
|


Herkes için ulaşılabilir olmak
Trafik canavarı deyip geçmeyin. Sadece öldürmekle kalmıyor, öldürdüğünden daha çok insanı yaşamın acılı kıyılarına itip bırakıyor; özürlü olarak yaşamaya tutsak ediyor. Bu insanların önemli bir bölümü ise, direksiyon başındaki trafik canavarının değil, yaralıların yardımına koşan hayırseverlerin bilgisizliğinden kaynaklanıyor. Çoğu zaman kazada zedelenmeyen omurilik, kazadan sonraki müdahale sırasında, örneğin yaralının taşınması sırasında zedeleniyor ve o kişi ömrü boyunca sakat kalıyor. Zedelenme omuriliğin boyun kısmındaysa elleri, beldeyse ayakları felç oluyor.
Yedi yıl önce, trafik kazasından sonra yanlış müdahale sonucunda ayakları felç olan ve tekerlekli iskemleye mahkum edilen Semra Çetinkaya, karamsarlığın ve umutsuzluğun bunalımları içinde yaşama küsmüştü. Ama üç yıl önce, yaşama yeniden bağlandı ve mutluluğun en güzelini tanıdı. Üç yıl önce Omurilik Felçlileri Derneği kurulmuştu ve Semra Çetinkaya derneğin bir dizi etkinlikleri arasındaki bir kursta öğretmenlik yapmaya başlamıştı. Bu kurslarda hem kaza geçirenlere, hem sağlam insanlara trafik kazasından sonra yanlış müdahalelerin nelere mal olduğunu anlatıyor, doğru davranmanın yollarını gösteriyordu. "İşte, insanlara verdiğim bu hizmet beni yeniden hayata bağladı; beni çok mutlu ediyor" diyor.
Yaşama azmini yitirmeyen bir avuç omurilik felçlisi azimli insanın kurduğu dernek üç yıl içinde hızla gelişerek bugün donanımlı ve modern bir tesis durumuna gelmiş. Sosyal ve kültürel etkinliklerin yanı sıra, sağlık hizmeti veriyor, en önemlisi toplumun ve devletin engellilere bakış açısını değiştirmek, engellilerin sorunlarını çözmek için her "sağlam" insanın anlayamayacağı kutsallıkta çaba harcıyor.
Ataköy'deki dernek merkezinde Başkan Yardımcısı Feyyaz Tolan, Yönetim Kurulu üyeleri Semra Çetinkaya, Süleyman Akbuluk ve üye Cem Argun ile sohbet ediyoruz. Bu köşenin çerçevesi içinde sohbetten bazı satır başlarını aktarmakla yetineceğiz.
Derneğin 850 üyesinin çoğunluğu trafik kazası nedeniyle omurilik felçlilerinden oluşuyor. Omurilik felcinde ikinci sırayı yüksekten düşmeler alıyor, onu ateşli silahlarla yaralanmalar ve sığ suya balıklama atlama izliyor.
Engelli ya da özürlüleri acınacak insanlar olarak görmeyin, "herkes için ulaşılabilirlik" ilkesinin ne demek olduğunu düşünün ve bu ilkeyi olabildiğince daha geniş biçimde yaşama geçirmek için çaba harcayın.
İşte günlük yaşamın içinden birkaç örnek: Tekerlekli iskemleye bağımlı insanların sinemaya, tiyatroya ulaşmasını sağlayın. Akbil dolum merkezlerine ulaşabilsinler, eczanelere girip çıkabilsinler, yollara su mazgalları ve kaldırımlar döşenirken onlar düşünülsün, alışveriş merkezlerine girebilsinler. İşyerleri yüzde 3 oranında özürlü çalıştırmayı öngören yasaya uysun.
Bir şiir
Oktay Rıfat'ın "Kadeh" şiiriyle noktalıyoruz haftayı:
"Burası dalyan kahvesi / Ortalık süt mavisi / Apostol bu ne biçim meyhane / Tabağımda bir bulut / Kadehimde gökyüzü"
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|