30 Ekim 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Allah'ın hakkı dokuzdur!

     Dün sabah iyi ki Doğa ile gelmişim gazeteye. Kızım erken kalkmışsa, Metin Uca'nın Star'daki sabah kuşağını kaçırmaz.
     Ben yazacağım yazıya hazırlık için hızla gazeteleri tararken ve tam da Deniz Gökçe'nin "Babo biraz Peron, biraz Neron" başlıklı yazısına göz atarken, Metin Uca tüm muzipliğiyle ekranda "Baba puslu havaları sever!" demez mi? Hemen kulak kabarttım. Uca devam etti: "Baba kurt politikacıdır!"
     Dokuzuncu Cumhurbaşkanı, aynı sıfata başbakan olarak erişmeye de kararlı görünüyor. 77. yaşının baharında piyasaya çıkıp 8. kez başbakanlığa aday olduğuna göre 87. baharında da bakarsınız dokuzlar!
     Hafızasız toplumumuz, son 10 yılda yaşananlara rağmen Amca'mıza bir kez daha geçit verir mi bilemiyorum, ama ben bugünkü köşemi hafızalarımızı tazelemek isteyen meslektaşlarımla paylaşmak istiyorum:
     
     Babo biraz Peron, biraz Neron!
     Deniz Gökçe, Akşam
     "(...)Yaşamımın kalitesine vurduğu darbeleri değerlendirecek yaşa geldiğimden bu yana Demirel'in yaklaşımını çok iyi tanırım ve bilinçli bir şekilde vebadan kaçar gibi ondan kaçarım. "Çünküm" popülizmden nefret ederim ve O, popülizmin ülkemizdeki ağababasıdır. Kendisine bizim Peron da diyebilirsiniz! Latin Amerika'da Peron'un yaptığı popülizm tahribatı kadar tahribatı, Demirel bu ülkede yapmıştır.
     Neron da diyebilirsiniz. Çünkü Cumhuriyet'in kurumlarına yaptığı tahribatı, Neron olsa yapamazdı.(...)" (28 Ekim)
     
     İstemez, eksik olsun...
     Oktay Ekşi, Hürriyet
     "(...)Sayın Süleyman Demirel'in her fırsatta söylediği gibi, "Türkiye'nin son 35 - 40 senesinde etkin bir rolü var" idiyse - ki elhak vardır - o zaman bugün yaşanan her şeyde - iyisinde kötüsünde - kendisinin de sorumluluğu olduğunu kabul etmesi zorunludur.
     Kaldı ki Türkiye'deki ekonomik ve mali dengenin asıl 1991 seçimlerinden sonra Süleyman Demirel tarafından kurulan hükümet döneminde bozulduğunu artık, sokakta çelik - çomak oynayan çocuklar bile bilmektedir.
     (...)Türkiye'yi sırf oy uğruna "Mahsulünüze onların verdiğinden 5 bin lira fazla vereceğim" diyen, "Emekli yaşını 38'e indirme" vaadinde bulunup sosyal sigorta sistemini çökerten Demirel mi kurtaracak?
     (...)Demirel böyle kurtaracaksa, aman yerinde otursun. O takdirde memlekete daha yararlı olur." (27 Ekim)
     
     Süleyman Demirel olsa olsa...
     Oral Çalışlar, Cumhuriyet
     "(...)Demirel eski deyişle tarihimizin yetiştirdiği en büyük "idare - i maslahatçı"dır (durumu idare edici.)
     (...)Her tarafı idare ederek siyaset yapmayı meslek edinen bir kişi, bu koşullarda ne yapmak gerektiği konusunda değil, olsa olsa ne yapmanın sakıncalı olduğu konusunda fikir üretebilir.
     (...)Süleyman Demirel, sorunları buzdolabına koyan tipik bir Soğuk Savaş siyasetçisidir. Soğuk Savaş'ın sonrasında dünyada yeni ihtiyaçlar ve bunları karşılayacak (Tony Blair, Gerhard Schröder) yeni siyasetçiler ön plana çıkmıştır. Bizde ise ne anlayışlar değişmiştir, ne de isimler. (...)Türkiye'nin Demirel'lere değil, Demirel'lerin zıddı düşünen, dünyadaki gelişmeleri kavrayan ve yaşadığımız krizin bir yapısal kriz olduğunu anlayan liderlere ihtiyacı var(...)" (29 Ekim)
     
     İl Salvatore Süleyman
     Fatih Altaylı, Hürriyet
     "(...)Baba gelirse çözermiş. İnananlar da var buna. Ben bunlara over saf diyorum. 8 ay önce ülkenin batışına Süleyman Demirel politikalarının neden olduğunu öne süren rapora inan, 8 ay sonra ülkeyi Demirel'in kurtaracağına inan. Bunun adı ya çaresizliktir, ya "denize düşen yılana sarılır"dır, ya da "over saflıktır." Her üçü de değilse, o zaman "Sen pisledin, sen temizle"dir. Vaa mı başka izah tarzı!
     (Salvatare kurtarıcı demek. Over saf ise haddinden fazla saf demek için uydurulmuştur.) " (29 Ekim)
     
     Muhteşem Süleyman'ın dönüşü
     Necati Doğru, Cumhuriyet
     "(...) Demirel rodeocu! Rodeo yarışında önemli olan, kızgın boğanın ya da vahşi atın sırtında uzunca durmak. Hayvanı yöneterek uzun yol almak ya da hedefe götürmek değil.
     Demirel siyasetin rodeocusu... Onun için önemli olan, Türkiye'nin ileri gitmesi, seçim meydanlarında verilen sözlerin tutulması değil, koltukta uzun süre kalınması. Böyle bir halk bulmuş, koltukta kalabiliyor...
     (...)Seçimi garanti etmek için 35 yaşında taşı sıksa suyunu çıkaracak çağdaki insanları emekli edebiliyor, böylece SSK sistemini felç edip devlet bütçesinde büyük bir kara delik yaratabiliyor." (29 Ekim)
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Biri sağcı, öteki solcu!

Melih AŞIK
Nerede neşesi?

Fikret BİLA
Başka ne zaman Meclis'e gidilir ki?

Hasan CEMAL
Araplar, Türkler, Atatürk ve bazı sorular...

Güneri CIVAOĞLU
Gündem "terör"

Can DÜNDAR
Manyak bilim adamı?..

Abbas GÜÇLÜ
Cumhuriyet nasıl bir ortamda kuruldu

Sami KOHEN
Terör biter, yeter ki...

Mehmet Y. YILMAZ
Arap Kaymakam, Sakallı Eşref, Cumhuriyet

Tuncay ÖZKAN
Kemalizm, Cumhuriyet ve geleceğimiz

Derya SAZAK
Bebelere düşen bombalar

Meral TAMER
Allah'ın hakkı dokuzdur!

Tamer HEPER
Para icrada olabilir

Güngör URAS
Sofra içeceği

Serpil YILMAZ
UND kendi içindeki kapıyı da açmalı

M. Ali BİRAND
Türkiyemiz’le gurur duyalım...

© 2001 Milliyet