24 Ocak 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Böyle diyenler de var!

     ÜNLÜ Fransız gazetecisi Pierre Lazareff İkinci Cihan Savaşı öncesi Fransa'yı anlatır:
     "1918'e kadar Fransızlar cumhuriyete inanıyorlardı 1918'den sonra, onları cumhuriyetten iğrendirerek, uzaklaştırmak ve yerine ilk dokunuşta dağılıverecek bir demokrasi hayaleti koymak ayıbına girişildi. Dışarıdan düşmanların yönettikleri oyun ince ve şeytancaydı. Fakat bu oyuna, içeride paraları üzerinde titreyenler, iktidara susayanlar, bütün çekemezler, kıskançlar, yeteneksizler ve alçaklar kapıldılar."
     
Pierre Lazareff'in bu kitabı Türkçeye ilk defa 1945 yılında Şevket Rado çevirmiştir; adı "Fransa'da Basın Rezaletleri, yahut Fransa'yı çökerten Dördüncü Kuvvet"tir.
     Peki, kimdir bunlar, Lazareff'in sıraladıkları?
     * * *
     CEMİL MERİÇ, bunlardan bazılarını şöyle anlatır:
     "On beşinci Louis'ye atfedilen, benden sonra tufan sözü, Osmanlı ricalinin besmelesiydi. Ah bu çöküş devirleri! Mustafa Kemal yüz elli sırtlanı kovdu memleketten. Tek kusuru ameliyatı yarıda bırakması. Süleyman Nazif, kara günü, sömürgeci devletlerin suratına tükürürken, bu beyefendiler İngiliz zabitlerine safahat sofraları hazırlıyorlardı. Yurdu kazurattan kurtaran adam Mustafa Kemal. Ama mikrobu öldüremedi." (Jurnal/1)
     * * *
     ATTİLA İlhan "Aydınlar Savaşı"nda bunlardan birini anlatır; edebiyata, sanata düşkündür, fakülte bitirmiştir, önce İngiltere'yi dener, sonra Amerika'ya yerleşir, mektubunda şöyle der:
     "Gerçekte burada hiçbir şey, bana farklı yabancı, ya da alışılmadık gelmedi. Aksine geldiğim andan itibaren, sanki burada çok uzun zamandır yaşıyormuşum duygusu içindeyim, hatta daha da öte buraya ait olduğumu düşünüyorum."
     
Attila İlhan sorar:
     "Anadolu'ya düşmüş Amerikalı bir aydın böyle mektup yazar mı, ya da bu mektubu yazan, nasıl bir aydın türüdür?"
     * * *
     
YARGITAY eski başsavcı Vural Savaş, "Militan Demokrasi" kitabında şöyle der:
     "Bu çeşit aydınlar düşüncelerini tutarlı göstermek için bulundukları ülkede rejime ve ülke bütünlüğüne yönelik tehlikeler olduğunu, boyutları ne olursa olsun asla kabul etmezler ve bu tehlikelerin ancak ve ancak düşünce hürriyetine (tahrik ve propaganda dahil) sınır getirilmemesiyle aşılabileceğini iddia ederler. (...) Aslında hiçbir zaman demokrat olmamış ve olamayacak olan siyasal İslamcılar ve bölücülerle baş tacı edilmeleri bu nedenledir."
     * * *
     
BU derleme, dünyada böyle düşünen insanların var olduğunu göstermek amacıyla yapılmıştır.
     Amacı budur; eğer anlaşılmışsa eskilerin deyimiyle "maksat hasıl olmuş"tur.
     Tozkoparan fırtınasının estiği, sapla samanın birbirine karıştığı, çok bağıranın kazandığı günlerdeyiz de...
     
     h.pulur@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hukuk ve bilgi

Melih AŞIK
Binici Paşa...

Fikret BİLA
Şam'dan sıcak mesaj

Hasan CEMAL
PKK, HADEP, siyasallaşma derken, barış ve istikrar...

Güneri CIVAOĞLU
Harry Potter Siyaseti...

Can DÜNDAR
Chomsky yargılanmaya geliyor!

Abbas GÜÇLÜ
Herkese bir parmak bal

Hurşit GÜNEŞ
Devalüasyon hesapları

Sami KOHEN
Felaket oyunu

Mehmet Y. YILMAZ
MHP’den merkez partisi yaratmak...

Meliha OKUR
Sistem sorunu...

Tuncay ÖZKAN
Kürtçe eğitim isteklilerine karşı nasıl davranılacak?

Hasan PULUR
Böyle diyenler de var!

Derya SAZAK
Model ülke olacaksak

Meral TAMER
Kamu parasıyla özel paranın aynı olduğu ülke

Güngör URAS
Devlet memuruna ‘adil ücret’ hayal

Serpil YILMAZ
Bu kez siyaset sahnesinde bir Tarkan!

M. Ali BİRAND
Bunlara uyum yasası denilmez

© 2002 Milliyet