
|


'Sırası değil' ama...
ADALET Bakanı Hikmet Sami Türk'le sohbet ediyoruz. Son günlerde bazı milletvekillerinin gündeme getirdiği seçim ve siyasi partiler kanununu sordum.
Adalet Bakanlığı bir çalışma yapıyor mu?
Hükümetin bir yaklaşımı var mı?
"Hayır" dedi Türk:
- Başbakan'la konuyu görüştüm. Ekonomik krizden çıkış için bir program uygulanırken, seçimin lafının edilmesini bile doğru bulmuyor, 'sırası değil' diyor. Bakanlığımın bir çalışması olmadığı gibi, hükümetin de bir yaklaşımı yok.
Seçim ve partiler kanunlarında seçimler yaklaşırken değişiklik yapmak sağlıklı olmuyor. Seçimler normal olarak 2004'te... İki buçuk yıl var... Erken seçime gidilmeyeceği belirtilerek, şimdiden yasalar üzerinde çalışılsa iyi olmaz mı?
Fakat öyle bir durumda bile hükümetin ve Meclis'in seçim ve partiler kanunlarını ele alması en azından seçim kuşkusu yaratarak ekonomiyi olumsuz etkileyebilir.
* * *
HİKMET Sami Türk, aynı zamanda seçim sistemleri uzmanıdır. "Buçuklu sistem" diye kendisinin geliştirdiği bir seçim sistemi de vardır. Fakat Türkiye'de yelpaze o kadar parçalanmıştır ki, bu tür oy sayım sistemleriyle büyük partileri ödüllendirerek istikrarı sağlama şansımız yoktur, çünkü "büyük parti" kalmamıştır.
İstikrar için başka sistemler düşünmek gerekiyor.
Yüzde 10 barajı da ayrı bir sorun. Aşağı çekseniz, dörtlü, beşli koalisyonlar garabeti ortaya çıkacak... Aşağı çekmeseniz, hiçbir partinin barajı aşamadığı, sadece bir veya iki partinin barajı aştığı ve seçmen çoğunluğunun oylarının Meclis'e yansımadığı garabetlerle karşılaşacağız.
Seçim sistemleri uzmanı olarak Adalet Bakanı Türk de diyor ki:
- Yüzde 10 barajı ciddi bir mesele... İndirmek de indirmemek de sorunlar yaratabilir.
Gerçekten, Türkiye sırf siyasi partiler ve seçim kanunlarında klasik değişiklikler yaparak istikrarı yakalama şansını artık kaybetmiştir. Ben onun için yarı başkanlık sistemini savunuyorum.
* * *
MESELE gerçekten ciddidir. Hükümetin ve Meclis'in konuyu ele alması iktisadi programın hassasiyetleri bakımından bugün için doğru değil; bunu kabul ediyorum. Ekonomideki iyileşme umudunun sürmesi için, bu hükümetin iki buçuk yıl daha iktidarda kalacağının bilinmesinde yarar var.
Ama mesele çok karmaşık olduğu için, şimdiden araştırma vakıfları ve akademik çevreler "parçalanmış bir demokraside istikrarlı yönetim nasıl sağlanabilir?" sorusunun cevabını araştırmaya, tartışmaya başlamalıdır.
Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmek hükümetin ve parlamentonun işidir. Ama hükümet ve parlamento parçalanmışlıktan dolayı gerekli muktedirliği ve sürati gösteremiyorsa, ortada ciddi bir "yönetilemezlik sorunu" vardır ve siyaset biliminin en önemli konularından biridir.
Bunu akademik çevrelerde, vakıflarda ve basında şimdiden tartışmalıyız ki, bir yıl sonra konu Meclis'in ve hükümetin gündemine geldiğinde, tartışılarak olgunlaştırılmış model seçenekleri hazır bulunsun.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|