11 Kasım 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




‘Yeni parti değil, yeni lidere ihtiyaç var’

     Samsun Sanayi ve Ticaret Odası'nda, Halkbank Genel Müdürü Emel Çabukoğlu'nun, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte bölgedeki üyelerin sorunlarını dinlemek üzere, çarşamba günü düzenlediği toplantıyı izlemiştim.
     Çabukoğlu, Halkbank kredilerinin açılıdığını vurguluyor ve odanın üyelerinin müşterileri olması için de çağrı yapıyordu. Kafalarda sorular giderilmemiş olsa da, kamuda reel sektöre destek adına atılmış bir iyi niyet sunuluyordu.
     İşadamlarından gelen en somut eleştiri, "Halkbank mevzuatında kredi limiti var mı? Batık kredilerin yüzde 80'i,70 firmaya ait..."
     Çabukoğlu'na "Siyasetten baskı görüyor musunuz?" soruları geldi.
     Genel Müdür'ün verdiği yanıt, Kemal Derviş'in üslubunu andırıyordu:
     "Bana böyle bir talep geldiği zaman, (Şimdi kafam karışık, yazarak iletir misiniz?) diyorum. Yazılı olarak sorun ileten iki kişi oldu..."
     Hisarcıklıoğlu ile Çabukoğlu Mardin'e doğru yola çıkıyor, bu hafta Güneydoğu İşadamları'nın sorunlarını dinleyecekler.
     
En yoksul akraba
     Sorun dinlemek için seçtiğim ikinci durak Antalya oldu.
     Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD), 41 SİAD Başkanı ile Antalya'da düzenlediği Zirve'de "Yargıda Reform" tartışıldı. Yargının bağımsızlığının vurgulandığı toplantıda, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk da konuşmacıydı. Selçuk çok çarpıcı örnekler verdi. İtalyan Ceza Hukuku'nu alan Türkiye'nin yaptığı çeviri hatalarından tutun da, uygulanmayan kanunlara kadar...
     Hızla yasaların çıkarıldığı bir dönemde Selçuk'tan önemli bir uyarı geldi:
     "Kargaşa yanlıştan daha tehlikelidir."
     Selçuk'tan ikinci önemli not da bütçeye düştü, "Yargıya bütçeden ayrılan pay binde 7. Devletin en yoksul akrabası yargı..."
     TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan ise krize tek adres gösterdi: Hantal devlet.
     Peki bu hantal devletle krizden nasıl çıkılacak?
     İşte bunları konuşmak için gazetecilerle biraraya gelen Özilhan sorularımızı şöyle yanıtladı:
     
Erken seçim olmalı mı?
     Çok erken bir seçim Türkiye'ye zarar verir. Bir takım çalışmalar yapılmadan gidilen seçim bir şey kazandırmaz. Önümüzdeki seçim; koalisyon ayağı fazla olmayan, istikrarlı, yeni liderlere imkan sağlayan bir yapı çıkarmalı. Yeni parti kurulması çok güç, aslında yeni partiye değil, yeni liderlere ihtiyaç var. Ancak siyasetçiler bu yolu tıkarsa, yeni yollar da denenir.
     
İş dünyası bir stratejiyle siyasete hazırlanıyor mu?
     Bu arada oluşumları seyrediyoruz. İstiyoruz ki yeni potansiyel liderler gündeme gelsin, parti liderleri Türkiye'ye hizmet etmek isteyen insanların önünü açabilsin, Türk halkı da yeni yüzler görme imkanı elde etsin. Geçmiş tecrübelerden sonra kimse, mevcut sistem içinde siyasete girmek istemiyor.
     
İstanbul Yaklaşımı'nda büyük firmalar kurtarılacak, küçükler kaderlerine terkedilecek gibi bir hava hakim...
     Büyük, küçük yaklaşımından ziyade İstanbul Yaklaşımı'nda bütün insiyatif bankalarda. TÜSİAD, TOBB meselesi değil, herkesi ilgilendiriyor. Maalesef Türkiye'de sistem ters çalışabiliyor, şirket kurtarılacak diye düşünüp, 250 bin dolar borcunu ödemeyip, sisteme girmek isteyenler çıkabilir. Çantasını kapan, gelmesin diye bazı limitler konuşuldu. Sistemden aşağı yukarı 200 firma yararlanabilir ancak bankalar yüzlerce şirket ile görüşüyor.
     
Geç kalınmadı mı?
     Geç kalındı ama Kemal Derviş'in çok çaba sarfettiğini, hükümetin desteklediğini biliyorum. Aktif Yönetim Şirketi de bu sistemin bir başka bacağı. 500 milyon - 1 milyar dolar arasında sermaye ile yabancı fonların da içinde olabileceği bir şirket kurulur, bu firma 100 liralık alacağı 30 liraya satın alır, şirket kurtarılamaz ise, 35'e satar. Büyük bir krizin ardından, büyük bir temizlik operasyonu gerçekleşiyor. Her zaman yaşanacak bir durum değil bu. İsveç'te, Kore'de, Malezya'da hep krizlerin ardından Aktif Yönetim Şirketleri ortaya çıkmış.
     
Güven sorundan söz ediyorsunuz, nedir bu güven?
     Kamuoyu önünde DSİ'yi, Köy Hizmetleri'ni tartışmamaları gerekiyor. Kapansınlar bir odaya tartışsınlar, sonra çıksınlar... Nasıl olsa sonunda bir noktada birleşiyorlar. Devleti küçülteceklerini açıklasınlar, İhale Yasısı'nı tak tak çıkarsınlar, güven böyle gelir. Yüzbinlerce insan işsiz kaldı, binlerce şirket kapandı. Kimsenin tahammülü yok, herkesin sinirleri kalkık. Özel sektörde verimli işletmelerde yüzbinlerce eleman çıkarıldı, verimsiz kamu işletmelerinden kimse çıkmadı. Devlet bunlarıa özel imkanlar tanıyarak, işten çıkarmalı.
     
     syilmaz@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Yüce bir koşu...

Fikret BİLA
Asker ve Irak

Hasan CEMAL
Dağa sırtını vermiş hayal gemisi!

Güneri CIVAOĞLU
Notalarda Türkiye

Can DÜNDAR
Ecevit'in halefi kim?

Abbas GÜÇLÜ
Bak şu portakal suyunun yaptığına

Mehmet Y. YILMAZ
Evlilik iyi çocukların cezası mıdır?

Hasan PULUR
Futbolcu politikacı ve çirkinlik...

Derya SAZAK
Derviş'in kadın tutkusu

Meral TAMER
Borusan’da bugün devir - teslim var

Tamer HEPER
Altyapı masrafına katılacaksınız

Metin TOKER
"Türkiyeli Müslüman", "Müslüman Türk"e karşı

Osman ULAGAY
Moralle aşılacak kriz hangisi?

Güngör URAS
Döviz fiyatı "hız kesti"

Serpil YILMAZ
‘Yeni parti değil, yeni lidere ihtiyaç var’

M. Ali BİRAND
İsmail Cem, liderliğe doğru yürüyor

© 2001 Milliyet