15 Ocak 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Ecevit'in Washington ziyareti ne getirir?

     Başarısız Washington ziyaretine pek rastlanmaz. Bu konuda her iki başkent de öteden beri duyarlıdır. Türk devlet adamlarının, cumhurbaşkanı ve başbakanlarının Washington ziyaretleri genellikle başarılı geçer.
     Tersi sürpriz olur.
     Başbakan Ecevit'in bu ziyareti de başarılı geçecek. Zaten çok iyi bir dönemini yaşamakta olan Türk - Amerikan ilişkilerinin böylece bir adım daha ileri gitmesidir normal olan.
     Bunun için tüm koşullar uygun.
     11 Eylül sır değil.
     Kıbrıs'ta önkoşulsuz olarak masaya oturuldu. Ege'de şimdilik herhangi bir sorun yok. Avrupa Ordusu'yla ilgili olarak Ecevit hükümeti, Washington'la da uzlaşma içinde, topu Atina'nın sahasına göndermiş durumda...
     Ekonomide 'değişim' sürüyor.
     Anayasa değişikliğini gerçekleştirmiş olan Ankara'nın bugün için Washington'da demokratikleşme alanında yeni isteklerle karşılaşması uzak ihtimal.
     Yakın geçmişe kadar bütün bu konular, yani Kıbrıs'la Ege, demokratikleşme, ekonomide yapısal değişim, Türk - Amerikan ilişkilerinin 'fiks mönüsü'nü oluştururdu. Washington'a yapılan bütün üst düzey ziyaretlerde bu mönü önümüze çıkarılırdı.
     Oysa, Başbakan Ecevit şimdi bu yüklerden arınmış olarak Washington'a gitti. Onun için, bu gezinin beklenenden daha başarılı geçmesi mümkün. Yani sözü çok edilen ama daha çok askeri boyutu ağır basan 'Türk - Amerikan stratejik ortaklığı'nın içi bu sefer daha çok dolabilir, daha doğrusu bunun yolu açılabilir.
     Bu bakımdan Ecevit'in ziyaretle ilgili olarak Türk - Amerikan ilişkilerinde ekonomik ve ticari boyutu ön plana getirmiş olması yerinde bir tutum.
     Eğer bu boyut yakın gelecekte anlaşmaya dayalı bir çerçeveye, yani kalıcı bir 'model'e oturtulursa çok iyi olur. Tabii bunun için Başbakan Ecevit'le Başkan Bush'un yarınki Beyaz Saray buluşmasından bir ilke kararı çıkabilirse, bu da başarının altını çizer.
     Amerikan pazarlarına daha çok Türk tekstili, daha fazla demir çelik ürünü elbette girebilmeli. Ancak ticari ve ekonomik ilişkiler eğer devamlılığı olan bir modele dyanırsa, yani kurumyaştırılırsa, gelecek sağlam kazığa bağlanır.
     Ecevit'in ziyaretini gerçek bir başarıya dönüştürecek ikinci ölçüye gelince: Türkiye'yle Amerika arasında her türlü stratejik konunun ele alınacağı sürekli bir danışma mekanizması kurulması...
     İki ülkenin askerleri arasında böyle bir ilişki yapısı zaten var. Üst düzey savunma grubu adını taşıyor. Aynı yapının siviller arasında, örneğin Dışişleri müsteşarları düzeyinde devamlılığa kavuşturulması, yani stratejik diyaloğun kurumlaştırılması, Türk - Amerikan stratejik ortaklığının içini dolduracak bir başka gelişmedir.
     Gündemdeki diğer malum konu:
     Saddam ve Irak!
     
Kuşku yok: Washington'da herkes Saddam Hüseyin'den kurtulmak istiyor. Ama sorun, kurtulmak ama nasıl sorusunda düğümleniyor.
     Bu açıdan kafalar tam berrak değil. Ya da Saddam'dan kurtulmanın farklı görüşleri üzerinde hala çetin bir tartışma sürüyor Washington'da. Askeri operasyon seçeneğinin ağır bastığına dair bir hava esmekle birlikte kesin karar henüz gözükmüyor.
     Nitekim, Türk Dışişleri'nden güvenilir bir diplomatik kaynak geçen gün şöyle dedi:
     "Amerika henüz kararını vermiş değil. Dışişleri Bakanı Powell Ankara ziyareti sırasında Başkan Bush'a daha herhangi bir tavsiyede bile bulunmadıklarını belirtti."
     
Saddam'dan dolayı, Ecevit'in Washington ziyareti gölgelenebilir mi? Ankara'da Saddam'la ilgili son nüanslı tutum ve söylem değişikliğinden sonra artık böyle bir gelişmeye ihtimal verilmiyor.
     Kısacası:
     Zaten çok iyi bir dönemden geçmekte olan Türk - Amerikan ilişkileri, Başbakan Ecevit'in bu ziyaretiyle bir adım daha öteye gidecek, öyle anlaşılıyor.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Ecevit Amerika'da

Melih AŞIK
100’üncü yıl...

Fikret BİLA
Ecevit: Irak’ı çözmeliyiz

Hasan CEMAL
Ecevit'in Washington ziyareti ne getirir?

Güneri CIVAOĞLU
Amerika rüyası

Can DÜNDAR
Bir yalnız adam...

Abbas GÜÇLÜ
Ankara'nın biyoteknoloji atağı

Sami KOHEN
ABD ile yeni ortaklık

Mehmet Y. YILMAZ
Bedava maç biletini keseceğiz başka yolu yok!

Tuncay ÖZKAN
Siyasetin yeni oyuncuları

Derya SAZAK
Ecevit'in ABD gezisi

Meral TAMER
Dört başı mamur bir skandal: Enron

Güngör URAS
Bağlı kuruluş / iştirak kredileri baş ağrıtıyor

Serpil YILMAZ
Bu kez konuşma sırası Akçan’da

M. Ali BİRAND
Kıbrıs’ta son tango başlıyor

© 2002 Milliyet