
|


Devlet çiftliğinde personel başına 6 tavuk!
İlginç! Devlete ait tarım çiftliklerinde personel başına 6 tavuk düşüyormuş...
Yer, Meclis KİT Komisyonu.
Tarih, 8 Kasım 01 Perşembe.
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü TİGEM'in hesap durumu görüşülürken, MHP Konya milletvekili Ali Gebeş dert yanıyor:
"Bizim köyde 70 büyükbaş hayvana 1 çoban bakar. Her şeyine bakar. Ama devlete ait TİGEM'de 6 tavuğa 1 personel, yine 6 büyükbaş hayvana 1 personel düşüyor. Bu nasıl iş?"
Evet, bu nasıl iş?
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz geçen pazar günü CNN Türk'ün Kafe Siyaset programında yakınıyor:
"1967 Gediz depremi sonrasında şehrin yeniden imarı için Gediz Planlama Kurulu diye bir kurum oluşturulmuş. Şehir imar edilmiş. Aradan otuz küsur yıl geçmiş. Yapacak bir işleri kalmamış. Ama 200 küsur kişi hala buradan iş alıyor. Bugün İstanbul'da 100 küsur il müdürlüğü var. Her birinin müdürü var, sekreteri var, arabası, şoförü var."
Evet, bu nasıl iş!
Şu sözler de Yılmaz'ın:
"Ekonomik krizin sebebi kamu açıklarıdır. Özelleştirme kadar önemli bir başka husus da kamu hizmetlerinin yerelleştirilmesidir. Merkeziyetçilik, devlet hizmetlerinde verimliliği önlemektedir. Devlet çok fazla kaynak kullanıyor. Devletin devasa hantal yapısı çok büyük bir israf kapısıdır. Devletin küçülmesi ve yerelleşmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Aksi halde Türkiye ekonomik krizden kurtulamaz."
Doğru sözler.
Bu doğru sözlerin sahibi acaba geçmişte gereğini ne kadar yaptı?
Bu soru da ister istemez sorulacak Sayın Yılmaz'a.
Soruluyor da.
Ancak, bu eleştiri haklı da olsa, ANAP liderinin teşhislerini elbette geçersiz kılmıyor.
Çünkü, bugün ekonomide yaşadığımız sorunların anası enflasyonsa, sosyal adaletsizliğin, hakçalıktan uzak gelir dağılımının, ahlaksızlığın, işsizliğin, yani bütün kötülüklerin kaynağında enflasyon yatıyorsa, Türkiye iç ve dış borç sarmalında inliyorsa, bütün bunların altında da hesapsız kitapsız devlet vardır.
Bütçe açıkları vardır
Kamu açıkları vardır.
KİT kamburu vardır.
SSK kamburu vardır.
Belediyelerdeki, il özel idarelerindeki, devletin tarım kooperatiflerindeki koca koca kara delikler vardır.
Bu açıklar, bu kara delikler kapatılmadan, yani hesapsız kitapsız devlet adam edilmeden, küçültülerek verimli ve güçlü kılınmadan, Türk ekonomisi ömrü billah düze çıkamaz.
Sağlığına kavuşamaz.
Kısacası, krizden kurtulamayız.
Peki, devlet nasıl bu hale düştü?
Ülkenin geleceğini fazla umursamayan politikacılar sayesinde... Hükümetlerin popülist politikaları sayesinde... Yıllar yılı rant dağıtmayı devlet yönetmek sanan siyaset sınıfı sayesinde..
Sonuç ortada:
Devletin tarım işletmelerinde 1 personele 6 tavuk düşüyor ama, kişi başına milli gelir de 1990'daki 2700 dolardan, tam 11 yıl boyunca artmıyor, 2200 dolara düşüyor. Buna karşılık Yunanistan'da kişi başına milli gelir son 10 yılda Türkiye'ye göre 19 misli daha fazla artıyor.
Bakalım, akıllar başa tam olarak ne zaman gelebilecek?
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|