
|


Poyraz sert esti
Emlak ve Eytam Bankası, 1926’da kurulduğunda Türkiye, kendisine yeni bir rota çiziyordu. 62 yıl boyunca ismi değişti ama bu bankanın çizgisi inanın hiç değişmedi. Belki zaman zaman zarar etmiş olabilir ama inanın Türkiye’nin en karlı bankalarından birisi vardı karşımızda: Emlak Kredi Bankası... İster dönüm yılı değin, ister başka bir ad koyun. Bu bankanın kaderi 1988 yılında kesin olarak değişti. Merkezi Ankara’da bulunan Emlak Kredi Bankası, 400’ün üzerindeki şubesiyle batmış bir bankayı bünyesine almak yerine, batmış bir banka olan "Anadolu Bankası Emlak Kredi Bankası"nın başını yedi.
Türkiye’de bankacılık tarihi iyi incelenirse, batan banka olayına alışkın bir toplum olduğumuz ortada. Merkezi İstanbul’da bulunan Anadolu Bankası, o dönem baş belası oldu ve karlı bir bankaya dahil edilerek kısa yoldan çözüm yolu bulundu. Sonuçta Emlak Kredi Bankası’nın merkezi İstanbul’a alındı. Adı: "Emlak Bankası" oldu. Yetmedi, 1992’de Denizcilik Bankası da bu bankaya şırınga edildi. Ve o günden bu yana da Emlak Bankası makus talihini bir türlü yenemedi. Bu bankayı yönetenler her yıl "yılın bankacısı" seçildiler. Plaketler aldılar ama Emlak Bankası bir türlü kar plaketi alamadı. Her neyse; biz o güne yani, 1988’de kısa bir dönüş yapalım. Soruna farklı bakalım.
Erdem konuşmalı! Hafızasız toplum olmak kötü, hem de çok kötü... 1988 yılına geri dönersek; Başbakan Turgut Özal, Başbakan Yardımcısı Kaya Erdem... Emlak ve Kredi Bankası’nın bünyesine alınmaya çalışılan Anadolu Bankası’nın hali içler acısı. Ve bu iki bankayı birleştirmek isteyen siyasi güç, bir kişiyi bu oluşumun tepesine getirmek istiyor. Bu kişiyi iyi tanıyorsunuz: Bülent Şemiler...
Ancak bir sorun var. Şemiler’in durumu bankanın başına gelmeye yeterli değil. O yüzden yürürlükte olan 440 sayılı kanun değiştirilip 60 sayılı kanun hükmünde kararname çıkarıldı. Neden? Görüşümüz, bu değişikliğin neden yapıldığının bugünlerde bir kez daha gündeme getirilmesinin yararlı olduğu yönünde. Çünkü bugüne bakmak değil, geçmişi irdeleyerek sorunların kaynağına doğru yaklaşmak gerekmiyor mu? İşte hakkında "KHK" çıkan ve Emlak Bankası’nın Genel Müdürü olan Bülent Şemiler’in durumu ortada. Arkasından Engin Civan, Şükrü Karahasanoğlu, Aydın Ayaydın, Zafer Kültürlü, Sinan Solok, Fatih Eker, Erdin Arı, Kaplan Yıldız sırasıyla bankayı yöneten genel müdür oldular. Bir şansla tabii ki...
İbralar nerede? Çünkü Emlak Bankası’nın bilançoları, bilgileri KİT Komisyonu’na her yıl düzenli geldi. Bakıldı, okundu, incelendi ama asla hesaplar, bilgiler ibra edilmedi. Neden?
Ancak 1993 yılını bundan ayrı tutalım. O yıla ilişkin ibra bilgileri var. Bize göre Emlak Bankası olayının en önemli boyutu bu... İsimlere takılmıyoruz, görev yaptığı süre içinde verilen kredilerle ilgili herkesin bilgisinin alınmasından daha normal ne olabilir. Bu bankayla ilgili her yıl periyodik olarak Yüksek Denetleme Kurulu raporlarının çıktığını bilmeyen mi var? Sırf Engin Civan’la ilgili 30 ayrı Yüksek Denetleme Kurulu raporu vardı da silahlar patlayana kadar kim ne yaptı? Diyeceğimiz şu ki; bir ayağı "Lodos" diğer ayağı "Kılıç Balığı" olan bu operasyon galiba ismine yakışır biçimde denizcilere belki de tek başına bir taşıma şirketinin kucağına gelip oturacak. Tüm bunlar gerçeği açıklamaya yeter mi?
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|