
|


İçi sıkılan Vekil Beyefendi
Kemal Derviş kadınlara çok mu saygı gösteriyor? Hiç sanmam. Ama son saygısızlığını devlet-i aliyyenin heyet-i vükelasına karşı yaptı; bakan beyleri görünce içi sıkılıyormuş, çünkü salonda kadın yokmuş...
Soğukkanlı kalmanın kendine küçük yaştan beri öğretildiği, yavaş konuşmak ve yavaş yemek, yavaş içmek gibi meziyetlerin insana çok yararının olacağını kavradığı anlaşılıyor. Bu sükuneti içerisinde ömr-ü devletinin başından beri, çocukluğunda bu üslubu öğrenmemiş adamları aslında pek de nazik olmayan çıkışlarıyla yediği görüldü. Karşısındakiler haklı da olsalar; eğitimsizlikleri ve Anadolu kasabalarındaki çekingenlikleri ile büyük şehirde tırmandıkları yüksek zirveler arasındaki gelgitten dolayı çaresizdiler. Üslupsuzlukları ayaklarına dolanıyor, yüzlerine gözlerine bulaşıyordu. Haklı çıkışlarını dahi bir türlü düzgün kuramadıkları cümleler, eğitimini göremedikleri musiki yoksunu yersiz hacimli kaba çıkışlarıyla yok ediyorlardı.
Aslında Kemal Derviş kadınlara onlardan daha mı çok saygı gösteriyor?
Hiç sanmam. Ama son saygısızlığını devlet-i aliyyenin heyet-i vükelasına karşı yaptı; bakan beyefendileri görünce içi sıkılıyormuş, çünkü salonda kadın yokmuş... Masum çıkışlı bir feminist bakandan çok; baştan beri sıkıldığı arkadaşlarına çemkiren bir taze nazır bu. Anlaşılan, Türkiye’yi düze çıkarmakta olan; iktisat Sezar’ı, edepli duruşunun arkasında ne zaman çimdik atacağı belli olmayan bir Babıali katibi gibi. Daha o dakika kaç bayan kendisine "Ah, aferin vallahi" demiştir; ama devlet ciddiyeti dersi verecek bir başbakan veya başbakan yardımcısı var mıydı acaba? Mamafih Kemal Derviş’inki, rekâbette (maalesef bu kelimeyi o da Anadolulu arkadaşları gibi böyle yanlış telaffuz ediyor) yeni bir buluş, ucuz da olsa şık bir işporta malı.
Pek muhterem ve sevgili hanımlarımıza bir tavsiyem var; Kemal Bey’i beğenenleriniz dahil, bu gibi ucuzluklara kapılmayacağınızı umarım. Pek "janti" olmadığı açık bu çıkışı; hemen "kara bıyıklı kaba adamlar" gibi sonradan incelmelerin sloganlarıyla da desteklemeyelim. Zira o salonda hanımlar da (yani vekileler de) bulundu. Bizim bu memlekette başvekilemiz de oldu. 30 yıllık deney çok iyi sonuçlar vermedi. Erkeklerin de parlak simalar çıkaramadığı gibi... Mesele kadın-erkek değil; derdimiz Türkiye’nin aydını ve politikacısının niteliğinde kenetleniyor. Konuşmalar aynı, kıyafetler aynı, çok pahalı ve şık. Ama hem hanım hem bey politikacıların en zarif ve yaratıcı bir şıklık örneği verdiğini söyleyemeyiz. Sıkılmak gibi münasebetsiz lafları pek kullanmasak da Ankara’da insanın içini açacak mutantan görünümün olmadığı açık.
Kemal Bey henüz çok şeyi öğrenemedi. Bürokratları ve bürokrasiyi tanıyamadı. Pek tanımaya da niyeti yok. Operasyonlarıyla nereye gidiyoruz, Allah bilir. (Şimdilik pazartesi günü Viyana’da katılacağım kongre için ödeyeceğim 50 doları düşünüyorum. Kemal Bey’in akıl verdiği hükümetin pek demokrat ve modern, en önemlisi verimli sayılamayacak bir gudubet vergisi bu). Şimdilik ucuz bir feminizmin parlak örneği verildi; heyet-i vükela Derviş Bey’den bir kere daha dersini aldı. Bakalım sırada daha neler var? Televizyona çıkanların dışında bakalım hangi hanım politikacılar bakan olacak?
PAZAR


Son tango İstanbul’da
Peki ama kim onlar?
‘Tanrım, bu siteyi ben mi yarattım?’
Ivır Zıvır Tarihi kadını anlatıyor
Elini enkazın altına soktu
Kırmızı değirmen efsanesi
Küresel "şefkat yorgunu"
Andon’la bir kış daha
Şarapların kralı...
"Terzi değil memur olmamı istiyorlardı"
DVD / Selim BOY
BBG evi, "içerisi" midir?
Yaşlı Süreyya gençleşti
Aşk, sen nelere kadirsin!
"Guy Fawkes" günü
İçi sıkılan Vekil Beyefendi
"Anılar, Düşler, Düşünceler"
Rushdie’nin son günahı...
SAYFA BAŞI

|
|

|