
|


İTO’da ‘Yıldırım’lar çakıyor!..
Ekonomik hayat zorda. Firmalar kapanıyor, işsizler ordusu büyüyor, kepenkler iniyor, yazar kasalar fırlatılıyor...
Bakkalda veresiye defteri kaparıyor, markette et satışları düşüyor, beyaz eşya - otomobil unutuluyor...
Bankalar, krediden vazgeçtik, teminat mektubu vermiyor...
Gayrimenkuller satılamıyor, borçlar ödenemiyor...
Bu çarkın içinde 300 bin tüccarın sesini İstanbul Ticaret Odası yansıtıyor.
Başkanları Mehmet Yıldırım, lafını sakınmayan öfkesini içine gömmeyen bir kişilik.
Milli Güvenlik Kurulu’nu "ekonomiye burnunu sokması" için göreve davet eden; 50 milletvekili ile hakaretten mahkemelik olan, eski Devlet Bakanı Recep Önal’ın güven sarstığı iddiası ile suç duyurusunda bulunduğu sivri dilli başkan!..
Yıldırım, 6 yıldır başkanlık koltuğunda oturduğu İTO’da yeniden seçimlere giriyor.
5590 sayılı yasaya göre "Yönetimde 10 yıldan fazla kalınamaz" maddesini 2 aylık bir zaman dilimiyle yırtıp, yeniden aday oluyor.
El verenler 1881’de kurulan İTO’da geleneksel bir düzen kurulmuş. Yönetimler eski başkanların "el verdiği" kişilerden oluşuyor... En azından Yalım Erez’in başkanlık döneminden beri çark böyle işliyor.
Arada sırada muhalif guruplar çıksa da, yönetimi "iktidar güçleri" belirliyor ve böylelikle bir anlayış devrimi yaşanmıyor.
İlk kez 1995 yılında farklılıkların simgesi olarak MÜSİAD’ın etkisinde kalan İTO, bu seçimde bir başka rüzgara yelken açıyor.
İlk kez bir kadın, aydın bir kadın İTO Başkanlığı’na talip. İTO’da halen 200 civarında Meclis üyesi içinde 4 kadın üye yer alıyor. Aday; holding kültürü almış, hesap - kitaptan anlayan, kurumsal çalışmanın içinden gelen Gülümser Yıldırım.
Yani ikinci Yıldırım. Soyadı benzerliğinin dışında Başkan Yıldırım ile ortak noktaları yalnızca bir dönem yönetimi paylaşmış olmalarından ibaret.
Gülümser Yıldırım 1996 seçimlerinde, Mehmet Yıldırım’ın listesinden İTO Yönetim Kurulu’na girmişti, Mehmet Yıldırım’a rakip olan Ömer Besim Küfrevi, Mehmet Günyeli gibi.
Naylon delege Ancak 1999 seçimlerinde, Küfrevi ve Günyeli İTO Meclisi’ne seçilemeyerek elenirken, Gülümser Yıldırım, Mehmet Yıldırım grubunun muhalefetine rağmen yeniden Meclis’e girdi.
Nasıl mı?
İlginç bir öyküyle...
Yıldırım, İTO’dan yapılan bir organizyonla seçimlerin öncesinde, 4 günlüğüne yurtdışına çıkar. Ne var ki geziyi erken bitirir ve İTO’ya gelir. Devamını kendisinden dinleyelim:
"Seçim listelerine baktım, adresleri Silivri’de gözüken 130 yeni üye kayıt olmuş ve bu yeni üyeler temsilcisi olduğum Tiftik Komitesi’ne seçilecek 2 adayı belirleyecekler. Silivri Vergi Dairesi’nden sordum, kayıtları yok. Eminönü Seçim Kurulu’na böyle bir kayıtlı şirket olmadığı belgesini götürüp, itirazımı yaptım. Dolayısıyla seçime giremediler ve ben Meclis’e girdim."
Gülümser Hanım söz konusu Silivri üyelerinin, şimdiki İTKİB Başkanı Oğuz Satıcı’nın işçileri olduğunu da sözlerine ekliyor.
Başka İstanbul yok Gülümser Hanım Boyner Grubu’nun ilk şirketlerinden tiftik kuruluşunun başında, Yeminli Mali Müşavir yetkisine sahip. Hal böyle olunca bilançoları okumayı ihmal etmiyor ve İTO Genel Kurulu’nda Doğu Holding adına toplanan 1 trilyon liranın buharlaştığını iddia ediyor ve yönetimi 27 Mart 2001’de mahhkemeye veriyor.
Yönetimi hafiye gibi 6 yıldır izleyen Gülümser Hanım, sonunda bayrağı açtı ve adaylığını ilan etti.
Bugün yapılan İTO Meclis Toplantısı’nda ‘Yıldırım’lar çakacak. Yalnız kozlar bugün mü, 24 Ekim günü yapılacak seçimde mi paylaşılacak, onu göreceğiz.
Kendi ifadesi ile "kabadayı" bir başkanın karşısına kadın adayın çıkması kaderin oyunu gibi.
Çelişkinin tavana vurduğu yerde demez miyiz "Başka İstanbul yok" diye...
Değişim olacaksa; şimdi burada olacak.
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|