
|


‘Bir devin batışı’
Bu liste "sır". Görmek, teyit etmek mümkün değil. Çünkü Başbakan Bülent Ecevit, 110 işadamıyla 14 Ocak’ta ilk kez böyle geziye çıkıyor.
Kolay mı? O yüzden Başbakanlık listeleri gizli tutuyor, kimseye bilgi vermiyor.
Hayret!
Oysa bu gezi kapsamlı. Üstelik çok önemli. Tekstilciler "serbest ticaret anlaşmasına", demir çelik üreticileri "ABD’nin getirmesi olası gümrük vergisine", enerji sektörü de "hazine garantilerinin kaldırılması ve varlık satışı ile işletme hakkı devirlerindeki" sorunlara çözüm aramak için kırk takla atacaklar. Dışişleri Bakanlığı’nda iki gündür boşuna karargah kurmadılar.
Biz bu geziyle ilgili detayları izleyeceğiz, ama ABD’de son dönemin en önemli olayına bir kez daha dikkat çekelim istiyoruz.
Gözümü kaparım, işimi yaparım! Biliyorsunuz, dünyanın en büyük enerji devi Enron, adım adım iflasın eşiğine gidiyor. İflasa gitmesinin özünde de yolsuzluk iddiaları yatıyor. Enron, son üç yılda hem kreditörlere, hem de halka açık bir şirket olarak yatırımcısına yanıltıcı bilgi vermiş. Bunları yaparken de denetim yapan şirketi yanına kalmış. İşte böyle bir süreçte Wall Street’te Enron’un hisseleri 85 dolara kadar çıkmış. Ve arkasından malumunuz, hisseler 60 cente düşmüş. Ne diyelim; enerji, demir çelik, fiber optik gibi her alanda güçlü olan bir şirket siyasi destekle çılgına dönmüş. Bugün fatura ödüyor.
Ancak, burası ABD...
Öyle çabuk kurtuluş yolu yok. Yolsuzluk ciddi suç. Hesap soruluyor. İzlediğiniz üzere bizde hepsi yasak! Görmeyeceksiniz, bilmeyeceksiniz, her türlü işlenen suça karşı gözünüzü kapatıp işinize devam edeceksiniz. O yüzden tüm yabancı raporlarında da önce "siyasi riski", arkasından da "yolsuzlukla mücadele" cümlesini mutlaka okuyacaksınız. Şimdi: "Bize ne Enron’dan filan" demeyin. Bakın, Enron batıyor ama bir Türk üreticisi nasıl etkileniyor?
Assan bekliyor... Artık dünya küçük. Globalleşme sürecinde herkes herkesle iş yapıyor. Artık her şey bir ekrana tıklamakla olup bitiyor, unutmayın! Bizim şirketlerimizden biri Kibar Holding, üretmek ve satmak için tırmalıyor. Demir çelik, alüminyum gibi metal sektöründe önemli bir pazar payına sahip. Krize rağmen yol almaya çabalıyor. Biliyorsunuz, demik çelikte Türkiye’nin 19 milyon tonluk bir üretim kapasitesi var. 2001 yılında 14 milyon tonluk bir üretim yapılmış. İç pazara veriyor, ihracat yapıyor. ABD, 400 milyon tonluk bir ihracat rakamıyla Türkiye’nin en önemli pazarlarından birisi olarak ortaya çıkıyor.
İşte bir yıl önce Kibar Holding’in demir çelik şirketi Assan, Enron’un Londra merkezi ile bağlantı kuruyor. Çünkü Enron Londra, çelikte future kontratla işlem yapmaya başlamış. Altı ay sonrasının alımı ve satımı için kontrat yapıyor. Fiyat belirliyor.
Assan yetkilileri de bu durumda onlarla bir görüşme yapıp, 3 milyon 225 bin dolarlık bir ihracat anlaşması yapıyorlar. Fakat Enron Londra bir türlü akreditif açamıyor.
Kibar Holding yetkilileri Enron’da bir sorun olduğunu hissediyorlar. Konuşmaya başlıyorlar. Hatta Enron’un Türkiye’de yüzde 7 payla ortak olduğu Opet Petrol’e bile ihtiyati haciz kararı aldırmayı bile düşünüyorlar. Sonunda iki şirket oturup bir anlaşmaya varıyor. Enron, mali krizde olduğu için Assan’a para yerine 220 ton alüminyum vermeyi kabul ediyor. Ancak Enron’da kriz aralık ayında patlayınca onların anlaşması da ellerinde patlıyor. Peki, şimdi ne olacak? Assancılar bekleyecek, Enron hesap verecek. Başbakan da sır listesiyle ABD’de gezecek...
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|