
|


Pantolon serbest!
TASARRUF Mevduatı Sigorta Fonu Başkan Yardımcısı Ceyda Pazarbaşıoğlu, bir yasa tasarını izlemek için geldiğinde Meclis kapısından geri çevrildi:
- Pantolon yasak!
Tabii şaşırmış, şaka yapıldığını zannetmiş. "Ciddi" olduğunu anlayınca etek giyerek Meclis'e girmiş.
Şimdilik bayanlara pantolon yasağı ziyaretçiler ve gazeteciler için kaldırıldı. İçtüzük değişince bayan milletvekilleri de genel kurul salonuna pantolonla girebilecekler!
MGK'nın da bir itirazı yok.
Bu kadar normaldi de, bu anlamsız yasak neden yıllarca hiç yadırganmadan sürdü, niye şimdi kaldırıyoruz?
Çünkü yıllardır, hatta asırlardır "bürokratik" düşünüyorduk... Artık "bireysel" düşünmeye başladığımız için bürokrasinin koyduğu yasakları da sorgulamaya başladık da ondan...
* * *
KILIK kıyafet, sosyolojik bakımdan çağlara, sınıflara ve kültürlere göre değişmiştir. Çok kültürlü toplumların kıyafetleri de çokludur.
Kıyafetlerin siyasi yönü de olmuştur: Klasik dönem Osmanlı uleması, Yahya Kemal'in esefle belirttiği gibi, Müslüman olmayan tebaanın medeniyette üstün Müslüman Türklere özenip onlar gibi giyinmelerini yasaklıyordu!
Avrupa'da da Hıristiyan ve Yahudilerin birbirine benzeyen kıyafetler giymeleri yasaktı!
Çünkü "birey"in gelişmediği o çağlarda kıyafet, bireysel bir tercih gibi değil, bir toplum türüne "siyasi aidiyet"in belgesi gibi görülüyordu!
Sonra, belli bir giyimi mecbur etmek, toplumu "türdeşleştirme" politikalarının araçlarından biri olarak kullanıldı. En çok da bizde...
Fes, Müslüman olan ve olmayan Osmanlılar arasında, ######Ali Paşa'nın deyimiyle "rabıta - i vatandaşi" (vatandaşlık bağı) yaratmanın simgesi idi. "Cins ve mezhep farkı gözetmeden kanun önünde eşit Osmanlılar" fes giyecekti.
Şapka da, yine türdeş ama bu defa "Batılı bir toplum" yaratmanın "siyasi" simgesi olarak kabul edilmiştir.
* * *
TOPLUMLAR bireyleştikçe ve sosyal hareketlilik arttıkça kılık kıyafetlerdeki eski 'protokol' ortadan kalkıyor, daha serbest, kolay kıyafetler giyiyoruz. Batıda da aristokrasinin süslü kıyafetleriyle bürokrasinin melon şapkası toptan tarihe karıştı.
Bireyleşme sürecinde insanlar 'ben' olmanın bilincine vardıkça, diledikleri gibi düşünmek, kendilerini diledikleri gibi dışa vurmak, diledikleri gibi giyinmek istiyorlar.
Pantolon yasağı da, türban yasağı da saçmadır bu çağda...
Engellenmesi imkansız bu "kendi bireyselliğini fark etme" sürecinde maharet, bireyin ihtiyaç duyduğu "kültürel aidiyetler"in politize olmasını önlemek, ama bunun için ona serbest bir kültürel alan tanımaktır...
Modernleşmenin öyle bir 'post' aşamasındayız ki, kültürel ve bireysel çeşitlilik kaçınılmaz...
Modadaki akıl almaz çeşitlilik de bunun eseridir. Artık kıyafetimizin ne olacağının ölçüsü görgüdür ve bireysel tercihlerdir. Görgü kurallarına uygun bir kıyafeti yasaklamak veya mecbur etmek "birey - öncesi" anlayışın ifadesidir. Düş işlevi olmuştur, bugün anlamsızdır.
Bizde de İran'da da kıyafet yasakları bir gün mutlaka kalkacaktır.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|