04 Aralık 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Anlaşma şansı var mı?

     LEFKOŞA

     Bugün Lefkoşa'nın BM denetimindeki ara bölgede yapılacak Denktaş - Klerides görüşmesinden "bir şey çıkabilecek mi?"
     Kıbrıs Türk kesiminde
(Rum basınına bakılırsa aynı şekilde Güney'de de) beklentiler oldukça düşük. Bu da sebepsiz değil. Deneyimli bir siyasi gözlemcinin hatırlattığı gibi, Denktaş ile Klerides'in ilk kez 1968'de (yani 33 yıl önce) Beyrut'ta müzakereye oturduğu, o zamandan beri düzinelerce kez bir araya geldikleri dikkate alındığında, hala bir türlü anlaşamamış olmaları, Lefkoşa'daki bu yeni buluşma için çok ihtiyatlı olmayı gerektiriyor.
     Dolayısı ile bugünkü Denktaş - Klerides randevusu konusunda sadece - klasik deyişi ile - "ihtiyatlı bir iyimserlik" var...
     * * *
     DÜN Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, parti liderleri ile bir toplantı yaptı, Klerides ile görüşmesine ışık tutacak bazı bilgiler verdi ve onların görüşlerini de aldı. Parti liderlerinin çoğu, Denktaş ile Klerides arasındaki "yüz yüze" görüşmeden "bir şeyler çıkabileceği" izlenimini edindiler...
     Aslında bu görüşme iki şekilde gelişebilir: 1) Denktaş bilinen eski görüşlerini tekrar masaya getirir, Klerides de aynı şekilde bilinen tavrını yineler. Buluşma kısa sürer, iki taraf (belki de daha uzun zaman bir daha buluşmamak üzere) birbirinden "dargın" ayrılır; yani görüşme süreci tamamen kopar... 2) Daveti yapan taraf olarak Denktaş başta konuşur, yeni bir yaklaşımla meselenin özüne ilişkin bazı yapıcı görüşler ortaya koyar. Klerides de buna yeni bir anlayışla yaklaşır ve böylece esas müzakereler için bir ortam oluşur. Böylece yakın bir tarihte başlayacak yeni bir müzakere sürecinin yolu açılır...
     * * *
     BUGÜNKÜ görüşmede, bu iki yoldan hangisinin seçileceği belli olacak. Ancak bizim edindiğimiz izlenim, Denktaş'ın birinci şıkkı yeğlemediği ve gerçekten farklı bir yaklaşım sergilemek niyetinde olduğudur.
     Nitekim öyle anlaşılıyor ki, Denktaş masaya meselenin özüne ilişkin bir fikirler veya öneriler "manzumesi" getirecek. Bu düşünceler, kendisinin geçen ay, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a gönderdiği bir mektupta yer alan parametreler doğrultusunda olacak.
Örneğin bunda "konfederasyon" gibi sözcüklere yer verilmiyor.
     Önemli olan, iki tarafın ortaklığına dayanan, işleyebilir bir sistem bulmaktır. Üst düzey bir Kıbrıslı Türk yetkilisinin deyişi ile bu sistemin temeli de "ortaklık anlayışıdır." Yani Rum tarafı bu anlayışta olduğunu ortaya koyarsa, büyük bir mesafe kat edilmiş olur. Bu bakımdan, aynı yetkiliye göre, bugünkü toplantı, Rum tarafının gerçekten böyle bir "niyet" taşıyıp taşımadığını ortaya koyacaktır.
     Başka bir deyişle, bugünkü Denktaş - Klerides görüşmelerinden "bir şey çıkması", ikisinin de "temel niyet"te birbirine yaklaşmasına - ve bunun için yeni bir yaklaşım göstermesine - bağlı. Bu mümkün olacak mı? Göreceğiz. Ancak bu görüşmenin uzlaşmak (ve ilerdeki olası olumsuz gelişmeleri önlemek) için son şans olduğu da unutulmamalı.
     
     skohen@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Her şey değişiyor

Melih AŞIK
Irak’a doğru...

Fikret BİLA
Türkiye ve Avrupa ordusu

Hasan CEMAL
Denktaş'la Klerides'i bekleyen tarihi sorumluluk

Güneri CIVAOĞLU
İki çalım

Can DÜNDAR
"Ölmeyi öğrendiğinde yaşamayı da öğrenmişsin demektir!"

Abbas GÜÇLÜ
En önemli sınav hangisi?

Sami KOHEN
Anlaşma şansı var mı?

Mehmet Y. YILMAZ
Türküm, doğruyum, çalışkanım, vergi vermem

Tuncay ÖZKAN
Avrupa ordusu kararı Türkiye'yi AB'ye yakınlaştırır

Derya SAZAK
Köşeyi dönme çağının sonu

Meral TAMER
Sakıp Ağa'ya bir çift sözüm var

Güngör URAS
Banka boşaltmaya izin veren de suçlu

Serpil YILMAZ
- Ecevit iyi... Doktor musunuz? - Babam doktor

M. Ali BİRAND
Çözümsüzlük, hepimize zarar verir

© 2001 Milliyet