
|


Dana Bankası da uçağı da var
Isparta gezi notlarımı tamamlayıp, 2001’in işini, 2002’ye bırakmamaya niyetliyim.
Gördüklerimi aktarmaktaki ısrarım, Anadolu üniversitelerinin akademik anlamda yeterlilikleri tartışılabilir olsa da, yörenin gelişmesine katkı sağlayacak önderliği üstlenebileceklerini düşünmemden geliyor.
Devletin parası, Demirel’in adı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, başbakanlığı döneminde 25 üniversitenin kurulduğu il içinde, Isparta’ya da imza attı.
1992’de kurulan üniversitenin adı "Göller Üniversitesi" olacaktı. Dönemin DYP’li milletvekili Nahit Menteşe’nin, Meclis’e verdiği bir teklif ile üniversiteye Süleyman Demirel’in (SDÜ) adı verildi.
1980’lerde kurulan Isparta Yüksekokul Vakfı’nın Başkanı birader Şevket Demirel’in de katkılarıyla, SDÜ aynı yıl hizmete girdi. Kentte Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı olan bölümler SDÜ’ye aktarıldı.
Merkez kampüsünde 16 bin, çevre yerleşimlerle toplam 33 bin öğrenciye hizmet veren; 12 fakültesi, 2 yüksek okulu, 14 meslek yüksekokulu, 4 enstitüsü ve çok sayıda uygulama merkezi bulunan SDÜ’nün, yıl içinde hastanesi de açıldı.
20 milyon dolar alabildi Rektör Prof. Dr. Lütfü Çakmakçı hak ediş paralarını almadan hastane inşaatını tamamlayan merhum Üzeyir Garih’in katkılarını anlatıyor.
Hastaneye ödenek Demirel’in Cumhurbaşkanlığı döneminde çıkarılmak isteniyor. Önce 80 milyon dolar olarak bütçelendirilen yatırımı, 40 milyon dolara çekiyorlar ancak yine de Hazine’den onay çıkmıyor. Prof. Çakmakçı "2 saat Selçuk Demiralp’in (Dönemin Hazine Müsteşarı) kapısında bekledim. Bana (Yılda 750 milyon dolar yatırım bütçesi olan Hazine, 40 milyon doları buraya veremez) dedi. Israr ettim, 20 milyon dolarda anlaştık" diyor.
Hastane kalan 20 milyon doları döner sermayeden ödemeye çalışıyor.
400 yataklı hastanede ilgimi çeken ayrıntı, hasta yatakları her hasta değişiminde, ranzası ve döşeği ile birlikte yıkanıyor, dezenfekte ediliyor, yerine konuyor.
Çoban Sülü’nün danaları Üniversite uygulama ve araştırmaya ağırlık veriyor. Kısmi zamanlı öğrenim gören öğrenciler üniversitenin çeşitli bölümlerinde çalışıyorlar. Ün - Süt markasıyla süt, yoğurt, dondurma, PVC kapı - pencere, yürüyüş yollarına döşenen kiremit tozları, demir doğramalar, yollarda kullanılan parkeler, sıralar gibi üniversitenin ihtiyacı olan bir çok mamul öğrencilerin de katılımıyla burada üretiliyor.
Hayvancılık ve tarıma da ağırlık veren üniversitenin "Dana Bankası" bulunuyor. Tasarruf sahibi Ispartalı, bir dana alıp beslenmesi için üniversiteye bırakıyor. Üniversite bu danayı yetiştiriyor, satıyor, tasarruf sahibine getiri sağlıyor. Aynı yöntem keçiler için de kullanılıyor.
Bu durumda sanırım, SDÜ’nün öğrencileri de çağdaş ‘Çoban Sülü’ olacaklar...
Üniversite, üretim teknolojisinde erişebileceği yeri sınıyor. Bunun en iyi örneği tek kişilik bir uçak üretmeleri.
İslamköy’lerin şansı var mı? Zarar ettiği için Isparta Havalimanı kapandı. Çakmakçı’nın önerisi, Kazakistan gibi Türk cumhuriyetlerinde kullanılmayan küçük uçakların satın alınıp, hava taksi hizmetlerinde kullanılması. Siyasi rant adına yapılmış olsa da ortada bir yatırım var, akıbetini merak ediyorum.
Yazımı eğitimde fırsat eşitsizliğine değinerek bitirmek istiyorum:
İslamköy’den cumhurbaşkanı çıkarmış Isparta’nın ne yazık, bugün aynı şansı yok.
Gençler hangi parayla okuyacaklar, hangi olanaklarla hazırlık kurslarına katılacaklar ve hangi ortaöğrenim seviyesi ile yarışı göğüsleyebilecekler?
2002’nin ilk gününü; eğitimli gençlik, yetişmiş iş gücü, nitelikli insan dileklerimles karşılıyorum.
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|