16 Ekim 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Ahilik Haftası

Ahilik Vakfı gibi kuruluşlar bugün olmayan bir anlayışı geri getirmeye çabalıyorlar. Eğer sivil örgütler bu anlayışı geri getirmezlerse; bir zamanların İspanya’sında olduğu gibi Falanjistlerin mi böyle bir disiplini sağlaması gerekecek?

     12’inci ve 14’üncü yüzyıllar Türkiye tarihinde; şehirlerdeki esnaf ve genç işçilerin meydana getirdiği, iktisadi ve idari hayatta etkili olduğu anlaşılan Ahilik önemli yer tutar. Esnaf birlikleri vilayet idarelerini haklı olarak zorlar, her yıl ekim ayında bir "Ahilik haftası" düzenlenir. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirdeki hengame ortamında en az dikkati çeken faaliyet budur. Hoş büyük şehirlerimizdeki hangi faaliyet insanların ilgisini çekiyor ki, nitekim bu hafta Beşiktaş-Dolmabahçe Kültür Merkezi’ndeki "Kitap Dünyası Fuarı"nı da pek cansız gördüm. TÜYAP’ın kasımdaki fuarı da nasıl olur bilinmez. Frankfurt’taki ve Tahran’daki devasa kitap fuarlarını, hele Tahran’da elinde hurclarla fuarı terk eden öğrencileri hatırlıyorum. Irak savaşı yıllarında ve sonrasında da iktisadi durumları iç açıcı değil ama, dertli dünyalarından kitapların dünyasına sığınıyorlar. "İktisadi kriz" lafı kültürel uyuşukluk için ikna edici bir mazeret olmuyor, Ahilik konferanslarını izlemenin iktisatla ilgisine evet, ama iktisadi sıkıntıyla ne ilgisi var? Hele Ahilik Vakfı Başkanı Galip Demir Bey’in örgütlemesi de cömert olup, Ahi ikramı diye fevkalade öğle yemeği dağıtılıyorsa...
     Fatih devrinde, Venediklinin biri bir dükkandan peynir almış, zeytin de isteyince, "komşum siftah etmedi, ordan alın" denmiş. Bu hikaye muhtemelen doğrudur veya doğruydu demek lazım; zira ilkokul çocuğuyken, hikayenin doğruluğunu bir sabah ister istemez sınadım. Mahallenin bakkalının köpeğe kemik atar gibi attığı öte beriyi aldım, herife bozulduğumdan evden ısmarlananın gerisini karşı bakkaldan alayım dedim, elimdeki fileyle bakkala girdim; bir şey istedim. Küçük çocuğa cevap; "elindekileri nerden aldıysan oradan al" oldu. 1950’lerin hırslanan açgözlü bakkalları benim okulda dinlediğim hikayeyi doğrulayacak durumda değillerdi. Bizde herkes esnaftan kazık yer; dış ülkelerde de yenir. Ama bizde şikayet mercii yoktur. Şoförler cemiyeti feryat ile zam yapar, sağa sola tesisler kurar, kursun pekala... Ama İstanbul ve hele Ankara şoförlerinin yol ve sokak bilgisini imtihan etmek, pis sigara kokulu arabalarını temizletmek bu meslek örgütünün işi değildir, böyle bir meslek disiplini ve dayanışma anlayışı da yoktur; boş yere şikayet edecek kapı aramayın. Ahilik Vakfı gibi kuruluşlar bugün olmayan bir disiplin anlayışını geri getirmeye çabalıyorlar. Eğer meslek kuruluşları ve sivil örgütler bu anlayışı geri getirmezlerse; bir zamanların İspanya’sında olduğu gibi Falanjistlerin mi böyle bir disiplini sağlaması gerekecek?
     Bu ahilik toplantılarında dikkatimi çeken bir konu daha var. Vakfın Galip Demir ve Sadık Göksu gibi mensupları Ahilikle ilgili derleme bilgili kitaplar çıkarıyorlar. Fakat asıl akademik dünyanın yapacağı derinlemesine tetkikler 20. asrın başında kalmış. Muallim Cevdet’in yayımladığı İbn Battuta Seyahatnamesi ve Yorumları (1932 tarihli ve Türkçe kokan bir Arapça) İsmet Parmaksızoğlu’nun bundan kırk yıl sonra yayımladığı "İbni Battuta Seyahatnamesinden Seçmeler" kaynak yayın listemizi tamamlıyor. Suhraverdi’nin "Risalet’ül Futuvva"sını Türkçe’ye çevirip şerh eden yok. Hermann Thorning’in 1913 tarihli "İslami Meslek Birlikleri" ve Franz Taeschner gibi bir ünlü Türkologun 1924’teki "İslam’da Loncalar ve Kardeş Birlikleri (fraternite)" gibi çalışmalarının ve yayınladıkları orijinal tarihi metin derlemesinin dahi Türkçe’ye çevirisi yok. Ama memlekette Ahilik, esnaf ahlakı, tarikat, Ahiliğin sosyal sisteminin fazilet ve ilericiliği üzerine nutuk çok. Bunları tarihin sessizliğine gönderdiğimiz bir ahilik haftası vesilesiyle daha yazmayı borç bildim. Ne ahileri tanıyoruz ne de o ananeyi izleyebiliyoruz.
     



 PAZAR


Garsonlar şovu ele geçirdi
Türkücü ‘cici kızlar’
Ünlülerin oteli Ritz-Carlton
‘Altın takanlar bana poz vermez’
Le Select, Vakko’da
Efsanelerin iyi ve kötü kızları
Coca-Cola koleksiyoncuları kulüp kurdu
24 saat kesintisiz e-müzayede...
36’ncı paralel
Tatlı şaraba iade-i itibar
"35 yıldır aynıyım"
DVD / Selim BOY
Ece’de hem caz, hem saz var
Aşkın kontağı atınca
Darwin zincirindeki "en zayıf halka"
Ahilik Haftası
"Oriana Fallaci’nin öfkesi ve gururu"
Bir Hitit tarihi: "Anitta’nın Laneti"
Gece yarısı kahvesi


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet