
|


MHP niye hırçın, neyin telaşı içinde?
AK Parti'nin veya kısa adıyla AKP'nin bazı yöneticileriyle geçen gün sohbet ederken bir seçim araştırmasını gösterdiler.
ANAP tarafından yaptırılmış.
Üstündeki tarih, Aralık 2001.
"Siyasi Gündem Araştırması" başlığını taşıyor. MIR Araştırma Danışmanlık, çalışmayı 17 ilde, 5124 denekle gerçekleştirmiş.
Araştırmanın siyasi parti tercihleri bölümü ilginç. Bugün bir genel seçim olsa, hangi partinin ne oranda oy alacağı alt alta şöyle sıralanmış:
ANAP... Yüzde 7.2.
DYP.... Yüzde 8.
MHP.... Yüzde 6,8.
SP..... Yüzde 3.
DSP.... Yüzde 5.4.
CHP.... Yüzde 9.4.
HADEP.. Yüzde 4.6.
BBP.... Yüzde 1.6.
AKP.... Yüzde 23.9.
Oy vermem.... 10.8.
Boş oy....... 14.3.
Diğer........ 5.
TOPLAM....... 100.
ANAP'ın seçim araştırmasına göre, bugün seçime gidilse, Tayyip Erdoğan'ın AKP'si dışında bütün partiler yüzde 10 barajının altında kalıyor.
Bu tablo ne kadar gerçek?
Yarın ne olur?
Ne kadar değişir bu tablo?
Şimdiden kestirmek güç.
Ancak, bu tablonun siyaset sahnesinde bugünkü genel siyasi eğilimleri yansıttığı söylenebilir. Zira değişik kaynaklarca yapılan seçim araştırmalarında da benzer sonuçlar dikkati çekiyor.
MHP de koalisyon ortakları gibi barajın altında. Oyu bugünlük yüzde 7 civarında.
MHP'nin eskiden beri yüzde 7 - 8'lik, bilemedin yüzde 10'luk bir çekirdek oyu vardır. 1999 genel seçimlerinin özel koşullarında MHP bu çekirdek oyun üstüne yüzde 8 - 10'luk bir ek yaptı.
Seçim araştırmaları, MHP'ye 1999'da atılmış olan protesto oylarının üç yılda daha çok Tayyip Erdoğan'a gittiğini gösteriyor.
Düşünüyorum.
MHP bunun için mi hırçın?
Telaşlı?
Ya da aslına mı dönüyor?
Bir başka deyişle:
Yüzde 8 - 10'luk çekirdek oyunu koruma telaşına mı kendini kaptırmış durumda MHP?
Bir ara ekonomik konularda, örneğin Enis Öksüz'le bir çıkış yapmıştı MHP. Ama bunun hem ekonomiye hem kendilerine pahalıya patladığını gördüler. Töhmet altında kaldılar. Kamuoyunda puan kaybettiler.
Şimdi ekonomik alandaki olumsuzlukları Kemal Derviş'e fatura edebileceklerini düşünüyorlar. Bugün için daha çok demokratikleşme alanında diş göstermek istedikleri anlaşılıyor.
Bu bakımdan uyum yasalarına, özellikle Türk Ceza Yasası'nın 312 ve 159 gibi ifade özgürlüğüyle ilgili maddelerinde yapılacak değişikliklere kendi damgalarını vurmuş durumdalar.
Bu öylesine bir zihniyet ki, Meclis Genel Kurulu'nda herhangi bir uzlaşma yolu açılamazsa, düşünce açıklama özgürlüğünü, basın özgürlüğünü fena halde cendereye alınacak.
Diğer ortaklar, Sayın Ecevit'le Yılmaz, 'MHP zihniyeti'nin diktesine razı olacaklar mı sorusu dünkü yazımın konusuydu.
Bugünkü konu MHP.
Bu topraklarda yaşayan insanların yüzde 70'le 80'i Türkiye'yi Avrupa'nın içinde görmek istiyor.
MHP buna karşı mı?
Bu soruyu soruyorum. Çünkü MHP'nin özellikle demokratikleşme konusunda dışa vurmaya başladığı tutum, Türkiye'yi Avrupa yolunda tökezletebilir.
Sayın Bahçeli karar vermek zorunda. Hırçınlaşarak, milliyetçiliğin şoven yüzünü göstererek yüzde 8 - 10'luk çekirdek oyla mı yetinecek? Merkeze açılarak, Türkiye'nin Avrupa yolculuğuna yardımcı mı olacak?
İki zıt, değişik yol.
MHP bugün için birinci yolda...
Yanılıyor olabilir miyim?
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|