
|


Bu da varoştaki gençlerin çığlığı
Geleceğe dair hiç umutları yok. Biri ‘Hakkımı arasam satanist derler’ diyor, diğeri ise ‘Niye zengin doğmadım’ diye ağlıyor
PINAR AKTAŞ İstanbul
Türkiye günlerdir kolejli intiharlarını tartışıyor. Nedenler, niçinler, sorular birbirini kovalıyor. Psikologlar, psikiyatrlar intihar olaylarına değişik yorumlar getiriyor. Anne - baba - çocuk ilişkilerini sorguluyor... İstanbul’un bir de öteki yüzü var. Varoş gençliğinin durumu. Yani ötekilerin hikayesi... İstanbul’un kıyısında Bağcılar’da Gaziosmanpaşa’da yaşayan gençlerin hangisine bir soru sorsanız alacağınız cevap ya "Bilmiyorum" ya da "Anlamam" oluyor. Kızlara göre daha karamsar olan erkeklerin hayattan bir beklentileri yok gibi. Konuştuğumuz erkeklerin çoğu çalışmıyor.
‘Ne diye okuyalım ki?’
Emre Mutlugül (19) pes etmiş: "Okumuyor, çalışmıyorum, geziyorum. Beni üzen ya da mutlu eden birşey yok. Amacım da yok. Yaşayıp gidiyoruz işte. Nefes alıyoruz ya o yeter. Bu ülkede yaşamak istemiyorum. Şikayetimi söylersem beni asarlar. En iyisi söylemeyeyim ben." Kadir Bilici (20): Devletin milleti boğmaya çalıştığı inancında: "Yok ‘buna vergi, şuna zam’ diyerek millet çileden çıkacak en sonunda." Mustafa Azgın (16): Hayallerini bile anlatamıyor. Gözleri doluyor: "Niye okuyayım ki? Okuyanları görüyoruz. Bizim mahallede üniversite okumuş bir adam var, gitmiş araba altına giriyor. Bize ortaokul yetiyor. Geleceğimle ilgili hiçbir şey düşünmedim, bilmek de istemiyorum." Fulya Altındiş (15): "Magazin programlarında gösterişli kıyafetler, mekanlar görüyoruz. O yerlere ben de gitmek isterdim. Çünkü insan büyük bir özenti duyuyor. Biraz daha iyi imkanlarım olsun, maddi ve manevi daha üstün olayım isterdim. ‘Ünlü bir ailenin kızı olsaydım’ diyorum. Ben farklı olmak istiyorum" diyor.
Müslüm Baba bizim canımız İstanbul’un kenar semtlerinde yaşayan çoğu genç işsiz oldukları için vakitlerini, sokaklarda dolaşarak geçiriyor. Kız - erkek ilişkileri, sokak aralarında kovalamacalarla kuruluyor. Eğer bir kız, bir erkekle buluşacaksa muhakkak yanında bir kız arkadaşını götürüyor. Çünkü toplum hala ilişkileri kaldıramıyor. Gençlerin bir diğer zevki ise müzik ve dans. Hiphop akımından esinlenerek dans grupları bile kuruyorlar.
‘Cep’siz çıkmıyorlar
Müzikler, kendilerinin deyimleriyle "damardan." "Ne dinliyorsunuz?" diye sorduğunuzda "Klasik" diyorlar. Siz sanıyorsunuz ki Mozart, Chopen diyecekler. Ama onların "klasiği" ayrı. Erkekler en çok Müslüm Gürses’i sonra Orhan Gencebay, Cengiz Kurtoğlu ve İbrahim Tatlıses’i dinliyor. Kızlar ise Tarkan ve Gökhan Özen hayranı. Giyimlerine özen gösteriyorlar ama marka giymiyorlar, çünkü "öyle bir lüksleri" yok. Ama "olmazsa olmaz" olan cep telefonu.
‘Keşke bu ülkenin evladı olmasaydım’ Ortaokul mezunu 20 yaşındaki Nilgün Çiçek, Cem Vakfı’ndaki dikiş nakış kursunda çıkıyor karşımıza. "İçerde başım açık, dışarıda kapanıyorum" diyor. Neden diye sorulunca da "Ailemden başımı kapatayım diye beni zorlamıyor. Ama ‘Cemevine gitti açıldı’ dedirtmek istemiyorum. Ne buranın adını ne de kendi adımı batırmak istiyorum" diyor. Kendini ispat etmek istediğini söyleyen Nilgün, şöyle devam ediyor:
Öldüğümde desinler ki...
"Gençler haklarını savunmaya kalksa ya satanist oluyor, ya sağcı, ya solcu. Neden hakkımı savunamıyorum, kendimi ispatlayamıyorum? Çünkü fırsat vermiyorlar. Burada olduğumu bilen yok. Asena (dansöz) geçen gün birşey söyledi: ‘Öldüğümde arkamda bir Asena var’ desinler. Ben de öldüğüm zaman desinler ki bir Nilgün vardı."
Burada genç olmak zor
Nilgün şöyle noktalıyor sözlerini: "Keşke bu ülkenin evladı olmasaydım.. Ben mutsuzum, ailemden de yaşadığım ülkeden de, çevremden de. Genç olmak çok zor bu ülkede. Asla ispatlayamıyorsun kendini."
O da varoş kızıydı ŞÜKRAN ÖZÇAKMAK İstanbul
Uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle tutuklanan, Üzeyir Garih cinayetinin kilit tanığı Pınar Konuşkan’ın (19) ifadesi, varoşlardaki evlerinden kaçan kızların saplandığı fuhuş batağını ortaya koyuyor. 10 yaşında taciz nedeniyle yetiştirme yurdundan, 13 yaşında da evinden kaçan Konuşkan, fuhuşla tanışmasını şöyle anlatıyor:
Müşteriyi parkta buluyor
"Kafedeyken Aysel isimli bir kadın yanıma geldi. Beni, 500 Evler’deki evine götürdü. Benim gibileri 20 - 30 milyona pazarlıyordu. Bir yıl önce o evden ayrılıp tek başıma çalışmaya başladım. Parklarda, kafelerde müşteri buluyordum."
Varoş erkeğinin sözlüğünden inciler Kız arkadaş: Tike Arkadaş: Afa, bra Kankardeş: Sede Okey oynamak: Fayans döşemek Zengin çocuğu: Concon Kız ayarlama: Ayar vermek Sigara: Kefal, pöçük Araba hırsızı: Kaftici
GÜNCEL


Bu da varoştaki gençlerin çığlığı
Özel hastanelere rakip çıktı: GATA
Önce açlığı keselim!
Nâzım’ın aşkları bale oluyor...
Ne afmış ama!
İlaçta indirim yılan hikâyesi
‘Bufalo’ liderine tahliye
Polis psikolog sözü dinler mi?
Bir sendika kongresi böyle yapıldı
ABD’li tiyatroseverler Özlem’i konuşacak...
Saddam’dan Kürtçe TV
Sertifikalı babalar giderek çoğalıyor
Arkadaşın yerini aile tutmaz...
Barka hâlâ komada
Kölük kardeşler cinayetten tutuklandı
SAYFA BAŞI

|
|

|