12 Ocak 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Ecevit ve Saddam

     Başbakan Ecevit, Körfez Savaşı yıllarında Bağdat'ta Irak lideri Saddam Hüseyin'le görüştüğünden bu yana eleştirilir. Saddam'a yakın olmakla, onu savunmakla suçlanır. Hatta, Ecevit'in savaş öncesi Saddam'la görüşmesine yönelik eleştirilerin ölçüsünü "vatan hainliği"ne vardıracak kadar kaçıranlar olmuştu.
     Ecevit'in ABD'ye yapacağı gezi öncesinde Irak ve Saddam konusu yine gündemde.
     O zaman Meclis dışında olan Ecevit'le, Saddam görüşmesini birlikte gerçekleştiren arkadaşımız Derya Sazak'ın bugünlerde piyasaya çıkan kitabı birçok soru ve olaya ışık tutuyor. Sazak'ın "11 Eylül Gölgesinde Saddam" isimli kitabı hem Ecevit - Saddam görüşmelerinin tutanakları, hem Ecevit'in saptamaları ve öngörülerini içeriyor.
     Derya Sazak'ın kitabından da anlaşılıyor ki, Ecevit'in Bağdat'a gidişi ve Körfez Savaşı'na karşı çıkışı Saddam hayranlığından değil. O gün yaptığı saptamalar ve ortaya koyduğu öngörüler bugün doğrulandı.
     Ecevit'in, Saddam'ı Kuveyt'e girerek bir anlamda tuzağa düştüğü yönündeki uyarısını, Irak fiilen bölündükten sonra Saddam da kabul ve itiraf etti.
     Keza, o günlerde, Ecevit'in, Özal ve Özal'ın kontrolündeki yönetime yönelik eleştirilerin haklılığı da bugün anlaşıldı.
     Ecevit'ın toprak bütünlüğünün korunmasının Türkiye açısından yaşamsal öneme sahip olduğu ve bu nedenle müdahaleye karşı çıktığı belleklerdedir. Irak'ın fiilen bölünmesinin PKK'yı güçlendireceği, hareket alanını artıracağı, sınır güvenliğinin tehlikeye gireceği yönündeki uyarıların isabeti de artık tartışılmıyor. O kadar ki, o zaman Meclis dışında bir lider olarak yaptığı uyarı ve öneriler Özal sonrasındaki dönemde devlet politikası haline geldi.
     Özal sonrası kurulan bütün hükümetler Irak'ın toprak bütünlüğünü esas alan, Bağdat'a müdahaleye karşı çıkan bir çizgi izlediler. Bugün de Ankara aynı çizgiyi izliyor ve asker - sivil bu çizgi üzerinde görüş birliği sağlanmış durumda.
     Ecevit'in bugün "Bizi ilgilendiren Irak'tır, Irak'ın toprak bütünlüğüdür, Irak'ın yönetimi değil" biçiminde özetlenebilecek görüşü, bazı çevrelerce "Ecevit değişti" diye yorumlanıyor. Oysa, Ecevit'te Saddam ve Irak konusunda bir değişiklik yok. Ecevit, o zaman da Saddam'la değil, Irak'la ve Irak'ın dağılması halinde Türkiye'nin göreceği ekonomik ve siyasi zararla ilgiliydi.
     Sırf Saddam karşıtlığı ve Amerikan hayranlığından kaynaklanan "ABD ise mutlaka haklıdır" görüşünden hareket edenlerin düştüğü hata budur.
     "11 Eylül'ün Gölgesinde Saddam"ı okurlarsa bu hatalarını daha iyi anlayacaklardır.
     
     fbila@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Pantolon serbest!

Melih AŞIK
Adaleti ararken

Fikret BİLA
Ecevit ve Saddam

Hasan CEMAL
Başkentte esen havanın olumlu tarafı...

Güneri CIVAOĞLU
Akıntıya kürek

Can DÜNDAR
Koruma altında bir katil?

Abbas GÜÇLÜ
Mühendislerin kalite arayışı

Sami KOHEN
Hangisi terör, hangisi değil?..

Mehmet Y. YILMAZ
Cinsel tercihlerinde ‘özgür’ olmak!

Meliha OKUR
‘Bir devin batışı’

Hasan PULUR
Nazım Hikmet'in kaçış macerası

Derya SAZAK
Güreş'ten uçakları indirme emri

Meral TAMER
‘Ben onlardan daha şanslıyım’

Tamer HEPER
Denetçi hasım değildir

Metin TOKER
"Dünyanın hiç bir yerinde.."

Güngör URAS
‘Kurtar bizi baba’ diyenler yüzünden Bush’un başı dertte

Serpil YILMAZ
Çörtük milli bir dava mı güdüyor?

M. Ali BİRAND
Terör bitti, PKK çekildi Güneydoğu’yu unuttuk!

© 2002 Milliyet