
|


İki ceza maddesi
RADİKAL gazetesinin dünkü manşeti "Demokrasi Yalanı" idi. İsmet Berkan, 159. ve 312. maddeleri değiştirmeye ilişkin yeni tasarının fikir hürriyetini genişletmeyeceğini, aksine daraltacağını söylüyordu.
Ben de dünkü yazımda Doç. Dr. Ahmet Gökcen'in "Halkı Açıkça Kin ve Düşmanlığa Tahrik Cürmü" adlı değerli eserini tanıtırken, yeni tasarının daha da otoriter olduğunu yazmıştım.
312'den başka bir de 159. madde var... "Hükümetin manevi şahsiyetine hakaret"ten pek çok gazeteciyi mahkeme huzuruna çıkaran ünlü madde...
İfade hürriyeti genişlesin derken, 28 Şubat'tan itibaren yaşanan yeniden daraltma süreci bu tasarı ile devam ettiriliyor.
Mesele, hukuk tekniğini aşan bir "devlet felsefesi" olarak gözüküyor.
* * *
ADALET Bakanı Sayın Hikmet Sami Türk, çok iyi hukukçudur. Kolektif siyasi sorumluluğu olduğu için tasarıyı imzalamıştır, ama eminim "kerhen..."
Çünkü Türk'ün, 1999 yılında insan haklarından sorumlu Devlet Bakanı iken aynı maddeler için hazırlayıp Meclis'e gönderdiği tasarı, böyle değildi, özgürlük alanını genişletiyordu... Birileri 'olmaz' deyince olmamıştı.
Mesele gerçekten ciddi bir felsefe problemidir.
Jakoben lider Robespierre'in ünlü bir sözü vardır:
"Ceza kanunları muğlak olmalıdır!" (Birikim, Eylül 1989, sf. 43)
Muğlak olmalı ki, siyasi otoriteye göre, konjonktüre göre, kişilere göre şöyle veya böyle uygulanabilsin...
Halbuki, filozof Von Hayek'in "Kanun Yasama ve Özgürlük" adlı kitabında anlattığı gibi, kanunların muğlaklığı, belirsizliği totaliter bir tehdittir.
Bizde Cumhurbaşkanı Sayın Sezer de, ceza kanunlarının "kişilere ve ortama göre farklı uygulanmasından" şikayet etmişti. Şimdi yeni tasarıyla daha muğlak hale geliyor.
* * *
MESELA mevcut 159. maddede "Cumhuriyet"e hakaret suçtu; açık, net bir tarif... Yeni tasarıda bu çıkarılmış, "Türkiye devletine" hakaret suçu getirilmiş... "Derin devlet"i eleştirebilene aşk olsun o zaman!
Askeri ve emniyet kuvvetlerine hakaret suçtu şimdi kapsam genişletilerek "bunları temsil edenlere" hakaret de suç sayılmıştır! O zaman MGK'yı sert bir dille eleştirene aşk olsun!
312. maddedeki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçuna, yeni tasarıda "kamu düzenini bozma olasılığı doğuracak şekilde" ifadesi eklenmiştir. "Bir ihtimal, bu konuşma, bu yazı kamu düzenini bozabilir!" diye mahkumiyet mümkün olacak!
Hiç kimse 'bana dokunmaz' demesin...
Bir hatıra: 12 Eylül'de MHP yönetimi olarak tutuklanmıştık. Hakkımızdaki suçlamanın temeli 313. maddedeki "silahlı çete kurmak"tı. Terör örgütü kurmaktan çok ama çok daha ağır suçtu, çünkü her eylem teker teker suç sayılıp toplam ceza verilmesini öngörüyordu.
Bu madde, 1978'de Meclis'te MHP'nin aktif desteğiyle kabul edilmişti. Hukukçular bunu hatırlattığında Türkeş şu cevabı vermişti:
- Ne bilelim! Bizim çetemiz yok ki! Silahlı komünistlere daha çok ceza verilecek zannetmiştik.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|