04 Aralık 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Çözümsüzlük, hepimize zarar verir

     Lefkoşa

     Denktaş-Klerides görüşmesi, Kıbrıs sorununun çözümü ve Türk-Yunan ilişkilerinde yepyeni bir dönemin başlangıcı da olabilir, bugünkü göreceli barış ortamının bitmesine de yol açabilir.
     Her şey iki liderin elinde.
     Bugün sizlere iki senaryo tanıtmak istiyorum.
     Tarafların kabul edecekleri bir çözüm ne getirir, çözümsüzlüğün faturası ne olur?
     
Çözüm, barış ve zenginlik getirir
     Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki toplumlu, az yetkili bir federal hükümetle yönetilen, karşılıklı serbestilerin (dolaşma, yerleşme mülk satın alma) ve asker çekiminin uzun bir takvime dağıtıldığı çözüm bakın neler getirir:
     1. Türk toplumunun kişi başına geliri 5 yıl içinde en az 7.500 dolara (bugün 3.000 dolar) yükselir. 10 yıl içinde yapılan hesaplara göre, bu miktar
     12 bin dolara ulaşır.
     2. KKTC vatandaşları, çeşitli ambargo ve kısıtlamalardan kurtulacağından dolayı, tüm AB ülkelerinde yerleşme ve iş bulma hakkına kavuşur.
     3. KKTC’deki gayrimenkullerin değerleri yaklaşık 5-6 misli artar.
     4. Türkiye’nin AB yolundaki en önemli engellerinden biri kalkmış olur. Ancak Kıbrıs’ta çözümün, Türkiye’nin tam üyeliğini güvenceye alacağı da sanılmamalıdır. Kıbrıs’ta çözüm bulunsa dahi, Ankara’nın diğer Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirmesi şarttır.
     5. Türkiye hakkında uluslararası kuruluşlar ve yerli parlamentolarda çıkarılan suçlama ve karalama dolu kararlar kesilir.
     6. Ege’de Yunanistan ile gerginlik dönemi biter ve iki ülke arasında ticaret büyük oranda artar.
     
Çözümsüzlük ise fakirlik ve gerilim getirir
     Çözüm bulunamadığı, Güney’in AB tam üyeliğine gittiği, KKTC’nin (Türkiye’ye ilhak olmasa dahi) dışarda kaldığı bir senaryo şu olası gelişmeleri getirir:
     1. KKTC vatandaşları ambargo altında, dünya ile ilişkileri kesilmiş, Türkiye’den başka bir yere gidemeyecekleri ve fakirleşecekleri bir ortama itilirler. Türkiye cebinden para vererek KKTC’yi uzun yıllar beslese dahi, bu durumun hem KKTC’de hem de Türk toplumunda yaratacağı hoşnutsuzluk ve sürtüşmeler artar. KKTC bir süre sonra, gerçek Kıbrıslılar’ın terkedecekleri ve sadece Türkiyeli Türkler’in yaşayacakları bir bölgeye dönüşür. Güney zenginleştikçe, Kuzey ister istemez ters orantılı olarak zayıflar.
     2. Ada, artık geri dönülemez şekilde ikiye ayrılacağından dolayı, Güney’e Yunanistan’ın "güvenlik sağlama" gerekçesiyle gelip yerleşmesi çok daha kolaylaşır.
     Çözüm durumunda Yunanistan Güney’e giremez.
     Çözüm durumunda, KKTC, Kıbrıs adına alınacak her kararda söz sahibi olacağından dolayı, Türkiye’nin çıkarlarını koruyabilir.
     3. Türkiye, Kuzey’i terketmeden ve büyük olasılıkla çok daha kötü anlaşmaları kabul etmek zorunda kalmadan AB’ye hiçbir zaman tam üye olamaz. Türkiye-AB ilişkileri tamiri güç bir sürece girer.
     4. Güney Kıbrıs bir süre sonra, Kuzey’deki topraklarının istila altında olduğunu ileri sürerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ve Avrupa Parlamentosu’na başvurarak, Türkiye’den tazminat ister. Hem tazminat alır, hem de AB’yi Türkiye’nin üstüne yürüterek hayatımızı siyasi yönden zehir edebilir.
     5. Hele KKTC’nin ilhak kararı, Türkiye’nin tam anlamıyla yalnızlığa itilmesiyle sonuçlanır.
     6. Ege tekrar krizli yıllara döner. TürkYunan ilişkilerinde bugün yaşanan bahar ortamı kaybolur. Hem turizm, hem de ekonomik yönden zarar artar.
     
Sonuç...
     Kimse Kıbrıs’ın bedava gitmesini veya satılmasını istemiyor. Kamuoyundaki "tarafların kabul edeceği çözüm" baskısı giderek artıyor.
     Önemli olan, her iki tarafın çözümsüzlük için değil çözüm için çaba harcamasıdır...
     
     mbirand@attglobal.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Her şey değişiyor

Melih AŞIK
Irak’a doğru...

Fikret BİLA
Türkiye ve Avrupa ordusu

Hasan CEMAL
Denktaş'la Klerides'i bekleyen tarihi sorumluluk

Güneri CIVAOĞLU
İki çalım

Can DÜNDAR
"Ölmeyi öğrendiğinde yaşamayı da öğrenmişsin demektir!"

Abbas GÜÇLÜ
En önemli sınav hangisi?

Sami KOHEN
Anlaşma şansı var mı?

Mehmet Y. YILMAZ
Türküm, doğruyum, çalışkanım, vergi vermem

Tuncay ÖZKAN
Avrupa ordusu kararı Türkiye'yi AB'ye yakınlaştırır

Derya SAZAK
Köşeyi dönme çağının sonu

Meral TAMER
Sakıp Ağa'ya bir çift sözüm var

Güngör URAS
Banka boşaltmaya izin veren de suçlu

Serpil YILMAZ
- Ecevit iyi... Doktor musunuz? - Babam doktor

M. Ali BİRAND
Çözümsüzlük, hepimize zarar verir

© 2001 Milliyet