
|


Böyle diyenler de var!
ÜNLÜ Fransız gazetecisi Pierre Lazareff İkinci Cihan Savaşı öncesi Fransa'yı anlatır:
"1918'e kadar Fransızlar cumhuriyete inanıyorlardı 1918'den sonra, onları cumhuriyetten iğrendirerek, uzaklaştırmak ve yerine ilk dokunuşta dağılıverecek bir demokrasi hayaleti koymak ayıbına girişildi. Dışarıdan düşmanların yönettikleri oyun ince ve şeytancaydı. Fakat bu oyuna, içeride paraları üzerinde titreyenler, iktidara susayanlar, bütün çekemezler, kıskançlar, yeteneksizler ve alçaklar kapıldılar."
Pierre Lazareff'in bu kitabı Türkçeye ilk defa 1945 yılında Şevket Rado çevirmiştir; adı "Fransa'da Basın Rezaletleri, yahut Fransa'yı çökerten Dördüncü Kuvvet"tir.
Peki, kimdir bunlar, Lazareff'in sıraladıkları?
* * *
CEMİL MERİÇ, bunlardan bazılarını şöyle anlatır:
"On beşinci Louis'ye atfedilen, benden sonra tufan sözü, Osmanlı ricalinin besmelesiydi. Ah bu çöküş devirleri! Mustafa Kemal yüz elli sırtlanı kovdu memleketten. Tek kusuru ameliyatı yarıda bırakması. Süleyman Nazif, kara günü, sömürgeci devletlerin suratına tükürürken, bu beyefendiler İngiliz zabitlerine safahat sofraları hazırlıyorlardı. Yurdu kazurattan kurtaran adam Mustafa Kemal. Ama mikrobu öldüremedi." (Jurnal/1)
* * *
ATTİLA İlhan "Aydınlar Savaşı"nda bunlardan birini anlatır; edebiyata, sanata düşkündür, fakülte bitirmiştir, önce İngiltere'yi dener, sonra Amerika'ya yerleşir, mektubunda şöyle der:
"Gerçekte burada hiçbir şey, bana farklı yabancı, ya da alışılmadık gelmedi. Aksine geldiğim andan itibaren, sanki burada çok uzun zamandır yaşıyormuşum duygusu içindeyim, hatta daha da öte buraya ait olduğumu düşünüyorum."
Attila İlhan sorar:
"Anadolu'ya düşmüş Amerikalı bir aydın böyle mektup yazar mı, ya da bu mektubu yazan, nasıl bir aydın türüdür?"
* * *
YARGITAY eski başsavcı Vural Savaş, "Militan Demokrasi" kitabında şöyle der:
"Bu çeşit aydınlar düşüncelerini tutarlı göstermek için bulundukları ülkede rejime ve ülke bütünlüğüne yönelik tehlikeler olduğunu, boyutları ne olursa olsun asla kabul etmezler ve bu tehlikelerin ancak ve ancak düşünce hürriyetine (tahrik ve propaganda dahil) sınır getirilmemesiyle aşılabileceğini iddia ederler. (...) Aslında hiçbir zaman demokrat olmamış ve olamayacak olan siyasal İslamcılar ve bölücülerle baş tacı edilmeleri bu nedenledir."
* * *
BU derleme, dünyada böyle düşünen insanların var olduğunu göstermek amacıyla yapılmıştır.
Amacı budur; eğer anlaşılmışsa eskilerin deyimiyle "maksat hasıl olmuş"tur.
Tozkoparan fırtınasının estiği, sapla samanın birbirine karıştığı, çok bağıranın kazandığı günlerdeyiz de...
h.pulur@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|