04 Aralık 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Sakıp Ağa'ya bir çift sözüm var

Halis Ağa'ların egemen olduğu bir ülkeye George'lar gelmez.

     Eğer Sakıp Sabancı kışkırtmasaydı, ben de dilimi tutup Halis Toprak'la ilgili görüşlerimi kendime saklayacaktım. Nasıl ki bankalarına el konulduğunda ne, Halit Cıngıllıoğlu, ne Dinç Bilgin, ne Mustafa Süzer, ne de Kamuran Çörtük hakkında tek satır yazmadıysam (tek istisna Murat Demirel), Halis Toprak'ı da hatalarıyla, günahlarıyla diğer meslektaşlarımın değerlendirmelerine bırakmaya kararlıydım ki, o da ne?
     Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı, TV ekranlarında en teatral ve mimikli haliyle "Sen buradan Halis'i kaçırırsan, George gelir mi yahu?" diyor. Anlayacağınız Toprakbank'a el kondu diye hükümete sitem ediyor.
     Hayatta kalan kardeşleri Erol Sabancı ve Şevket Sabancı ne düşünmüşlerdir bilemem, ama bana sorarsanız asıl Halis Toprak'lar varsa, bu ülkeye George'lar gelmez.
     
Enseye tokat ilişkiler
     Halis Toprak'ların, Kamuran Çörtük'lerin yöntemleriyle, en tepedeki siyasilerle enseye tokat ilişkiler içinde işlerin yürütüldüğü, kamu bankalarından hak edilmeyen kredi ve teminatların alındığı bir ülkeye George gelir mi? Gelecek olsa o yöntemlerle rekabet edebilir mi? Hem zaten George'un ülkesi son birkaç yıldır yurtdışı faaliyetlerin rüşvetle yürütülmesini de kesinlikle yasakladı. Rüşvet vermenin cezası çok ağırlaştırıldı.
     Sakıp Bey'in, Halis Toprak aşkının nedenini bulmaya çalışırken, "Acaba Akbank'tan Toprak'a yüklü miktarda kredi verilmiş olabilir mi?" diye aklımdan geçti bir an için. Ama Akbank'ta tek söz sahibinin Erol Sabancı olduğunu, onun da yaş tahtaya basmayacağını düşünerek, bu olasılığı devre dışı bıraktım.
     Ve aklıma peş peşe bazı sorular takıldı...
     "Halis'i kaçırırsan George da gelmez" diyebilen Sakıp Bey'in, aşağıdaki sorulara verilecek sağlam yanıtları da olmalı herhalde:
     A) Toprakbank, Bayındırbank, Egebank ve Kentbank gibi bankalar batarken, Akbank neden sapasağlam ayakta durabiliyor?
     B) 40 yaşına kadar kravat bile takmadığını ifade eden Halis Toprak'ın 20 yıl içinde bir banka ve 22 şirkete sahip olması, Londra ve Cannes'da villalar yaptırması, 36 trilyon değerinde toplam 441 parça gayrimenkul edinmesi normal mi? Sabancı Grubu bir önceki nesilden bu yana çok daha deneyimli olduğu halde son 20 yılda Halis Toprak kadar hızlı büyüyebildi mi?
     C) Türkiye gibi küçük ve fakir bir pazarda hiçbir birikime, hiçbir öz kaynağa sahip olmadan ve sıfırdan başlayarak bu kadar yaygın alanda, üstelik de kar ederek faaliyet göstermek mümkün mü? Allah vergisi beceri, zeka, şans ve en tepede yakın "dostlar" olsa bile.
     D) Sabancı Grubu'nda kamu bankalarından alınan kredilerin geri ödenmesi gerekmeyeceği, bu kredilerin bir faiz yükü olmadığı düşünülerek mi mi iş yapılır? O kredi havadan gelmiş bir imkan olarak değerlendirilip, Sabancı ailesinin yurtiçi ve yurtdışındaki özel harcamalarında, villa inşaatlarında falan mı kullanılır?
     E) Akbank'a yatırılan mevduat Sabancı ailesinin harcaması için halkın yatırdığı para olarak mı görülür?
     
Rahmi Ağa, Şarık Ağa
     Eğer Sakıp Sabancı'nın tüm bu sorulara cevabı "Hayır"sa o zaman geriye son bir seçenek kalıyor:
     F) Koç'u Vehbi Ağa, Rahmi Ağa, Eczacıbaşı'yı Bülent Ağa, Şahenk'i Ayhan Ağa, Bodur'u İbrahim Ağa, Tara'yı Şarık Ağa diye anmıyoruz. Ama pekala Sakıp Ağa, Halis Ağa diyoruz. Yoksa Sakıp Bey'i Halis Toprak'a yaklaştıran bu AĞALIK meselesi mi?
     İnsan mantığı ile izah edemediği konular hakkında böyle abuk - sabuk yakıştırmalar bile yapabiliyor.
     Ben yarın bu köşede George'un koşa koşa gittiği ülkelerin başında gelen İrlanda'dan söz edeceğim. Sakıp Ağa'ya küçük bir hatırlatma olsun diye... Yabancı sermayenin bir ülkede aradığı objektif koşulların neler olduğunu anımsatmak için...
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Her şey değişiyor

Melih AŞIK
Irak’a doğru...

Fikret BİLA
Türkiye ve Avrupa ordusu

Hasan CEMAL
Denktaş'la Klerides'i bekleyen tarihi sorumluluk

Güneri CIVAOĞLU
İki çalım

Can DÜNDAR
"Ölmeyi öğrendiğinde yaşamayı da öğrenmişsin demektir!"

Abbas GÜÇLÜ
En önemli sınav hangisi?

Sami KOHEN
Anlaşma şansı var mı?

Mehmet Y. YILMAZ
Türküm, doğruyum, çalışkanım, vergi vermem

Tuncay ÖZKAN
Avrupa ordusu kararı Türkiye'yi AB'ye yakınlaştırır

Derya SAZAK
Köşeyi dönme çağının sonu

Meral TAMER
Sakıp Ağa'ya bir çift sözüm var

Güngör URAS
Banka boşaltmaya izin veren de suçlu

Serpil YILMAZ
- Ecevit iyi... Doktor musunuz? - Babam doktor

M. Ali BİRAND
Çözümsüzlük, hepimize zarar verir

© 2001 Milliyet