
|


Derviş sussun BOTAŞ konuşsun!
Siyasetin cirit attığı kurumların başında gelir BOTAŞ. Burada bulunan hemen hemen herkesin bir varlık nedeni vardır. Ya bir parti liderinin yakınıdır, ya bir partinin bağlantılı elemanıdır, ya bakanın adamıdır, ya siyasi taleplerle örtüşecek şirket yönetme mantığını kapmıştır vs...
Yaklaşık 3 bin kişinin çalıştığı BOTAŞ'ta siyasi çekişmeler, Mavi Akım soruşturması ile tavana vurmuştur. MHP'nin yıllardan beri sıkı bir biçimde örgütlendiği BOTAŞ'ta, onlardan olmayan Yardım'ın görevden alınması ile yeni bir dünya kuruldu.
İşin ilginci gelen müdür Bildacı da "onlardan" olmadı. Bildacı, BOTAŞ'ı yeniden yapılandırmak için kolları sıvadı.
Örneğin Hüsamettin Özkan'ın yeğeni Fuat Celebci'nin, Yatırımlar'dan alınıp, Doğalgaz Daire Başkanlığı'na, Hüseyin Kılavuz'un da Celebci'den boşalan yere atanması.
Bu gelişme kimi çevrelerde Enerji Bakanı Zeki Çakan'ın, Hüsamettin Özkan'a çelmesi gibi yorumlandı. Kimileri de bu değişimi; "Yabancı dili çok iyi olan Celebci, bunu en çok kullanacağı alana kayıyor, Kılavuz da Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla yatırımlardaki kararlarda sorumluluğu üstleniyor" biçiminde yorumladı.
BOTAŞ'ta asıl yapılan MHP örgütlenmesinin kırılması. Yapılamayan ise soygunların çeteresinin çıkarılıp, siyasi sorumlularının ortaya çıkarılması.
BOTAŞ'ta entegre yönetim sistemi uygulanmaya başlanıyor. Devlet Bakanı Kemal Derviş'in de öne sürdüğü "performans değerlendirmesi" uygulanmaya başlanmış.
"Toplam Kalite" çalışmaları yürüyor, personel kalifikasyonları tanımlanıyor ve çalışan elemanın güçlendirilmesi yoluna gidiliyor.
Daha da önemlisi BOTAŞ'da artık yükselme sınavla olacak, bakan yakını veya emri ile değil.
Ağustos ayından itibaren de BOTAŞ kendini uluslararası denetim firması Arthur Anderson'a açtı.
Meclis'te Derviş'e karşı çıkanlara soralım şimdi, bunca yıl BOTAŞ'ta kurumsallaşmaya direnip, kurumu DGM'nin zanlısı haline getirenler dönüp kendilerine bir bakıyorlar mı?
Hazar da senaryolar tükenmiyor Türkiye topraklarında 1065 kilometre yol alacak Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı'nın gerçekleşip, gerçekleşmeyeceği 11 Eylül ile yeniden tartışmaya açılmıştı. Taliban'a karşı ittifaklar cephesinde gelişen, Amerikan - İran yakınlaşması ile Azeri petrolüne, BTC'nin dışında yeni senaryolar üretilmeye başlanmıştı.
Türkiye'de ise BTC takvimi işliyor. Haziranda inşaata başlanılacak. BTC karşıtı tezler ileri süren çevreler; Rusya (Soçi), Bulgaristan (Burgaz), Yunanistan (Patnos) güzergahında başlatılan karayolu projesini alternatifi olarak gündeme taşıyorlar.
Konuyu BOTAŞ Genel Müdürü ve BTC Koordinatörü Gökhan Bildacı'ya açtım. Bildacı, BTC'nin daha da güçlendiğini vurguladı. ABD'nin Hazar Enerji Kaynakları Özel Danışmanı Büyükelçi Steven Mann da Aşkabat'taki konuşmasında, BTC'nin ilk petrolünü 2005 yılında pompalanacağını ifade ederek, projeye bağlılıklarını bildirmiş oldu.
Bildacı; "Bypass'lar olacak, ancak bunlar BTC'ye rakip güzergahlar değiller" diyor.
BTC'nin finasmanına Türkiye, TPAO'nun yüzde 5'lik hissesi oranında katılıyor. Toplam 2 milyar 700 milyon liraya maolması beklenen BTC'nin en büyük iştirakcisi BP, diğerleri ise Socar, Delta Hes, Itochu, Statoil gibi petrol şirketleri. Bunlara yeni katılımlar da oluyor. Bildacı, yılda 50 milyon ton ham petrol taşıyacak olan boru hattından geçecek Azeri petrolünün bu kapasiteyi karşıladığını belirtiyor. Kazakistan petrolleri ile ilgili görüşmeler ise sürüyor. Her gün Hazar Denizi'nde yeni bir enerji stratejisi yazılırken, alternatif senaryolara da kulakları kapatmak mümkün gözükmüyor.
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|