07 Ocak 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ




CHP Genel Başkanı Deniz Baykal yeni yıl mesajını Milliyet için yazdı
Ulusal seferberlik şart

Türkiye, 2002 yılını bir taze başlangıca dönüştürebilir. Buna hepimizin ihtiyacı var. Acılar, eziklikler dünyasına tutsak olmak zorunda değiliz. Başarabiliriz, başarmalıyız, 2002 yılı kazanç yılı olabilmelidir

     Türkiye artık, yıllardır yapılan yanlışları anlamaya başlamıştır. Üretmeden tüketmeyi, çalışmadan zenginleşmeyi, tasarruf etmeden kalkınmayı, yatırım yapmadan büyümeyi, sürekli borçlanarak refah içinde yaşamayı teklif eden sahte siyaset peygamberlerinin, ya da onların açtığı yoldan sürüklenen bilinçsiz siyasetçilerin zararını bugün toplum ödemektedir. Bu çok pahalı bir eğitim programı olmuştur.
     Türkiye’yi iflastan kurtarmak için uğraşanlar, bugün daha iyi anlaşılmakta, dün yolsuzluklara karşı çıktıkları için suçlananlar, bugün alkışlanmaktadır.
     Öte yandan 11 Eylül’de Amerika’da yaşananlar, uluslararası planda bir yeni sürecin başlangıcını oluşturdu. Terörün, herkesi, her an, her yerde vurabilecek bir somutluk kazanması, dünya dengelerini çok önemli ölçüde sarstı. Türkiye’nin terör karşısındaki tutumu yepyeni bir şansı, çok özel, önemli ve etkili bir konuma gelme şansını da ortaya çıkardı.
     Türkiye’nin, nüfusunun ezici çoğunluğu Müslüman olan toplum olarak, laik - demokratik bir Cumhuriyeti 80 yıl önce gerçekleştirmiş olmasının, bugün paha biçilmez bir değer taşıdığı anlaşılmaktadır. Bugün bütün dünya Türkiye modelinin önemini yeniden keşfetmeye başlamıştır. Türkiye içinde bu modele inanmayanlar ve bu modele karşı mücadele ederek siyaseten beslenenler bile artık. Atatürk’ün büyük eseri olan Türkiye modelini sahiplenme durumunda kalmaktadırlar.
     2002 yılına girerken Türkiye’nin en büyük sermayesi, bu Türkiye modelidir. Bu nedenle 2002 yılı, Türkiye’nin ekonomik krizi aşma ve Avrupa Birliği ile ilişkilerimizi makul bir takvime oturtma açısından kritik bir yıl olacaktır. 2002 yılı ekonomik kriz açısından büyümeye geçiş yılı olmalıdır. Artık anlaşılmış olmalıdır ki, Türkiye krizden borç ödeyerek değil büyüyerek çıkar. Önümüzdeki döneme yön verecek ekonomi programlarımızın temel felsefesi, büyümeyi güvence altına almak olmalıdır. Adam başına Türkiye’nin üç katı milli gelire sahip olan Arjantin’in içine sürüklendiği durum, üç yıl üst üste küçülmenin sonucu olmuştur.
     Trükiye şimdi bir yıllık küçülme şansını kullanmıştır. 2002 yılını bir küçülme yılı olarak taşıyamaz.
     Türkiye’yi yönetenler ekonomik krize, geçen yıl olduğu gibi finans sektörünün penceresinden değil, sanayicinin, çiftçinin, esnafın penceresinden de bakmak zorundadırlar.
     Ekonomiye mali mülahazalarla yaklaşmanın sonuna gelinmiştir. Bu yıl ekonomiyi maliyeci yaklaşımıyla değil, büyüme yaklaşımıyla ele almak gereklidir. Vergi alacağız diye ekonomiyi kurutmamak lazımdır.
     Kayıt dışı kesimleri kayıt altına almanın yolu, vergi organlarını ödenebilir, makul düzeylere indirmektir.
     Türkiye’nin vergi geliri toplamaktan çok, yatırım yapmaya ihtiyacı vardır.
     Türkiye’de büyüme sadece finans sektörünü ve hatta sanayi kuruluşlarını destekleyerek de gerçekleştirilemez. İş - talep yetersizliğini aşmak, insanlarımızın, kendi sanayi kuruluşlarımızın ürünlerini satın alabilecekleri bir mali güç noktasına taşımak zorunluluğu da vardır.
     İhracatın önündeki bütün engeller hızla aşılmalıdır. Bu krizin kahramanları ihracatçılardır, turizmcilerdir ve her güçlüğe karşın üretimi sürdürmeyi başaranlardır.
     Türkiye modeli 2002 yılında Avrupa Birliği kapısını güvenilir biçimde açmamızı sağlamalıdır. Haziran ayında İspanya’da Sevilla’da toplanacak olan Avrupa Birliği zirvesi, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılması konusunda tavsiye kararı almalıdır.
     2002 sonunda Danimarka’da gerçekleşecek olan Kopenhag zirvesinde de hızlı bir takvim açıklanarak müzakerelere başlanmalıdır. Hedefimiz 2002’de bu olmalıdır.
     Bu amaçla Türkiye Ulusal Programı’ndaki kısa vadeli önlemlerin tümünü hızla tamamlamalı, orta vadeli önlemlerde de gerekli adımları atmalıdır. Bunun için Türkiye’nin 2002 yılını, etkin ve dinamik bir dış politika ile değerlendirmesi zorunludur. Bu hedeflere yönelik olarak bir ulusal seferberlik içine girmeliyiz.
     2002 yılının başı bu parlamentonun üçüncü yılını tamamladığı bir döneme rastlayacaktır. 2002 yılı sonunda Türkiye, parlamentonun dördüncü yılının da sonuna yaklaşmış olacaktır. Tüm bu özellikleri ile Türkiye, 2002 yılını bir taze başlangıca dönüştürebilir. Böyle bir başlangıca hepimizin ihtiyacı var.
     Acılar, mahcubiyetler, kayıplar eziklikler dünyasına tutsak olmak zorunda değiliz. Başarabiliriz, başarmalıyız, 2002 yılı kazanç yılı olabilmelidir.
     Bu düşüncelerle tüm yurttaşlarımızın yeni yılını kutlar, sevgiler ve saygılar sunarım.
Deniz Baykal (CHP Genel Başkanı)
     


 SİYASET


ABD, Ecevit’le Kıbrıs’ı konuşur
Ulusal seferberlik şart
Fiyatlar inmeden faturayı kesti!
Ankara'da bunlar konuşuluyor
İdamlar infaz edilsin
Tantan yeni parti kuruyor


 SAYFA BAŞI 




© 2002 Milliyet