
|


TOBB - THY - DHMİ ortaklığı, AB mevzuatına uymuyor
TOBB gibi meslek odalarının yurt çapındaki şemsiye örgütünün bir havayolu şirketinin hissedarı olduğu herhangi bir ülke var mı?
Bir dokun bin ah işit demiş atalarımız.
Çarşambadan beri Ulaştırma Bakanlığı'nın Türkjet projesiyle yeni bir KİT oluşturma yolunda olduğunu yazıyorum. Sizleri bıktırmayacağımı bilsem değil 3 gün, 13 gün daha yazacak malzeme var elimde.
Okurlardan, uzmanlardan, diğer gazetelerdeki meslektaşlarımdan bilgi yağıyor. Hepsi değerli, ama 7 gün 24 saatimi bu işe versem, bunların tümünü kısa sürede araştırıp sizlere aktarmam mümkün değil. Ama bazı konu başlıklarını belki tartışmaya açabiliriz (bakınız alttaki yazılar).
Örneğin Ulaştırma Bakanlığı'nın THY, DHMİ (Devlet Hava Meydanları İşletmeleri) ve TOBB'un (Odalar Birliği) ortaklığıyla kurmayı düşündüğü Türkjet şirketi, üyesi olmayı düşündüğümüz Avrupa Birliği mevzuatına acaba ne kadar uygun?
CPS Danışmanlık'ın Genel Müdürü olan AB konusunda uzman hukukçu Tulu Gümüştekin'e göre DHMİ gibi tüm havaalanlarını tek bir kurumun işlettiği durumlarda, havaalanı işletmesinin bir havayolu şirketine ortak olması, rekabete aykırı. Ama sadece iç hatlarda uçulacağından şu an için sorun çıkmayabilir.
Yine de mevcut durumun kötüye kullanılmayacağına ilişkin Rekabet Kurulu'ndan izin alınması ve ortağı bulunduğu şirkete öncelik tanıyıp indirim yapmayacağı konusunda bazı garantiler verilmesi gerek. Çünkü yarın - öbür gün başka hatlarda başka şirketler de devreye girebilir. Ama Gümüştekin'e göre asıl büyük sorunlar, AB'ye üyelikle birlikte "açık semaların bir parçası olduğumuzda" ortaya çıkacaktır. Çünkü o tarihte artık AB üyesi diğer ülkelere ait havayolları da Türkiye'de iç hat seferi yapabileceklerdir.
Avrupa Birliği ülkelerinde havayolu şirketleriyle havaalanları arasındaki ilişkiyi regüle eden 2 AB direktifi var. 1 Ocak 2001'de yürürlüğe giren ikinci direktifte özetle, "Havayolu şirketleri, havaalanlarında onlara hizmet verenlerden bağımsız olmalıdır" deniyor.
Sektörü yakından izleyenler ayrıca, "Havayolu şirketinin sahibi ya da ortağı olan bir meslek odası duymadık bugüne kadar" diyorlar. Buna karşılık yerel meslek odalarının ya da belediye - özel idare benzeri kuruluşların, taşra havaalanlarına hissedar olduğu örnekler dünyada varmış.
Masraflı uçakla maliyeti düşürmek Ulaştırma Bakanı Prof. Oktay Vural, Türkjet projesiyle ilgili bilgi verirken, "Yeni uçak kesinlikle almayacağız. THY'nin elindeki uçaklardan yararlanacağız demişti önceki günkü telefon konuşmamızda. (Uçak alımları sırasında gerek bürokrasi, gerekse siyasette her zaman büyük komisyonların döndüğünden söz edilir de!)
Ankara çıkışlı hatları THY'den devralması planlanan Türkjet'in, THY'nin elindeki RJ'leri (Regional Jet) devralarak onlarla uçacağını dile getiren Prof. Vural, aslında o uçakların da hayli masraflı olduklarını kabul ediyor. İşin içinde olanlar ise THY filosu içinde RJ'ler hariç, sadece Amerika'ya uçulan Airbus'larda dört motor (çok yakıt harcıyor) bulunduğunu hatırlatarak, bıyık altından gülüyor ve "En fazla yakıt harcayan uçakla mı maliyet düşürecekler?" diye soruyorlar.
Kulislere bakacak olursanız aslında THY de bu masraflı uçaklardan kurtulmak istiyor. Hatta uçakların kira süresi dolduğunda "Sözleşmeyi yenilemek istemiyoruz" dedikleri için yıllık 260 bin dolar kira bedeli derhal 160 bin dolara indirilivermiş. Ama hepten vazgeçmeyi isteseler de beceremiyorlar anlaşılan.
DYP'nin iktidar döneminde alınan bizdeki 8 uçaklık RJ filosu, aslında fabrikanın ilk ürettiği uçaklarmış. Zaten Prens Charles da tören için Türkiye'ye gelmiş. Ne var ki çok yakıt harcayan bu uçaklar tutmamış. Zaten fabrika da 2 ay kadar önce tümden kapanmış.
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|