
|


HADEP nereye?
HADEP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Türk, DEP eski milletvekili Sırrı Sakık ve HADEP İstanbul İl Başkanı Av. Doğan Erbaş Milliyet'te ziyaretime geldiler, sohbet ettik.
Toplumsal yapıdaki hızlı değişimi konuştuk... Ahmet Türk'ün sözleri:
- Evet her şey hızla değişiyor. Çatışma döneminde köyleri yakıldığı için şehre göçmüş Kürtlerin çoğu, imkan sağlansa bile, köylerine dönmek istemiyor; korkudan falan değil, şehri tercih ettiği için... Hele bir de iş bulursa...
Ne demek bu?
- Kimse Kuzey Irak'a da gitmiyor. Kimse Afganistan gibi olacak ayrı bir ülke de istemiyor. Köye dönmek istemediği gibi!
Türk'ün söyledikleri son derece önemli. Sosyolojik araştırmaların verilerine de uygun.
Demek ki, takiyye yapmıyorlar, kaynaşan, iç içe geçen toplumu doğru okuyorlar.
* * *
HADEP İl Başkanı Erbaş söze giriyor:
- Sizin sosyolojik yazılarınızı ilgiyle izliyoruz. Şehre göçen Kürtlerin ikinci kuşaktan sonraki değişimine ilişkin yazdıklarınız doğru...
Yani şehirleşme, sosyal hareketlilik, ticarileşme gibi süreçler nüfusumuzu harmanlıyor, sosyal iç içe geçişi, entegrasyonu geliştiriyor.
Bu, tabii Kürt olmanın unutulması anlamına gelmiyor ama ayrılmanın imkansızlaşması, ayrılıkçı ideolojinin toplumsal taban kaybetmesi anlamına geliyor.
Ahmet Türk ve Sırrı Sakık, aynı anda söylediler:
- Hepimiz aynı gemideyiz...
Ve eklediler:
- Gazetelerde çıktı. MGK'nın veya devletin 12 maddelik şartı ya da programı varmış; biz hazırız...
Şu görüşlerine aynen katılıyorum:
- HADEP kapatılırsa yenisi kurulur ama kapatma, radikallerin işine yarar; yaşanmakta olan değişim sürecine büyük zarar verir!
* * *
SIRRI Sakık'ın sözleri:
- Devletin yapacağı ufak bir jest bile devlete ciddi olarak kırgın kesimlerde bir ferahlama yaratır, değişimi hızlandırır.
Eğitim kampanyası gibi PKK görüntülü ve sivil itaatsizlik denemesi niteliğindeki hareketlerin yanlış olduğunu söyledim. HADEP ılımlılaştıkça, Türkiye geneline seslenen bir parti haline geldikçe, eski etnik radikalizm yerine ülke bütünlüğüne bağlı bir demokratik partiye dönüştükçe reformların kolaylaşacağını söyledim.
Türkçe ve Kürtçe karma TV yayınlarını serbest bırakmanın radikalleri etkisizleştirip gerilimi daha da düşüreceğini, devletin bu adımı atması gerektiğini burada belirtmek isterim.
Kendilerine de ifade ettim, eski etnik ideolojik radikalizmle oluşmuş militan bir 'iskelet' vardır ve bu ciddi bir sorundur ama kitle olarak HADEP seçmeni de sosyolojik iç içe geçiş ve değişim sürecini yaşıyor.
İyi niyetini kanıtlamak üzere HADEP kesinlikle sokak hareketlerinden uzak durmalı, karşı çıkmalıdır.
Devlet de Türkiye'nin bütünlüğünün sosyolojik olarak güçlenmekte olduğunu görerek, gerçekten demokratik jestler yapmalı, irtica paranoyasından da kurtulmalıdır.
Aydınlar, meslek kuruluşları, diğer sivil kuruluşlarla HADEP'in ılımlıları ve ayrılıkçı olmayan liberal Kürtler arasında ilişkiler geliştirilmelidir. Çünkü ilişkiler etkileşim yaratır, birbirimizi anlamak kolaylaşır. Birliğimizi güçlendirerek farklılıklarımızı kavga sebebi olmaktan çıkarıp kültürel zenginliğe dönüştürmenin de yolu budur.
Her toplumsal sorunun çözümünde birinci adım, karşılıklı ılımlılaşmadır.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|