
|



‘Derin küfür kazandı’
Hatırlayın bakalım, en son kime küfrettiniz?.. Öyle ankesörlü telefondan adını vermeden veya gıyabında değil.
Sırıtmadan, omuza şaplak vurmadan, gözünün içine bakarak, kıvırmadan.
Aile fertlerini çıkın...
Astlar, çıraklar, çaresiz personel, sokaktaki dilenciler de değil dediğim...
Tanışlık, samimiyet, akrabalık olmadan...
Eli ayağı tutan, babayiğit birine...Yanınızda üç beş arkadaş bulunmadan?..
Ne zaman?..
Ya eve üst baş parçalanmış, sol kaş hafif yarılmış geldiğiniz, seneler önceki o içki aleminin hatırlanmaz gecesindedir... Ya da hemzemin geçitte kafa kafaya geldiğinizde önce o küfür etmiştir.
Hani diyorlar ya, "Biz toplum olarak küfürsüz yapamayız" diye...
Size bir şey söyleyeyim mi; Türkiye, belki de en az küfür edilen ülke!..
O Amerikan filmlerindeki gibi, arabanın camından orta parmağınızı uzatıp, uzaklaşamazsınız Türkiye’de... Benzin deponuz dolu değilse, er geç yüzleşeceksiniz.
Öyle İtalyan usulü el kol sallayarak küfür sıralamak da zor. Mutlaka, bir kafa, bir yumruk alış verişine gireceksiniz.
Türkiye’de küfür edilmez değil; edilir... Ama bedeli de ödenir.
Yani yaptırımı olduğundan eşitlik durumlarında küfüre çok ama çok dikkat edilir.
Küfür bazan yaşam destek ünitesine uzanan yola, ters yöndek girmek anlamına bile gelir.
İşte üçüncü şahıslara yönelik her cümlenin sonuna "koymak" fiilini eklememizin, çekemediğimiz jokere, patlayan lastiğe, bilumum cansız nesne ile kediye, köpeğe bol keseden sövmemizin ve stadları Küfür tapınaklarına çevirmemizin nedenleri arasında ülkemizin bu özel durumu ilk sırada gelir bence.
Stadlarımızın tribünleri, karakolluk olup hırpalanmadan, sağlam insanlara doya doya küfür edilebilecek tek yerdir.
Onun da önünü kesmeye çalıştı birkaç hafta önce Federasyon...
Serdar Çakman’dan beş yıl sonra bir hakem çıkıp "durun" dedi de umutlandık.
Ama aradan birkaç hafta geçmeden iplikler bir bir pazara çıktı...
Kirli çamaşırlar didik didik... Küfür küfür esti pis kokulu rüzgarlar.
"Başkan adayı olmuş demokrat senatörünki kadar" mercek altına alındı özgeçmişler ve gündelik ilişkiler.
İnanılmaz bir şanssızlıktır bu...
Küfüre fren koymaya çalışan insanların küfür edilecek kadar hatalı olmaları ve küfür ettirecek ahbapçavuş ilişkilerine, entrikalarına, şaibelerine karışmaları.
Ne diyor şimdi tribündeki insan:
"Küfürüme karışan, bari düzgün adam olsa"...
Ben, terbiye yönünde bir adım attığında alkışladığım adamların, perdenin arkasında ne haltlar karıştırdığına değil, büyük bir fırsatın hatalı rol dağıtımı yüzünden kaçırıldığına yanarım.
Küfür mafyası "önlenemez" demişti... Artık önlenmesini bırakın gündemden bile düştü.
Yine "derin küfür" kazandı...
Maestro Lucescu Galatasaray seyircisi taktiği Mircea Lucescu’dan almış...
Top rakipteyken ıslık, Galatasaray’dayken alkış ve çığlık.
Bunu dört dörtlük uyguladılar ve muhteşem bir ambians yarattılar.
Bir zamanlar Lucescu’ya "yetersiz" diyenler ise "şimdilik" pusudalar.
Ne yapsınlar?.. Bırakın takımı, adam tribünleri bile idare ediyor artık.
‘Huylu’ Galatasaray "Can çıkar huy çıkmaz" derler ya, bireysel bazda iyi huylar da, kötü huylar da kolay kolay değiştirilemediği gibi, kurumsal olarak bir nesilde kolay kolay ortadan kaldırılamıyor.
Örnek, Galatasaray...
Kötü bir yönetim değişti, yenisi, en azından kişisel hatalarla mirasa layık olmaya çalışıyor.
İyi bir takım değişti, yenisi kişisel becerilerle mirası ayakta tutuyor.
Yöneticiler sivri açıklamalarla yerli futbol platformunu germekten çekinmezken, futbolcular Avrupa futbolunu eski alışkanlıklarıyla hamur gibi yoğuruyor.
Aynı kulüp bayrağı altındaki farklı unsurlar bile, iyi huylarından da, kötü huylarından da bir nesilde kurtulamıyor.
Aşk ve spor Rekorları ister resmi olsun, ister gayrı resmi, Yasemin Dalkılıç’ın yaptığı spordaki üstünlüğü tartışılmaz.
Peki, bu genç kızımız neden rekor denemelerini Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin tanıdığı federasyon olan CMAS organizasyonlarında yapmaz da sevgilisi ve antrenörü Rudi Castineyra’nın kurduğu FREE Serbest Dalış Federasyonu adındaki marjinalliğe kurban eder?..
Rivayet muhtelif, fakat işin içinde "duygusallık" da var.
Yasemin, yaşamını her tehlikeye soktuğunda Rudi Castineyra’nın FREE’si ünleniyor.
Yasemin dibe, Rudi göğe doğru gidiyor.
Açıkça görülüyor; Aşk spor kadar adil değil.
"İşte Daum’unuz"!.. Fincan gibi açtığı gözlerinin, nazar boncuğu gözbebeklerini fıldır fıldır döndürerek Fevzi’nin zincirli ayaklarına beton döküyordu Daum.
Sitemi basınaydı ve "iyi kalecidir" diyenlere, "işte sizin Fevzi’niz" yanıtını veriyordu.
Fevzi kötü oynamış, elinden topu kaçırmış, Beşiktaş’a puan kaybettirmişti ve daha teri soğumadan, "hocası" tarafından çarmıha geriliyordu.
Peki Daum?..
Bugüne kadar yitirilen maçlarda, kayıp puanlarda, yenilen gollerde onun hiç mi kusuru yoktu?
Onun için de vakti zamanında, "eski hataları geride kaldı, çok iyi teknik direktördür" diyen "bir kısım" medya mensupları vardı...
Ve Daum’un Türkiye’deki ikinci dönem karnesi, kendi vefasızlığına benzer bir değerlendirmeyi haklı kıldı:
"İşte sizin Daum’unuz..."
Attila Gökçe ağabeyimiz "nedenleri, niçinleri, gerçekleri" sıralayarak Daum’un yolculuk zamanı geldiğini gerekçeleriyle açık açık yazdı dün.
"Kimse daha fazla usanmadan" diye bitirdi Alman Hoca’nın boynuna asılacak yaftayı. Ve ona Beşiktaşlılar adına veda etti.
Belki de Daum hiç gelmemeliydi.
‘Bagajın açık’ Dost başa, düşman ayağa... Erman Toroğlu ise bağaja bakıyor.
Mutlu Çelik’in Galatasaray - Trabzon maçı çıkışındaki video bandını durdurup, meslekdaşının bindiği takside açık kalan bagajın küfür yüzünden kapanmadığını iddia etmiş Toroğlu.
Peki, insanlar bu hırçınlıklarını onaylamadıklarını söylerken, Toroğlu’nun çıktığı programlar sırasında televizyonlar neden "açık" kalıyor ve bir türlü kapanamıyor?..
Şansımız yok Agassi ile Graff’ın bebekleri şimdiden 2018 Wimbledon favorisi...
Doğru... Sıçandan doğan ip kemirir diye bir ata sözümüz de vardır ve çocuklar ebeveynlerden kopyalanır.
Desenize hiç şansımız yok...Yıllar sonra da sıra, sorun adamların çocuklarında.
eguven@milliyet.com.tr
SPOR


Fener tahliye oldu
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa Ligleri
EFES’TEN BASKIN
2. ve 3 Lig
Potanın kalbi atmaya başladı
Eczacı kötü çarptı
Fevzi umudu kesti
"Dramatik bitti"
"Beynimiz tükendi"
Trabzon’un eli boş
VEFANIN BOYLESİ!
Milli Takım’a yakın koruma
Havuzun suyu bitiyor
Ağlatan ziyaret
Şampiyonlar Ligi’nde dün gece
Halterde geri sayım
Edirne’de kavga
Haber Turu
Hak etmek yetmiyor
‘Derin küfür kazandı’
SAYFA BAŞI

|
|
|