek istiyor.
Herkes proje geliştiriyor ya vatandaş da tercihini iş ve aş yönünde kullanıyor.
Arabacı, "Sanayici ağlarsa Türkiye bitmiş demektir" biçiminde durumu değerlendirip sanayicilere bir de öneri getiriyor:
"Devletten hiçbir şey beklemeden projelerinizi üretin ve halkın önüne çıkıp anlatın. Halkı bu projelere ortak edin" diyor.
Öneri biter mi?
Bitmez. Ancak üretmeden tüketmek mümkün mü?
Değil tabii...
Fakat yanlış üzerine yanlış yapanların bedelini bakın vatandaş nasıl ödüyor?
Şengülay Yurtal, 11 yıldır Köy - Tür Sakarya şubesinde çalışan bir ziraat mühendisi. Eşi veteriner hekim. Eşiyle burada tanışmış, çocuğunu bu işletmede çalışırken doğurmuş. Kısacası dünleri, bugünleri Köy - Tür’de...
Ya yarınları?..
İşte sorun burada. Yurtal, yarınları konusunda hiçbir şey söyleyemiyor.
Ve diyor ki:
"Türkiye’de faaliyet gösteren binlerce kişiye ekmek kapısı olmuş böyle işletmeleri uçurumdan kim veya kimler kurtaracak? Bunun için hiç mi risk göze alınmayacak?
Ya da reel sektör teker teker kapanırken nereye varılacak? Bu devlet nereden gelir sağlayacak? Bu iş nerede bitecek? Kabullenemiyorum!"
Fabrikalar kapanmamalı! Hepimizin temennisi fabrikaların kapanmaması.
Ancak Başbakan Bülent Ecevit de bu noktada şu sözleri etmedi mi?
"Bu programa başlarken amacımız devletin küçülmesiydi. İşi, özerk kurullara devrettik, şimdi bir şey yapamıyoruz, devlet yerli yerinde ama özel sektörü küçülttük..."
Kısacası Başbakan, kurullarla "devlet içinde devlet" yaratıldığını söylemiyor mu?
Şimdi mali sektörü kurtarma operasyonu sürerken, mali sistemle - reel sektörü "centilmenlik" çerçevesinde nasıl bir araya getirileceğinin tartışmaları yapılıyor.
Çoğu fabrika kapanıyor. Başbakan Ecevit, "İstanbul’dan sonra en çok fabrikanın kapandığı il Antalya" diyor. Kendilerine verilen bilgilere bakarak bu değerlendirmeyi yapıyor.
Oysa Antalya turizm merkezi üç beş fabrikanın kapanması gösterge değil. Kapanan fabrikalar Tekirdağ - Çorlu - Edirne arasında. Bu bölgeyi bir inceleyin...
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|