11 Kasım 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Lütfen bir şans daha

Şu günlerde internette, çoğu ‘kaza’ denilip geçilen haberlerin altında yatan gerçek acıyı, böyle bir kazada can vermiş gencecik birinin gözünden anlatan son derece dokunaklı ve bir o kadar da düşündürücü bir yazı dolaşıyor... Hiç kimsenin ‘o şansı istemeye’ ihtiyacının olmamasını dileyerek, bu yazıyı olduğu gibi yayımlıyoruz:

     ‘Istırap içindeyim. Artık ben bir istatistiğim. Buraya ilk geldiğim zaman kendimi çok yalnız hissettim. Çok kederliydim ve bana ilgi ve anlayış gösterilmesini bekliyordum.
     Bu olmadı. Sadece vücutları en az benim kadar kötü berelenmiş binlerce başka insan gördüm. Bana bir numara verildi ve "Trafik kazasından ölümler" bölümüne gönderildim.
     Öldüğüm gün okulda sıradan bir gündü. Otobüse binmiş olmayı ne kadar isterdim. Ama otobüse binmekten nefret ediyordum. Babamdan arabayı nasıl zorla aldığımı hatırlıyorum. "Lütfen" demiştim. "Bütün çocuklar araba kullanıyor." Sonra aldım arabayı. Hemen park yerine koştum.
     
     ‘Evet, bizim oğlumuz’
     Arabayı kullanacak ve kendi kendimin patronu olacak olmam bana çok heyecan veriyordu. Kazanın nasıl olduğu önemli değil. Avarelik ediyor, hızlı gidiyor, çılgın hareketler yapıyordum. Ama özgürlüğün tadını çıkarıyor ve eğleniyordum. Hatırladığım en son şey, çok yavaş ilerleyen yaşlı bir kadının önünden geçtiğimdi. Sonra bir çarpışma sesi duydum ve müthiş bir sarsıntı hissettim. Her yer cam ve çelik parçalarıyla dolmuştu. Bedenimin sanki içi dışına çıkmıştı. Birisi haykırıyordu. Bu galiba bendim..
     Sonra birden uyandım. Etraf çok sessizdi. Bir polis memuru başımda duruyordu. Derken bir doktor gördüm. Bedenim paramparçaydı, her tarafım kan içindeydi.
     Her yerime cam parçaları saplanmıştı. Çok tuhaftı. Çünkü hiçbir şey hissetmiyordum. Durun! Neden o çarşafı üstüme örtüyorsunuz? Ölmem mümkün değil. Daha henüz 17 yaşındayım. Önümde upuzun bir hayat var. Daha ben ne yaşadım ki? Hayır, ölmüş olamam...
     Sonra, beni bir çekmeceye yerleştirdiler. Ailem beni teşhis etmeye geldi. Neden beni böyle görmek zorunda kaldılar? Neden, annem hayatında başına gelen en korkunç şeyi yaşarken onun gözlerine bakıp bütün bunların sadece bir şaka olduğunu söyleyemiyorum. Babam birdenbire ihtiyarlamış gibiydi. Sorumlu kişiye, "Evet, bizim oğlumuz" dedi.
     Cenaze töreni çok garipti. Bütün arkadaşlarım tabutumun yanına geldiler ve bana hiç görmediğim kadar üzgün gözlerle baktılar. Arkadaşlarımın hepside ağlıyordu. Oysaki daha düne kadar...
     
     ‘Daha 17 yaşındayım’
     Lütfen birisi beni uyandırsın. Beni buradan çıkarın. Annemi ve babamı bu kadar üzgün görmeye dayanamıyorum. Kimse buna inanamıyor, bende inanmak istemiyorum.
     Lütfen beni gömmeyin. Ben ölmedim. Benim daha yapacak çok şeyim var. Tekrar gülmek ve koşmak istiyorum. Şarkı söylemek ve dans etmek istiyorum. Lütfen beni toprağa vermeyin. Allah'ım, yemin ediyorum...Bir şans daha istiyorum. Bana bir şans daha verirsen dünyanın en dikkatli sürücüsü ben olacağım. Tek istediğim bir şans daha... Lütfen... Daha 17 yaşındayım...
     



 YAŞAM


Lütfen bir şans daha
Güzel kadın gören erkek ‘uyuşuyor’
Kanser doğuma engel değil
Galatasaray’a laf söyleyene ilan veririm!
Birileri daha iyi gözetliyor
Tıp öğrencileri bile AIDS’liden korkuyor!
İki aile birden trafik kurbanı
Milli atlet yuva yıktı
Efes’ten Ruslara ‘blues’ ziyafeti


 SAYFA BAŞI 






© 2001 Milliyet