
|


TÜSİAD’ın vergi uzmanına Yılmaz’dan haciz
Önce çarpıcı bir haciz öyküsü aktaracağım, ardından da siyaset ile ekonominin farklı zaman dilimleri yaşadıklarını örneklemeye çalışacağım.
Çarpıcı gelişme; krizin,TÜSİAD üyesi, tekstilden kimyaya kadar değişik sektörlerde faaliyet gösteren 20 civarında grubun mali işler danışmanı veya yönetim kurulu üyesi Bülent Çorapcı’yı vurması.
Çorapcı’nın Sınai Kalkanma Bankası ve yabancı ortaklıkla, Gebze Organize Sanayi Sitesi’nde kurduğu, Senapa plastik ambalaj fabrikasına geçtiğimiz hafta sonu GSD Factoring’ten haciz geldi. Haczin sebebi Çorapcı’nın 400 milyar lirası ana para 600 milyar lirası faiz olmak üzere toplam 1 trilyonluk borcuydu.
Senapa; Evyap, Marc, Benckiser, Dalin gibi kozmetik ve temizlik malzemesi satan firmaların ürünlerinin plastik ambalajını yapıyor.
Halen çalışan, siparişlerini yerine getiren bir firma.
İçinde 100 kadar işçisi var.
Yılda 2 milyon dolar civarında ciro gerçekleştiriyor.
Kasım kriziyle birlikte yükselen faiz sarmalından etkilenen piyasadan nasibini alıyor ve GSD Factoring’e olan borcunu ertelemeye çalışıyor.
Bu arada Akbank, ABank, İş Bankası gibi bankalarla da görüşmelerini sürdürüyor.
TOBB, TÜSİAD ve Bankalar Birliği’nin bir araya gelerek geliştirdiği İstanbul Yaklaşımı’nı burada hatırlatmak istiyorum.
Bu yaklaşım ne diyordu?
Bilançosunda faiz dışı kalemlerinde sorun olmayan firmaların borçları, bankalar tarafından uzlaşılan bir protokolle belirli bir vade ve faiz puanı üzerinden temizlenmeye çalışılacak.
Çorapcı ne yapıyor? Mali sektördeki kriz nedeniyle, öngörülebilir maliyetleri aştığı için girdiği krizden, bankalarla anlaşarak çıkmaya çalışıyor.
Tam da İstanbul Yaklaşımı’nda dile getirildiği gibi...
Vergi uzmanı Çorapcı’nın başına bu gelirse, başkalarının kim bilir neler geliyordur?
Anlaşılan can yakan haberler gelmeye başlıyor!
ANAP önermişti Borçları belirli bir puan kırarak satın almaya dayanan, Aktif Yönetim Şirketi formülünü, "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" başladığında, hükümete öneren koalisyon ortağı ANAP olmuştu. Bu formülün işlemesi için gerekli yasal düzenlemenin bir parçası olan dövizle teminatı olanaklı hale getiren maddeyi Genel Kurul’a getiren yine ANAP. Bu arada Çorapcı’nın firmasına haciz işlemi başlatmakta aceleci bir tutum seçen de, ANAP MKYK üyesi Turgut Yılmaz’ın firması GSD Factoring.
GSD Factoring iki gün boyunca firmada haciz işlemi sürdürüyor. Sabahın kör saati 04.00’lere kadar fabrikadan 500 milyar lira değerinde mamulü kaldırıyorlar, hızlarını alamıyorlar eve gidip eşyaları da haczediyorlar.
Fabrikada direniş varmış, eli silahlı adamlar kapılara dikilmiş gibi, jandarmayı da hacizin başına nöbet dikiyorlar.
Nas: Gidecek yer yok!
ANAP İstanbul Milletvekili Nesrin Nas, hükümete getirilen "Kamuda Tasarruf" ile "Aktif Yönetim Şirketi" çalışmalarının mimarlarından.
Nas da herkes gibi uyarıyor: "Zamanın maliyeti hesaba katılmıyor, bir an önce yeniden yapılanmanın önünü açacak kararların alınması gerekir. Gidecek yer yok!"
Aktif Yönetim Şirketi ile ilgili olarak Nas, "Bunlar krizi sağlıklı bünyelere bulaşmadan, dondurma projeleridir. Ekonomik daralmanın temelinde, kredi stokunun azalması yatıyor. Altı ay gibi çok değerli zamanı kaybettik." diyor.
Çıkış menşei olarak "Londra Yaklaşımı" tanımını kullanan Nas, bu noktada endişelerini dile getiriyor.
Birincisi, Londra Yaklaşımı ile İngiltere’de 1970’ten günümüze ancak, 74 firmanın kurtarılabilmesi...
İkincisi, Londra Yaklaşımı uygulamaya konulduğunda, İngiltere’de sağlam bir bankacılık sektörünün varlığı...
Üçüncüsü, yine İngiltere’de aynı dönemde sağlam bir mali sisteminin varlığı...
Ve de siyasi yönden en önemli fark, Londra Yaklaşımı’nın İngiltere Merkez Bankası sorumluluğunda uygulanmasına karşılık, İstanbul Yaklaşımı’nın Bankalar Birliği, TOBB, TÜSİAD gibi kurumlara bırakılması.
Nas da iyi biliyor ki, kimse siyasi sorumluluk almak istemiyor. Cenaze ortada kalmaz ya!..
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|