11 Kasım 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 



Carlsberg Fanatik-Lig'e katıl

...Ve Viyana düştü

     Uzun bir hasret döneminin bitişi miydi bu ! Diliyorduk ki, öyle olsun. Viyana, bizim için gidip gidip uzun kuşatmalardan sonra feth edemediğimiz, hayal kırıklığıyla geri döndüğümüz bir Avrupa kentiydi. Tarihte iki kez kuşatmış, alamamıştık. Artık imparatorluk devri bitmiş, Viyana’yı gözümüzden de, gönlümüzden de çıkarmıştık. Şimdi başka türlü kuşatıyorduk. 1978 ve 1990 Dünya Kupaları’nın eleme turlarında gurbetçimizle, futbolcularımızla, bayraklarımızla Viyana’yı kuşatmış, Ernst Happel Stadı’nı teslim almış, ancak Avusturya’yı da, Viyana’yı da düşürememiştik. Dünkü maç Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası bağlamında üçüncü kuşatmasıydı. Şenol Güneş ve futbolcuları, hak etmedikleri üzüntüler ve düş kırıklıklarıyla Play - Off eşleşmesine takılmışlar, ancak üzüntülerini de, hayal kırıklıklarını da akla ve enerjiye döndürebilmişlerdi.
     Dörtlü savunma hatasız oynadı. Kaleci Rüştü kalesinde yeniden parladı. Orta alanda Okan, Abdullah kanatları kapattılar. Oyunu rakip yarı alana taşıdılar. Geri dörtlünün önünde ön libero görevi üstlenen Tugay, Adalar’dan yepyeni bir akıl rüzgarı taşımıştı. Sükunet, yaratıcılık, ustalık ve liderlik, ayaklarından akıyordu. Milli Takım’ın ilk yirmi dakikada golsüz, rakibin umutlarını kırarak oyunun kontrolünü elinde tutması bizim umutlarımızı arttıran önemli bir güvenceydi. İlk beş dakikada rakibe oyun kişiliğimizi ve kazanma niyetimizi gösterdik. Avusturya da buna aynı biçimde karşılık vererek hücum etkinliğini göstermek istedi. Bu istek üst üste kazandıkları kornerlerle biçimlendi. Alan savunmasını başarıyla gerçekleştiren Milli Takım’da Ümit Davala, Yıldıray Baştürk ve Ergün Penbe, özellikle ilk yarıda kendilerinden bekleneni veremediler. Hakan Şükür tek forvet oynamanın sıkıntısıyla savaşmak zorunda kaldı. İkinci yarıda Milli Takım oyun kişiliğini hiç düşürmeden hücuma yönelik arayışlarını geliştirdi. Savunmayı kusursuz yöneten Ümit Özat’ın kişisel girişimiyle atağa kalkıp Avusturya savunmasının beklemediği bir fırtınayı yarattığına tanık olduk sonra. Bu fırtına, Tugay’ın da araya girmesiyle Okan’ın muhteşem golünü getirdi. Avusturya önünde şimdi gerçek bir taktik savaşı başlıyordu. Şenol Güneş, değişiklikleri de yerinde yaptı. Fatih’i savunmaya destekle alması, Arif’i Hakan’ın yanına koyması kulübede çok tartışılan taktik kişiliğinin usta gösterileriydi. Maçın son dakikaları Avusturya’nın çılgın baskısıyla yaşandı. Sanki onlar da yeni bir kuşatma arayışındaydılar. Ama bu defa yolu yok, kronometre de, tarih de yenilecekti. İstanbul’daki rövanşa mücevher gibi üç puanlık bir ganimet gelecekti. Evet dostlar... Viyana böyle düştü... Akılla, ustalıkla, disiplinle, yarıtıcılıkla... Türk gibi başlayıp, Türk gibi bitirdik.
     
     agokce@milliyet.com.tr
     



 SPOR


ATAM İŞTE OKAN
At yarışları
Avrupa Ligleri
FENER’E PINAR TADI
2. ve 3 Lig
Hido durdu
Ziraat çok rahat
YÜKSEK GERİLİM
LAZETİC GERCEĞİ
MONDRAGON MÜJDESİ
Akcan yükleme yapıyor
Carlo, Terim’in izinde
AVRUPA’NIN YILDIZI
HARİKASIN SUDAS
ASKİ’nin tadı kaçtı
Belediye üçüncü
Haber Turu
...Ve Viyana düştü
Artık dönmek yok
Konsantrasyonu bozmayalım


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet