04 Aralık 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 





Türkân Sultan’ın gizli dünyası
‘Başına ne geldiyse iyi niyetinden geldi’

Türk Sineması’nın sultanı Türkân Şoray’ı, yakınlarına sorduk; ‘aşırı iyi niyetli, disiplinli, esprili, mantıklı ve sevecen’ bir star portresiyle karşılaştık; işte dostlarının ağzından Şoray’ın bilinmeyen dünyası..

     NURDAN AKINER

     Nazan Şoray (Kız kardeşi)
     "İnanılmaz bir mizah potansiyeli vardır. Yağmur, ben ve ablam bir araya geldiğimizde bizi esprileriyle gülmekten kırıp geçirir. Çerkez olduğumuzdan, ailede saygı çok önemli bir unsurdur. Bu yüzden evin içinde bile ablamın kapısını çalmadan odasına girmem, habersiz evine gitmem ya da karşısında ayaklarımı uzatıp oturamam."
     
     Vassaf Arım (Avukatı)
     "Rüçhan Adlı ile Galatasaray Lisesi’nden arkadaştık. Türkân Hanım’la aralarında büyük bir aşk doğunca onun avukatlığını üstlenmemi istedi. 17 yaşından bu yana işlerinde birlikte adım atıyoruz. Yapımcılar köşeye sıkışıyorlardı, mukavelelere Şoray Kanunları’nı da ekliyorduk. Çünkü Rüçhan Bey çok kıskançtı. O dönemde oyuncular kendilerine verilen senetleri tefeci Ferdinand’a kırdırırlardı. Ferdinand’a yolu düşmeyen tek sanatçı Türkân Hanım’dır. Birikimlerini gayrimenkule yatırır."
     
     Deniz Türkali (Dostu)
     "Çok iyi gözlem yapar ve tespitleri çok doğrudur. Toplum sorunlarıyla yakından ilgilidir. Çok okur, çok araştırır. Çok iyi bir dosttur. İhtiyacım olduğu her anda yanımdadır. İyi sır tutar. Eksikliğini duyduğu tek şey üniversite. Akademik bir eğitim alamamaktan yakınır kimi zaman."
     
     Atilla Özdemiroğlu
     "Haftada 3-4 saat müzik çalışıyoruz. Türkân Hanım’da cahil cesareti yok. Sesi ve yeteneği var ama her şeyin dört dörtlük olmasını istiyor. ‘Yeteneğim de var nasıl olsa hemen bir albüm çıkarayım’ diyecek bir sanatçı değil. Teknik zorlukları yendikten sonra da albümünü çıkaracağız."
     
     İzzet Günay
     "Türkân Şoray, Türk Sineması’nda yönetmenleri yormayan tek oyuncu. Yönetmenin o sahnede görmek isteği duyguyu, oyunculuğu hemen kavrar ve daha tarif etme aşamasında ‘Tamam tamam anladım’ deyip rolüne devam eder. Hiçbir sahne ona iki kere tarif edilmez. Tam 40 yıldır başarı grafiği hiç aşağılara inmedi, düşüşe geçmedi."
     
     Gülşen Altay (Yardımcısı)
     "Kimsesizler yurdundaki yıllarımda da onun hayranıydım... O bir melektir. Başına ne geldiyse şimdiye kadar hep iyiliğinden geldi. Her gün Milliyet, Hürriyet, Radikal, Posta, Cumhuriyet, Akşam gazetelerini okur. İradesi çok sağlamdır, bir şeyi yememe ya da yapmama kararı aldıysa kimse onu bu kararından döndüremez. Doğu yemeklerine, zeytinyağlı biber dolmasına, revaniye bayılır ama rejim nedeniyle ağzına sürmüyor. Aşırı makyajı sevmez. Parfümü Dolce Gabbana. Sürekli Yağmur’la cep telefonuyla iletişim halindedir, her adımını bilir."
     
     Nebi Ataş (Bahçıvanı)
     "En sevdiği çiçek aşk merdiveni ve papatya. Zaman zaman bahçede çiçeklerle ilgilenir. Yerini değiştirir, sularını verir. Doğayı çok sever."
     
     Mehmet Hasbal (Şoförü)
     "Otomobilde Joy FM dinler. Tek kızdığı, yolda başkasının hakkını gasp etmemdir. Geç kalmayı sevmez. Pazar günleri bir yere gitmesi gerekiyorsa, izinli olduğum için beni çağırmaya çekinir. Bu yüzden direksiyonun başına geçip biraz pratik yapmak istiyor ama zamanı yok."
     



 MAGAZİN


‘Başına ne geldiyse iyi niyetinden geldi’
Görevleri çapkınlık
Serdar’ı ‘uçurdu’
Ramazan’ın Laila’sı Eyüp’teki Feshane


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet