
|


Afganistan kurtulur mu?
Rabbani, Hikmetyar, Halis, Sayaf - Taliban’ın başkent Kabil dahil, bazı büyük kentlerden direnişsiz çekilmesi ardından, Afganistan’da daha sık duymaya başlayacağımız adlardan bazıları bunlar. Hikmetyar, Halis ve Sayaf Paştun, Rabbani ise Tacik liderler. Hepsi de, ABD yetkililerine göre, "Birbirinden fanatik."
Afganistan’daki etnik grupları gösteren "yamalı bohça" misali haritanın farklı farklı yerlerinde, aşiret bağları, radikal islami düşünce ve Sovyet işgaline karşı mücadele içinde güçlenmiş bu liderler, Sovyet destekli Necibullah hükümetinin devrilmesi ile Taliban’ın denetimi ele geçirmesi arasındaki dört yıllık döbemde, Afganistan yönetiminde söz sahibi oldular.
Washington’ın korktuğu, Taliban’dan sonra, şimdi yine aynı aktörlerin, iktidarı tekeline alması. Zira Amerikan bombardımanı, radikal islamcı ve Batı düşmanı bir grubu devredışı bırakırken, benzerlerine, meşruiyet yolunu açarsa, Afganistan’ın dünyanın eroin ve terör merkezi olmaktan kurtulamayacağına inanılıyor.
Şimdi ABD’nin yapmaya çalıştığı, İngiltere ve Rusya gibi durumun vehametinin farkındaki ülkelerin işbirliğiyle, Birleşmiş Milletler’i elini çabuk tutmaya zorlayarak, bazı "ılımlı" liderleri de içinde barındıracak "geniş tabanlı ve bütün etnik grupları temsil eden bir Afgan hükümetinin" çatısını kurabilmek.
Ancak Washington’da konuyla ilgili kurumlar arasındaki kopukluklar, BM’deki olağanüstü rehavet, Afgan gruplarının tarihi uzlaşmazlıkları ve Taliban liderlerinin henüz tablodan silinmemiş olması, bu amaca ulaşılmasını zorlaştırıyor.
ABD’nin "liderler" karnesi Afgan mozayiğinde dört ana etnik grup var: Paştunlar, Tacikler, Hazaralar ve özbekler. ABD Dışişleri, bu gruplar arasında Taliban’a muhalif ve şimdi iktidardan pay bekleyen, çoğu radikal islamcı, genellikle "hareket" ya da "cemiyet" adı altında örgütlenmiş en az 17 siyasi oluşum sayıyor.
Geçen hafta bir ABD yetkilisine, bu gruplar ve liderlerini nasıl gördüklerini, hangileriyle diyaloglarının daha iyi olduğunu sorduğumda, önce "Afganistan’ı kimin, nasıl yöneteceğine Afganlar kendileri karar verecek. Bizim tercihimiz belirleyici değil" türünden kaçınılmaz ve yarı doğru bir diplomatik yanıt aldım.
Ancak sonra tek tek adlar bazında konuşurken, ABD’nin Taliban’ı devirmek adına işbirliği yaptığı, Rusya’nın silah ve istihbarat sağladığı, Türkiye’nin bazılarına "dostum" dediği bu liderlerin, Washington’da aslında ne denli kötü tanındıkları belirginleşti. "Açıkçası bir sepet çürük elmadan söz ediyoruz" diyordu yetkili, "nispeten iyi elmalar, tek tük."
Bakın, ABD’nin özel karnesinde nasıl notlar var.
Birleşik Cephe’nin Kuzey Komutanı olan, ABD destekli bir operasyonla Mezar - ı şerif’i alan, Ankara’nın yakın diyalogda olduğu özbek lider, General Reşid Dostum’dan başlayalım: "çok kolay saf değiştiriyor. Geçmişteki manevraları, Taliban’a iktidar yolunu açmıştı. Uyuşturucu bağları var. Tam bir haydut. insan hakları sicili berbat."
Ve ABD’nin asıl çekindiği radikaller Burhaneddin Rabbani: Sovyet destekli yönetimin ardından, devlet başkanlığı yapan ve şimdi Kabil’e yerleşerek, kendini yeniden "meşru devlet başkanı" ilan eden Tacik lider. ABD’lilere göre, "En az Taliban kadar eli kanlı." Afgan muhalefetinin, devrik kral Zahir şah’ın liderliğinde Ankara’da toplanmasını engelleyen kişi.
Gülbeddin Hikmetyar: "Hepsinin en radikali. Uluslararası islami terör ve uyuşturucu şebekeleriyle göbekten bağlı. şimdi Rabbani ile yakın temasta. Tam örtünmeyen kadınların yüzüne kezzap attırmasıyla ünlü."
Yunus Halis: "Molla ömer dahil, bazı Taliban liderleriyle geçmişte yakın bağları olan bir radikal."
Abdül Resul Sayaf: "Vahabi mezhebinden, Suudi Arabistan’la bağları var. Taliban’ınkine eş katılıkta bir islami rejim taraftarı. şiiler’e düşman, dolayısıyla Hazaralar ile işbirliği mümkün değil. Aşiret liderlerinin "loya jirga" toplayarak geniş tabanlı hükümet kurması fikrine direniyor."
Rabbani’yi durdurma çabası Sepetteki "nispeten iyi" elmaları sorunca, "ılımlı islamcı" sayılabilecek, geniş tabanlı hükümet fikrine direnmeyen ve Batı’ya düşmanlık beslemeyen birkaç liderin, ABD’de "favori" sayıldığını anlıyorum.
Birleşik Cephe’nin Batı komutanı ve şimdi Herat kentini yeniden denetimine alan ismail Han, bir birlik hükümetinde etkili olması umulan liderlerin başında geliyor. "Karizmatik bir Tacik lider. Eski Afgan ordusunda yüzbaşıydı. 22 yıldır savaşın içinde. Taliban tarafından üç yıl zindanda tutuldu. 1992’de kendisini Herat Emiri ilan ettikten sonra, kentte ılımlı bir rejim uygulamış, kızlar için okullar açmış, kadınların çalışmasını teşvik etmişti" diyor ABD yetkilileri onun için.
Ayrıca birkaç hafta önce Taliban’ın yakalayıp idam ettiği Abdül Hak’ın kardeşi, Paştunlar’ın bir kolu olan Amadzaylar’ın lideri Hacı Kadir ile bir başka Paştun klanı Populzaylar’ın lideri, son dönemde sık sık CNN’e verdiği mülakatlarla sesini duyuran Hamid Karzay da, "Batı’ya en yakın, modern bir Afganistan toplumu kurma düşüncesine en yatkın" liderler sayılıyor.
Kuzey ittifakı’nın sözcülerinden Hüseyin Enveri ve Yunus Kanuni ise, geniş tabanlı hükümet fikrine verdikleri destek nedeniyle benimseniyor.
Şimdi ABD’nin yapmak istediği, BM’nin ve tek tek ülkelerin Rabbani’yi "meşru lider" olarak tanımasını ve birçok kentte denetimi ele alan Kuzey ittifakı komutanlarının, "tek başına iktidarösevdasını önlemek. Ancak, bunun alternatifi olan ve "karnesi kötü" radikalleri de kaçınılmaz olarak içerecek geniş tabanlı hükümetin nasıl oluşturulacağı konusunda, Washington’da netleşmiş bir fikir henüz yok.
ABD başkentinde, "Afganistan kurtulur mu" sorusuna verilen en iyimser yanıt, "Belki."
ycongar@erols.com
SAYFA BAŞI

|
|

|