22 Ocak 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  

 




Bankalar yasası Cumhurbaşkanı'ndan döner mi?

     Dün İstanbullu iş çevrelerinde küçük bir soruşturmayla başladım haftaya:
     Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Banka Sermaye Yeterlilik Yasası'nı veto eder mi?
     Geçen haftanın son gününde "Cumhurbaşkanı'nın yasayı onayladığına" ilişkin gerçek dışı borsa pompalama haberleri üzerine, Çankaya'dan yapılan açıklamanın satır aralarını dikkatle izleyenler, yasanın veto edilme olasılığını daha yüksek görüyorlar.
     Ama hemen ardından da genelde şöyle bir mantık yürütülüyor: "Artık durum farklı. Niyet mektubu da çıktı. IMF 'Biz bu yasanın arkasındayız' dedi. Cumhurbaşkanı'nın veto ettiği Tütün Yasası'nın akıbeti ortada. İkinci kez önüne geldiğinde onaylamak durumunda kaldı..."
     Eee, pekiyi sonra?
     Sonrası bu yasayı da ikinci seferinde onaylamak zorunda kalacağına göre genel kanı, Cumhurbaşkanı'nın piyasalarda yeni bir gerginliğin müsebbibi olmamak ve dolayısıyla da yıpranmamak için yasayı onaylayacağı yönünde. Ancak laf aramızda bu kuvvetli bir tahmin mi, yoksa işadamlarının gönüllerinden geçen mi tam anlayabilmiş değilim. Zira piyasalar açılıyor, işler ufak ufak kıpırdıyor gibi dururken, yeni bir kriz belirtisinin ufukta görünmesinden kalp krizi geçirebilecek o kadar çok sayıda işadamı var ki... Belki de yürekleri ağızlarında gezenler için çok güçlü bir özlem ya da seraptır yasanın onaylanması, kim bilir? 3 - 5 gün içinde göreceğiz.
     Dünkü küçük turumda işsizleri aramam mümkün değildi tabii. Ama geçmiş krizlerden farklı olarak bu kez "Aman doları fırlatıp borsayı düşürecek yeni bir münasebetsizlik olmasın da, hiç değilse önümüzdeki aylarda iş bulabilme umudumuzu koruyalım" diye düşünen çok sayıda işsiz olduğunu biliyorum.
     
BDDK şeffaf olmadan, adil olabilir mi?
     TBMM'den geçen haliyle Banka Sermaye Yeterlilik Yasası'nın ruhu diyor ki:
     "Bankacılık sisteminde bir problem var. Kimi bankaların özkaynakları erimiş durumda. Bunların yeniden yerine konulması için de şu anda ne sermaye piyasası müsait, ne de banka sahiplerinin iştiraklerini satarak eriyen sermayelerinin tümünü yerine koyabilmeleri mümkün. Dolayısıyla ihtiyacı olan bankalara bir ara geçiş imkanı sağlanarak bu sektörü, ileride karşılaşabileceği olası krizlerden kurtarmak lazım. Zaten büyük ekonomik krizlerin yaşandığı başka ülkelerde de benzeri operasyonlar daha önce yapılmadı mı?"
     Buraya kadarına itirazı olmayanların bile, "burası Türkiye olduğu için" bundan sonrasına haklı itirazları var. Şöyle ki: Acaba Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu BDDK; bu operasyonu adil, şeffaf, düzgün ve kamu vicdanını rahatsız etmeyecek şekilde yapabilecek mi? Yani ne yapılacağı kadar, hatta ne yapılacağından çok nasıl yapılacağı da, kamuoyunu yakından ilgilendiriyor.
     BDDK bu operasyon sonucunda rüştünü ispat edebilecek mi, edemeyecek mi, siyasilerden ve bazı banka patronlarından gelebilecek sinsi tehditlerin karşısında başını dik tutabilecek mi hep birlikte göreceğiz. Bazı bankaların sermaye yeterlilik rasyoları eksilerde arş - ı alaya çıktığı bilinirken, BDDK'nın şimdiye kadar da kusursuz bir performans sergilediği söylenemez. Dahası iş uygulamaya gelip de paranın ucu görününce herkesin BDDK'yı bin bir tarafından çekiştireceğinden de herhalde hiçbirimizin kuşkusu yok.
     Bu arada benim midemi en fazla bulandıran husus ise, hangi bankanın yardım isteyeceği ve hangi bankaya ne kadar kaynak aktarılacağı gibi konuların kamuoyuna açıklanmayacağının daha şimdiden ilan edilmiş olması. "Bankacılık güven işidir, ketumiyet ister" türünden gerekçelere de bu aşamada karnımız tok. Zira Tansu Çiller'in başbakanlığından bugünlere armağan olarak memleketimizde maşallah hepimizin mevduatı, hala tümüyle devlet güvencesinde! Bu durumda BDDK'nın şeffaf olmaması için de bir neden yok. Dolayısıyla biz BDDK'dan ŞEFFAFLIK istiyoruz, ADALET istiyoruz. Adaleti uygulayamadığı banka varsa mertçe kamuoyu önünde neden uygulayamadığını açıklamasını bekliyoruz. Evet istiyoruz ve bekliyoruz, çünkü BDDK'nın bundan böyle de düzgün çalışabileceğine ve 4.5 milyar doları çarçur etmeyeceğine başka nasıl inanabiliriz?
     Kaldı ki eğer ülkemizde sermaye piyasası sahiden varsa, borsadaki yatırımcıların halka açık bankaların gerçek durumunu bilmesi - yasa gereği - gerekmiyor mu? Bunların ilan edilmesini engellerse BDDK suçlu duruma düşmeyecek mi?
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İki ceza maddesi

Melih AŞIK
Parasız adam

Fikret BİLA
ABD izlenimleri

Hasan CEMAL
Avrupa Birliği'yle Kürtçede ahmaklık örnekleri

Güneri CIVAOĞLU
Çeneleri tutmak

Can DÜNDAR
Vecihi Hoca'dan mektup var

Abbas GÜÇLÜ
Amerikalı gözüyle Türk eğitimi

Sami KOHEN
Dünyaya açılmanın yolları

Mehmet Y. YILMAZ
FRP’yi yasaklamalı mı yasaklamamalı mı?

Meliha OKUR
Türkiye’nin en zengin koleksiyoncusu

Tuncay ÖZKAN
Eşit ücret kararnamesinde irade var, icraat yok

Derya SAZAK
Ecevit, Irak ve İncirlik

Meral TAMER
Bankalar yasası Cumhurbaşkanı'ndan döner mi?

Güngör URAS
Kara bıyıklı yabancıya yüksek faizli ‘Törkiş tahvil’

Serpil YILMAZ
BDDK’dan "İlgim yok" yazısı geldi

M. Ali BİRAND
Aman, bu gezinin arkasını bırakmayın...

© 2002 Milliyet