15 Ocak 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Müzeye komşu lokanta

4. Levent’teki Polo mağazasında hizmet veren "Polo Rest." ve hemen yanındaki İstanbul Güncel Sanat Müzesi "yemek-sanat-alışveriş" keyfini bir arada sunuyor

     İstanbul’da bir boş gününüzde "sanat-yemek-giysi" üçlemesi yapmak istiyorsanız size bir önerim var: Maslak Caddesi’nin 4. Levent bölgesinde, yolun Gültepe kanadındaki paralel sokağına giriniz. Bu sokak eski Eczacıbaşı ve Tekfen binalarının arkasındaki sokaktır. Bu sokak üzerinde yüksek ve modern işhanları yapıldı.
     Harman Sokak adını taşıyan sokak üzerindeki yeni binalardan yan yana duran iki binanın birinin adı Tozan İşhanı, diğerinin adı Harmancı Giz Plaza’dır.
     "Tozan İşhanı"nın hemen bitişiğindeki bir açık otopark, karşısında çok katlı bir otopark olduğundan, özel vasıtaları buralarda park etmek kolay.
     Sanat ve lezzet keyfi bir arada
     Uzun süredir yayın organlarında yeni açılan "İstanbul Güncel Sanat Müzesi"nden söz ediliyor. Bu ne biçim bir müze imiş gidip de görelim diyerek yola çıktık, iyi ki gitmişiz. Türkiye’de, İstanbul’da böyle bir şey görebileceğimizi hiç mi hiç tahmin etmiyorduk.
     Yeni inşa edilen çok katlı bir işhanının giriş ve asma katında 1600 metrekare alan sanat merkezi olarak kullanılıyor. Giriş ve asma kat normal yüksekliğin çok çok üzerinde... Salonlar sütunsuz. Ferah bir sergi alanı oluşturulmuş. Bu projeye "Proje 4 L" (Proje Dördüncü Levent) adı verilmiş.
     Gezip görünce hayran olduğum bu projenin ardındaki kişiyi merak ettim. Çünkü günümüzde bu kadar geniş bir mekanı, "sanat" gibi para getirmeyen bir etkinlik amacı ile kullanmak, yaşatmak, canlı tutmak "bilek ister, yürek ister"... Tesadüfen bu müteşebbisi de tanıdım. Dr. Can Elgiz mimar. Maslak’ta, Levent’te çok sayıda binanın projesine imza atmış, yapımını sağlamış. Son çizdiği ve yapımını sağladığı binanın iki katını da sanat merkezi olarak tasarlayıp yaşatmaya karar vermiş. Resim ve heykele meraklı. Yabancı ve yerli sanatçıların çok sayıda eserine sahip.
     "Proje 4 L’yi" üç genç kız Yasemin Tenger, Özce Açıkkol ve Didem Şahenk yürütüyor. Buradaki etkinliklerin kuratörü ünlü sanat adamı Vasıf Kortun. İstanbul Güncel Sanat Müzesi’nin ilkesi "kurum-sanatçı-kuratör" üçgeni içinde güncel sanat eserlerini destekleme ve sergilemek.
     Geçen yılın 20 Eylül’ünde açılan İstanbul Güncel Sanatlar Müzesi’nde şu günlerde, "Yeniden Bak" isimli sergi sürüyor. Üst katta ise sergi içinde sergi "Kır-mı-zı" var. Serkan Özkaya’nın "Tüm Ülkelerin İşçileri (Proletarjer aller Lander)öni temsil eden 11 bin adet süngerden yapılmış "proleter"i izleyenleri etkiliyor. Sergide Gülçin Aksoy, Ergin Çavuşoğlu, Cengiz Çekil, Kutlu Gürelli, Borga Kantürk, Servet Koçyiğit, Hakan Onur, Şener Özmen, Nermin Polat, Hale Tenger, Erdem Yücel’in özgün yapıtlarını izleme imkanı var. Mekanın büyüklüğü, ışıklandırma sergilenen eserleri ortaya çıkarıyor.
     "Yeniden Bak" sergisinin kuratörü Vasıf Kortun, serginin felsefesini şöyle açıklıyor: "...Yeniden Bak sergisinin sunduğu en belirleyici olgu, yapıtlarda kendimizi bulabilme olasılığıdır. Artık sadece geleceğe değil, yaşadığımız güne de kuşku içinde bakıyoruz. Var oluşlarımızın kırılganlığı, her an silinebilirliği, şeylerin elimizden kayabilecek olması, sahip olduğumuzda tutunma duygusu, empati (özdeşleyim) güncel sanat üretiminin de odaklandığı bir konu."
     İstanbul Güncel Sanat Müzesi’nin girişinde modern bir kafeterya var. Aydınlık, çevresi cam, tavanı yüksek bir kafeterya. Uzun ve yüksek servis tezgahı, rahat oturma koltukları ile, alkolsüz içecekler, çay, kahve, soğuk yiyecek servisi, sergi öncesi ve sonrası insanı rahatlatıyor.
     Çoluk çocuk, mutlaka gidiniz. Çarşambadan cumartesiye haftanın dört günü 12.00-20.00 saatleri arasında açık.
     
     Polo’da Fransız yemekleri ağırlıkta
     İstanbul Sanat Müzesi’nin bulunduğu binanın hemen yanındaki işhanının alt iki katı "Polo" ismini taşıyan bir giyim mağazası. Bu mağazada, 1977 yılında Levent Özçoban’ın kurduğu kadın ve erkek konfeksiyon ürünleri imalatını gerçekleştiren grubun malları satılıyor.
     Mağaza geniş mekanı, yüksek tavanı, yalın dekorasyonu ve içindeki rengarenk giyim eşyalarının renk cümbüşü ile insanın içini açıyor.
     Mağaza sorumlusu Deniz Murathanoğlu, mağazalarının Batı dünyasındaki mağazalarla rekabet edecek çizgide olması ile övünüyor.
     Mağazanın bir özelliği Batı dünyasındaki büyük mağazalar benzeri bir kahveye ve lokantaya sahip olması.
     Büyük mağazanın asma katında Polo Rest. adını taşıyan bir "kahve-lokanta" var. Bu "kahve-lokanta" da yalın çizgilerle, modern bir dekora sahip. Geniş mekanı ile yemek yiyenlere ferah bir ortam yaratılmış.
     Üç yıldır faaliyette bulunan lokanta mağaza müşterileri yanında, çevredeki işyerlerinde çalışanlara, çevredeki işyerlerine gelenlere ve özellikle yemek için gelenlere hizmet veriyor.
     Pazar hariç haftanın altı günü saat 10.00-18.00 arasında servis var. 12.00-15.30 arası yemek servisi, diğer saatler çay-kahve-pasta ve sandviç servisi.
     Mutfağı kuran ve yemek listesini hazırlayan Fransız şef Stephane Montmayeur şimdilerde İsviçre’de yemek pişiriyor. Onunla birlikte çalışan Ali İhsan Özkan mutfağın sorumluluğunu üstlenmiş. Servis sorumlusu ise Hasan Memioğlu. Mutfak Fransız yemekleri ağırlıklı, listeye İtalyan makarnaları da dahil edilmiş.
     Öğle yemeklerinde hafif bir şeyler yemek isteyenler Polo Rest.’in rizottosu ile değişik salatalarını tercih ediyor.
     



 PAZAR


"Kıbrıs’ın imajını biz sanatçılar değiştirdik"
Zaga’nın komik kemancısı
Pantolon için teşekkürler
İçkisiz, hızlı balık
İtfaiyeci köyü: Binkılıç
Dans ederek ısının
Ünlülerle yolculuk
Üşüyorum öyleyse yokum!
"İçerden" de ısının...
DVD / Selim BOY
Gerçekleri konuşalım
Müzeye komşu lokanta
Vino veritas (Şarap gerçekleri)
Agatha Christie ve arkeoloji
Osmanlı mirasını yok etmek
Carissima Mine,
Halil Şerif Paşa’nın renkli yaşam öyküsü
Kaldırım "kutürü"


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet