
|


Amerika’ya gitmeden mönü belirdi: ‘Kılıç Balığı’
Başbakan Bülent Ecevit ve heyeti Amerika’ya gitmeden önce büyük bir bankacılık operasyonu ile karşılaştık: Kılıç Balığı Operasyonu...
Emlakbank’tan açılan kredileri Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e bağlı Devlet Denetleme Kurulu inceleme altına almış, soruşturma izni istemiş ve savcılığı harekete geçirmişti.
Anlaşılan o ki, operasyon sessizlik içinde yürümüş ve kar - kış dememiş Cumartesi - Pazar günü, 50 kadar Emlakbank yöneticisi evlerinden toplanıp, gözaltına alınmışlar...
ANAP Milletvekili Aydın Ayaydın ile ilgili Meclis’ten yetki alınmadan gözaltı yapılması mümkün değil ama kendisinden sonra gelen genel müdürler; Veysi Oral, Zafer Kültürlü, Sinan Solok ve Erdin Arı emniyetteler. Yalnız genel müdürler değil, dönemlerindeki yönetim kurulu üyeleri de bilgilerine başvurulmak üzere emniyete alındı.
Bunlar arasında SPK Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Batmaz, Öğretim Üyesi Prof. Erdoğan Alkin, Hüseyin Mızrak, Hamdi Töre gibi isimler de geçiyor.
Soruşturmanın başlangıç noktası 1996’da Alman Hamburgische Landesbank’tan denizcilik sektörüne açılan 1 milyar dolar krediye gidiyor. Bu krediler zamanında geri dönmemiş, Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile yeniden denizcilere Alman bankalarına ödenmek üzere 300 milyon dolar civarında kredi desteği sunulmuştu.
Bakanlar dinledi Denizcilik kredileri yakından incelendi. Krediyi kullananlar 6 - 7 grubun dışına çıkmıyordu. Sektör kurtarmak iddiası ile açılan bu kredileri 18 Ocak 2001 günkü yazımda eleştirince, (Sanki yıldönümü gibi, Allah’ın işine bakın!) Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Erol Yücel bana gönderdiği açıklamada şunları söylemişti:
"Sayın Başbakanımız; Sayın Başbakan Yardımcımız Hüsamettin Özkan’ın başkanlığında 6 - 7 Sayın Bakandan oluşan bir komite kurmuşlardır. Bu komite; seramik, tekstil ve denizcilik sektörünün sorunları için çalışmalar başlatmıştır. Basın önünde yapılan görüşmelerin gizliliği yoktur. Sayın Özkan’ın başkanlık ettiği heyet bizi dinlemeye hazırdır..."
Kredi nereye gitti? Yücel’in açıklamalarından aktaracağım şu rakamlar düşündürücü gelmiyor mu?
"Toplam tonajı 4.5 milyon DWT’a düşmüş olan Türk denizcilik filosunun, 12 milyon DWT’a yükselmesi için gerekli olan takriben 1 milyar doların üzerinde kaynak bu banka tarafından sağlandı."
12 milyon DWT’a ulaşan filo, bu kredileri almasına rağmen nedense günümüzde 7 milyon DWT’ye kadar geriliyor?
Bunun hesabını birileri soracak gibi.
Banka hortumlama operasyonlarında kamuoyunda beliren bilinç şu oldu:
Banka patronları bu paraları götürürken, onları denetleyen bürokratların hiç suçu yok muydu?
Finans kesiminde asıl hortumlama kamu bankaları üzerinden açılan kredilerde olduğu bilinirken, neden kimse buraya uzanmıyor?
Amerika’ya giden ekibin çantasında banka operasyonları sayfası yüklü bir yer tutacak.
Yolsuzluk operasyonlarında nihayet; işadamı, siyaset, bürokrasi üçgenine girdiler.
Girişleri muhteşem de, çıkışı göreceğiz... Operasyon fos çıkarsa, kardan başka beyaz tanımayız biline...
Soruşturulan krediler Emlakbank’ı denetleyen Devlet Denetleme Kurulu Sinan Solok döneminde açılan Yüksel İnşaat, Meksa Menkul Değerler kredileri hakkında soruşturma istedi.
Mesut Yılmaz’ın Başbakan olduğu dönemde verdiği ‘Olur’ üzerine 1997’de hazırlanan Başbakanlık Teftiş Kurulu soruşturma raporunda; Mimaroba, Sinanoba, Ataköy Sahil şeridi, Bilkent Plaza, Elvan Kent, Mutlu Kent, Beylikdüzü, Mavi Şehir ve Bahçeşehir ikinci etap incelenmesi yapılmıştı.
Örsa, Dakkas Kağıtçılık, Aslı Gazetecilik, İmsa (İstanbul Meşrubat A.Ş), Türkay Denizcilik, Artı Yayıncılık (Kanal 6) üzerine soruşturmaya ise 21 Kasım 1997 onay verildi.
Bu soruşturmalarla ilgili olarak komisyon kuruldu.
Başbakanlık Baş Müfettişi Ömer Faruk Çayhan başkanlığındaki heyet soruşturmayı genişleterek, Ezel Uluslararası Nakliyat (Aslan Nakliyat) Yıldız Kimyevi Maddeler, Söğüt Seramik, Sadri Şener, Nadin Tekstil, Rock Grubu, Şınlak Makina, Özkökler Grubu firmaları, Aba Ambalaj, Afşin Tekstil’e kadar uzandı.
16.10.1998 Başbakanlık onayı ile genişletilen soruşturmaya bir de "Gayrinakdi krediler" eklendi.
Emlakbank’ın tarihi mercek altına alınıyor. DYP - ANAP dönemini içine alan inceleme raporları, Devlet Denetleme Kurulu eliyle, savcının eline verildi.
Denetlemenin denetlemesi oluyor işte.
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|