26 Ocak 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Paramızı kimlere emanet ediyoruz!

     Para; güven ister. Bilmiyorum hiç dikkat ettiniz mi? Dünya gazetesinin sahibi rahmetli Nezih Demirkent’in "altın öğüt" diye herkese aktarmayı alışkanlık haline getirdiği cümleyi bir kez hatırlatalım: "Para kazanılır ama prestij asla satın alınmaz..." Demirkent’in vurguladığı bu cümle şimdi onun resmiyle Dünya Online’ın tepesinde asılı duruyor.
     Çünkü para; güven ister, güven prestij getirir... Acaba para ve sermaye piyasalarına yatırım yapanlar paralarını kimlere emanet ediyor? Örneğin; dün polis adliye vakası olarak gündeme giren bir konu; işadamları İsmail ve Cemal Kölük’ün ‘cinayete azmettirmek’ten gözaltına alınması meselesi. Bu konuya girme hakkına sahip değiliz. Ama bu iki işadamıbir süre önce General Finans Menkul Değerler’in çoğunluk hisselerini aldı. Yalova Elyaf’ın sahibi Pensoy ailesinin hisselerini alan işadamları, finans sektörüne girdiler. Şimdi ne olacak?
     
     SPK’ya düşen görev
     Yatırımcı açısından sıkıntı yaratan bir durum çıkıyor ortaya... Çünkü bu piyasa polis - adliye vakalarına karıştı mı, güven bitiveriyor... Madalyonun iki yüzüne objektif baktığımızda tablo derin derin düşünmemizi gerektiriyor. Eğer bu gözaltından bir şey çıkmazsa ne olacaklar? Giden prestije mi yansınlar, kaybolan güvene mi? Eğer gözaltı gerekçesi doğrulanırsa o vakit de durum daha vahim?
     Bu noktada sorumuz belli adrese: Sermaye Piyasası Kurulu’na! "Ey izin verenler. Yatırımcı parasını kimlere emanet ediyor?"
     Sermaye Piyasası’nın tarihinde "Susurluk" sicili olduğunu size bir kez daha hatırlatmak zorunda kaldığımız için kusura bakmayın. Ama son beş yıl içinde aracı kurumlardaki hisse değişimlerini incelediğinizde bizim de kafamız karışıyor. Zihnimiz bulanıyor. Yok; yok, herkes akın akın buraya koşuyor.
     Neden? "Parayı takip et, izini bulursun" sözü doğruluğunu bir kez daha kanıtlamış oluyor. Batık bankaların yöneticilerine aracı kurum ortağı olma hakkı veriliyor. Politikacılarla içli dışlı işadamlarına izinler çıkıyor. Sonra da bu haklar sessiz sedasız devrediliyor. Sorguya suale gerek kalmadan.
     Halka açık şirketlere yeminli mali müşavirlik hizmeti verip şirket batıranlar, bağımsız kurullar tarafından ödüllendiriliyor. Son beş yıldaki bu değişiklikler, kurulların adalet sicilini zedeler. SPK’yı algılamayın sadece, bu durum BDKK’yı da gelecekte hırpalar.
     Not: Dünkü yazımızda İspanya’nın Real Mallorca takımının Fenerbahçe Kulübü’nün Vakıflar Bankası’na ait teminatını kabul etmediğini yazmıştık. Vakıflar Bankası bu işe bozulmuş. Amacımız Vakıflar Bankası’nı incitmek değil, çarpık duruma örnek vermekti. Çünkü, Vakıflar Bankası bu ülkenin en önemli bankalarından birisi. İncinmeye gerek yok. Tablo iç acıtıcı. Biz ne diyelim!
     
     melihao@cnnturk.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
HADEP nereye?

Melih AŞIK
Reytingcilere...

Fikret BİLA
Bahçeli’den sert çıkış

Hasan CEMAL
MHP niye hırçın, neyin telaşı içinde?

Güneri CIVAOĞLU
Bu da geçer

Can DÜNDAR
Fadime kötü yola mı düştü?

Abbas GÜÇLÜ
Öğrencileri harcıyoruz

Sami KOHEN
Esas uyum AB ile olmalı

Mehmet Y. YILMAZ
Medyada topuk tıkırtıları

Meliha OKUR
Paramızı kimlere emanet ediyoruz!

Hasan PULUR
"12 DEV ADAM" ve seyircileri...

Derya SAZAK
11 Eylül adaleti

Meral TAMER
Sadberk Hanım’ın bursuyla...

Metin TOKER
"Bizlik işler"

Güngör URAS
Yağar ise sel basıyor yağmaz ise her yer kuruyor

M. Ali BİRAND
Baskıcı kafa geri döndü...

© 2002 Milliyet