
|


"Dünya bile şaştı"
Galatasaray’ın teknik patronu Lucescu, MİLLİYET ile A’den Z’ye sohbet etti. Rumen hoca, başarının sırrını "Beraber üzülmek, beraber sevinmek ve arkadaş olmak" diye açıkladı
ÖZEL HABER / Halil Özer
Devre arası transfer pek yaramıyor. Size de ters etki yapabilir mi?
"Hayır, öyle olacağını düşünmüyorum. Üstelik Batista ve Murat kasımda alındılar. Diğerleri denenmek için geldi. Takviye yapmak zorundaydık. Galatasaray kilitlenemez. Sürekli hareket lazım. Önemli olan bütün bu eksikliklerden etkilenmeden başarılı sonuçları elde etmek. Ama beklemekle mucize olmaz. Beni ilgilendiren, yenilerin süreklilik kazanması. Bundan önce haftada bir maçlık tempoya alışan oyunculara, üç günde bir maç oynatmak kolay değil. Elinizde ne varsa ortaya koyacaksınız. Büyük takım olmanın altında yatan gerçek budur. Seyirci de eskiyi unutmalı, stada yeniler için gelmeli."
-Geçen sezon hocalığınız çok tartışıldı. Ama bu sezon, hocalığınız kabul edildi. Bu değişiklik nasıl oldu?
"Geçen sene sadece benim aleyhime değil, Galatasaray aleyhine açılmış kampanya vardı. Bu takımın sorumluluğu bende diye, en büyük saldırılar da bana yapıldı. Ama, Süper Kupa ve Şampiyonlar Ligi çeyrek finali gelince, onlar da bu başarının kolay olmadığını anladı. Bu yüzden eleştirilerin şekli değişti."
-Geçen yıl en büyük sorununuz neydi?
"Takımdaki oyuncularımın, bir dahaki sene bu kadroda olmayacaklarını ve gideceklerini bilmeleriydi. Yüzde yüz konsantre olarak maça çıkmaları mümkün değildi. Başımız çok ağrıdı. Ama onlar da insan. Mutlaka etkilenecekler. Bir takım olmak için birlikte eğlenmek, üzülmek, hedefe gitmek, ağlamak ve yaşamak gerek. Bunlardan kendini soyutlarsan, takım olma özelliğini kaybedersin. "
-Şampiyonluğu da bu yüzden mi kaybettiniz?
"Şampiyonluğu kaybetmemizdeki en büyük neden; Ankaragücü’ne, daha 25. dakikada 10 kişi kalıp, yenilmemizdi. Tabii bu arada oyuncularımıza verilen haksız cezaları ve yaşanan sakatlıkları da unutmamak lazım. Ayrıca sorunların başı da hep paraydı. Ancak bu geçen seneydi. Bu sene hiçbir sıkıntımız yok. "
-Sizce yenilerin en büyük eksiği nedir?
"Yeni futbolcular için en büyük sorun deneyim eksikliğidir. Bizim felsefemiz şuydu; Galatasaray mutlaka aynı düzeyde kalmalı. Yeni gelenler bunu anladı. Başaramamaları halinde, başkalarının yerlerini dolduracağını biliyorlardı. Yeniler, geldiklerinde çok sıcak karşılandılar. Bu da onları olumlu etkiledi. Herkes, Murat Sözkesen’den değişmesini bekledi. Ama ben ne beklediğimi biliyordum. Onunla görüşmemde, kendisinden bekleneni verememenin ezikliğini yaşadığını hissettim. Batista çok iyi bir oyuncu. Ama henüz eksikleri var. "
-10’a yakın oyuncu gitti, ama hâlâ başarılısınız.
"Galatasaray’ın bu kadar başarılı olması beklenmiyordu. Dünya bile şaşırdı. Şimdi herkes Galatasaray’ın başarısının sırrını aramaya başladı. Geçen gün bir İtalya televizyonu, Abdürrahim’in Roma maçında tribünleri coşturmak için nasıl seyircinin önüne giderek tezahürat yaptığını gösterdi. Sonra da ‘İşte Türkler’le aramızdaki fark. Bu yüzden onlar başarılı oluyor’ yorumunu yaptı. Galatasaray’da herkes bir amaç için uğraştı. Yeni gelenler de bunu anladılar. Beraber sevinmek, üzülmek, arkadaş olmak, grup olabilmek. Bunlar bir günde olmaz. Ama Galatasaray’ın yaptığı bu. Dünya’yı şaşırtan da bu. Hiç olmayacak futbolcu geliyor. Ama Barcelona karşısına çıkınca, 40 yıllık Galatasaraylı gibi oynayıp, takıma adapte oluyor. Bu sihirli ve olağanüstü güzel bir şey."
-Sergen’i nasıl kazandınız?
"Büyük bir sabırla bu hale geldi. Sergen bizimle oynamaya, Lazio maçındaki 15 dakika ile başladı. Abdürrahim Albayrak, diğer yöneticiler, herkes onun için uğraştı. 1.5 ay onunla ilgilendik. Sergen çok büyük özellikleri olan, çok büyük oyuncu. Bu yeteneklerini zaman içinde harcamış olması yazık. "
-Galatasaray’ın başarı düzeyini nasıl buluyorsunuz?"
"Olağanüstü. Ve oyuncularımız da bu başarıyı yakalayıp, kulübe para kazandırarak, takımlarına yeni transferler yapma olanağı sağladıkları için takdiri hak ediyorlar. Büyük iş yaptık. 24 - 25 oyuncuyu sürekli aynı seviyede tutmak zorundayız. Rekabet bizi başarıya götürür. Ligi kazanır ya da kaybedebilirsiniz. Ama Galatasaray futbola başka şeyler de verdi. Milli Takım’a çok iyi seviyede oyuncular yolladık. En Türk takım biziz. Milli Takım, lig ve Şampiyonlar Ligi’nden birinde başarılı olunca, diğerini de etkiliyor."
-Türkiye’de şampiyon olursan başarılısınız. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
"Ben de anladım ki, en önemli şey, ligi kazanıp şampiyon olabilmek. Ama ben yine de ligi kazanıp, Şampiyonlar Ligi’nde bir puan alamamaktansa ligi kaybedip, Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olmayı tercih ederim."
-Galatasaray’da forma giyecek bir futbolcu nasıl olmalıdır?
"Biraz önce söz ettiğim İtalyan televizyoncu, Roma maçında çok sert oynadığımızı söyledi. Ona ‘futbol erkek oyunudur, erkekler oynar’ dedim. Ben de size aynı yanıtı vereceğim. Galatasaray’da oynamak isteyen oyuncu erkek gibi oynayıp, Ali Sami Yen Stadı’na çıkmalıdır."
İlginç diyalog LUCESCU: "Eğer, Real Madrid gibi bir takım istiyorsanız, o zaman Abdürrahim’in ALTUR’unu satıp Real gibi bir takım alalım." (GÜLÜYOR) ALBAYRAK: "Yahu, hocanın gözü de geldiğinden beri bizim ALTUR’da." (KAHKAHALAR) LUCESCU: Ama inanın, yarın öbür gün Abdürrahim’in öyle bir şey yaptığını da duysam, hiç şaşırmam. Çünkü o Galatasaray’ı çok seviyor. (GÜLÜYOR) ALBAYRAK: "Aman hoca yapma. (Yine kahkahalar ve Lucescu ile Albayrak birbirlerine sarılıyorlar)
‘Terim işi hataydı’ LUCESCU ile yaptığımız söyleşide bir süre önce yaşanan Fatih Terim olayına da değinildi. Rumen hoca oldukça hassas ve kırgın olduğu bu konuda fazla konuşmak istemedi. Ancak bazı şeyleri açıklamak zorunda kaldı: "Çok büyük hataydı. Söylediklerimin, Galatasaray’ın çıkarları açısından olduğunun anlaşılması için sabır gösterilmesi lazımdı. Bu birinci hataydı. Böyle bir karar alındığında, önce benimle işi bitirmeleri, sonra Terim’i getirmeleri gerekiyordu. Bu da ikinci hataydı."
RUMEN hoca, bu hataların geçip bittiğini de hatırlattı, "Bunun dışında, yönetim ile tam bir uyum içinde çalıştım. Her istediğimi yaptılar. Teklifler aldım, gidebilirdim de. Ama Galatasaray’ı çok seviyorum. Kendimi bu geminin kaptanı gibi hissediyorum. Kaptanlar gemiyi en son terkeder" dedi. Lucescu "Yönetim hata yaptı. Peki o zaman, siz neden gitmediniz?" sorusuna yanıt vermedi, Abdürrahim Albayrak’ı göstererek "O olmasaydı. Bavulumu alıp, gidebilirdim" diye konuştu.
Bülent teşhisi GALATASARAY’IN teknik patronu, Bülent Akın ile ilgili de ilginç açıklamalar yaptı. Lucescu şunları söyledi: "Bir takımda zeki, hamal ve yaratıcı futbolcular vardır. Sadece işçi ve amele ya da zeki ve yaratıcılardan bir takım yaratamazsınız. Seviliyor, sevilmiyor önemli değil. Ben takıma katkısına bakarım. Bülent Akın her şeyini sahada veren bir futbolcu. Bazı şeyleri anlamak için zekice bakmak lazım. O gözle bakan biri, onun ne kadar yararlı futbolcu olduğunu görür."
SPOR


"Dünya bile şaştı"
At yarışları
Real Madrid kış şampiyonu
BUYRUN HARLEM’E
2. ve 3 Lig
New Jersey tutulmuyor
Filede bugün
Daum garanti aldı
Fenerbahçe uygun adım
Ada için oylama
Gökdeniz-Güngör kavgası
Yıldırım jest
İşte talihliler
Haber Turu
Tarafsızlık ilkesi
Disiplin ve hırs
SAYFA BAŞI

|
|
|