04 Kasım 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




"Tasarruf! Tasarruf!" derken..

     Mecliste 2002 yılı bütçesi üzerindeki çalışmalar sırasında milletvekilleri artık "inanılmaz bir kanun"u, her halde yürürlükten kaldıracaklardır. Bu, sadece kanun tekniği bakımında "inanılmaz bir kanun" değildir. Aynı zamanda, herkesin "Tasarruf! Tasarruf!" diye başını duvarlara vurduğu bir sırada devletin kasasına gitmesi gereken "yılda trilyonlarca lira"nın "Hasan'ın böreği" gibi yağmalanmasına yol açmaktadır.
     Hem de tam on yıldır; 1992 bütçesinden itibaren..
     Kanun "İstanbul Kentinde Yapılacak Olimpiyat Oyunları Kanunu"dur. 1992 yılında "2000 Olimpiyatlarını İstanbul'a alıyoruz" gözboyacılığıyla Meclise kabul ettirilmiş bu kanunun üzerinden tam üç "Olimpiyat kararı" geçtiği halde bunların hiç biri İstanbul'a verilmemiştir. Gözboyacılar her seferinde "Bu kez olmadı! Gelecek defaya.." pişkinliğiyle yağmayı sürdürmüşlerdir. 2000 Olimpiyatları Sidney'e, 2004 Olimpiyatları Atina'ya, 2008 Olimpiyatları Pekin'e gitmiştir ve şimdi fütursuzca "2012 Olimpiyatları bizimdir" yutturmacası tezgaha konulmuştur. Halbuki bu konudan biraz haberdar herkes bilmektedir ki, geçerli konjonktür içinde İstanbul'un ne 2012, hatta ne 2022 Olimpiyatları için en ufak bir şansı bulunmaktadır. Ama "inanılmaz kanun" yürürlükte tutulduğu takdirde, Milli Olimpiyat Komitesinin (MOK) sultası altındaki İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kuruluna (HDK) yüzlerce trilyon lira akmaya devam edecek ve yağma sürecektir.
     Bu kanun niçin "inanılmaz bir kanun"dur? Çünkü "açılış tarihi" belirtilmeyen bir hayali Olimpiyatın "kapanışından sonraya kadar" yürürlükte kalacağı öngörülmektedir. Yani, bir İstanbul Olimpiyatı ancak 3012 yılında gerçekleşirse, 3012 yılına kadar! İşi tezgahlayanların becerikliliğini görüyor musunuz?
     
Böreğe bakın, böreğe
     Gerçekten "inanılmaz kanun"a göre 1992'den beri her yıl:
     - Spor Toto hasılatının % 1'i,
     - Milli Piyangonun yıllık safi hasılatının % 5'i,
     - Konut Fonunda toplanan aylık gelirin % 1'i,
     - İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tasdik edilen bütçesinin % 1'i.
     - At yarışları müşterek bahis hasılatının % 1'i,
     - Her yıl konsolide devlet bütçesinden ayrılan pay bu HDK'ya gitmektedir.
     Bu kadar mı? Hayır. Kanunun (g) fıkrasına göre "ve diğer gelirler".
     "% 1"
oranları sizi yanıltmamalıdır. Daha "paranın pul olmadığı yıl"larda sadece İstanbul Belediyesinin "% 1"i trilyonlarca lira tutuyordu.
     Bütün dünyada, Olimpiyat heveslisi veya değil, hiç bir ülkede böyle bir kanun yoktur ve doğrusu ya MOK Türkiye'de bunu çıkartabildiğinden dolayı "haklı olarak" övünmektedir. Az başarı, değildir bu. Her ülke, olimpiyatının alt yapısını elbette devletin de desteğiyle, ama devlet dışı kaynaklardan finanse etmektedir. Bizdeki, bu sebepten de bir "Yağma Hasan'ın böreği" oluşturmaktadır.
     MOK'nın sultasındaki HDK'nın, "alt yapı tesislerini"n yapımını hangi ölçülerle yürüttüğü hususunda da mesela spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü HDK'nın müteahhit adına istediği ekstra 5 milyon doları niçin ve - bütün ısrarlara rağmen - nasıl ödettirmediğini pek ala "kanun koyucuları"na anlatabilir. Bütçenin yöneticisi Maliye Bakanı Sümer Oral da bu kanunun bir "inanılmaz kanun" olduğunu ve artık lütfen kaldırılması gerektiğini hem onlara, ama hem de, bu hususlardaki hassasiyeti artmış kamuoyuna açıklayabilir.
     Her halde, ipliği pazara çıkmış bu "inanılmaz kanun"un yürürlükte tutulması, biraz ayıp olmaktadır.
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Akrep’lere...

Fikret BİLA
KKTC, Rumlara teslim edilmez

Hasan CEMAL
Bir beyin fırtınası: Türkiye kilitlendi; sahaya inmeliyiz!

Güneri CIVAOĞLU
Aşkın son kullanma tarihi

Can DÜNDAR
Fikriye'nin sırrı

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen açığı ve köyler

Sami KOHEN
Mayorka'da zoraki diyalog

Mehmet Y. YILMAZ
Aşk yabani bir hayvandır!

Hasan PULUR
Kuşkumuz hala devam ediyor...

Derya SAZAK
Askeri kazanım ve AB

Meral TAMER
Tüketici memnunsa Aria büyür

Tamer HEPER
İki yanıt

Metin TOKER
"Tasarruf! Tasarruf!" derken..

Osman ULAGAY
Türkiye için ağlama Arjantin

Güngör URAS
Irak bizim için önemli bir pazar

Serpil YILMAZ
Derviş sussun BOTAŞ konuşsun!

M. Ali BİRAND
Neden eğitim gönüllüsü olmuyorsunuz?

© 2001 Milliyet