27 Ocak 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Çocuğumuza

     Güne uyan aşağıdaki şiiri Alice Chase yetişkin çocuğuna yazmış:
     Sürekli meşguldüm o kadar sene/ Seninle doyasıya oynayamadım/ Sen beni çağırdın gel oyna diye/ Ben bir türlü zaman ayıramadım
     Giydirdim, doyurdum, Seni kolladım/ Sadece bunları yeterli sandım/ Bana oyuncağını getirdiğinde/ Ben seni çoğu kez/ Başımdan savdım
     Yatağa yatırır seni/ Okşardım/ Sen uyur uyumaz hemen çıkardım/ Şimdi o günleri çok özlüyorum/ Keşke bir dakika fazla kalsaydım
     Hayat ne kadar kısa, yıllar ne çabuk/ Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk/ Ona dokunmak için uzandığımda/ Ellerim boş kalır yüreğim buruk
     Artık ne resimler, ne de oyunlar/ Ne "iyi geceler" ne sarılmalar/ Hepsi çok geride, ulaşmak çok zor/ Yaşanmadı sanki o güzel yıllar
     Artık hiç işim yok, yapayalnızım/ Günlerim çok uzun, üstelik bomboş/ Keşke isteklerini bir bir yapsaydım/ Küçük arzuların şimdi çok şirin, çok hoş.
     
     Memleketi satanist, vatanı satanist, milleti satanist..
     Peki onlar ne olacak?
     
Rusça’dan tercüme
     Tanrı önce yerküresini yaratır. Bakar ve der:
     Güzel...
     Sonra atmosferi yaratır. Kenardan bakar ve yine der:
     Güzel
     Daha sonra toprakları, dağları ve denizleri yaratır.
     Bakar ve der:
     Güzel
     Erkeği yaratır, bir baştan sona seyreder:
     Güzel
     Sonra kadını yaratır ve bir hayli baktıktan sonra der:
     Önemli değil, boyanır...
     
     Kitap toplamak marifet değil...
     Halkın çalınan paralarını toplayabiliyor musunuz, ondan haber verin...
      Haldun Erten

     
Özgürlüğün filmi
     Profesör Alpaslan Işıklı geçenlerde bir sohbette anlattı:
     "Rusya’dan bir filmci Türkiye’ye konferans vermeye gelmişti. Kendisine, şimdi film yaparken eski döneme göre daha mı özgürsünüz sorusu yöneltildiğinde, evet dedi, şimdi daha özgürce film yapabiliyoruz. Bir izleyici, peki dedi, eskiden sizi devlet finanse ediyordu, şimdi kim ediyor? Yanıtı şu oldu:
     - Kim olacak, tabii ki mafya finanse ediyor... Onlar böylece kara parayı aklamış oluyor, biz de özgürce film yapıyoruz...
     
Hastalık
     Türklere özgü hastalıkların dökümü yapılmış olup aşağıdaki liste bize internetten geçilmiştir...
•  Kar topunun içine taş ve buz koymak
•  Gazete ve dergilerdeki fotoğraflara sakal ve bıyık çizmek
•  Yeni dökülen betona ayak basıp iz bırakmak
•  Reklam için duvarlara yapıştırılan afişleri yırtmak
•  Otobüs duraklarına "Ateşli sevişirim beni ara" yazmak
•  Trafikte kırmızıdan sonra gelen sarıda kornaya asılmak
•  Kar yağdığında eve bolca ekmek almak
•  İşsiz kalınca takım elbise giymeye başlamak
•  Silahla şaka yapmak
•  Yolda tanıdık birini görünce aracı üstüne sürmek
•  Denizde deve güreşi yapmak
•  Evlilerin bekârlara "sakın evlenme" demesi
•  Belediyelerin duraklara koyduğu saatlerin akrep ve yelkovanını sökmek
•  Şahin marka otomobili Doğan görünümlü yapmak
•  Tiki olan insanların tikiyle uğraşmak
•  Trafikte sizi geçen aracı geçmeyi ilke saymak
•  vesaire..vesaire...
     
     m.asik@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Çocuğumuza

Fikret BİLA
Kürtçe eğitim

Hasan CEMAL
Nazım'dan Bukowski'ye, Batur'a mahkeme kapıları!

Güneri CIVAOĞLU
Şeytanı taşlamak

Can DÜNDAR
"Keşke burada olsaydın"

Abbas GÜÇLÜ
Ankara eğitimi önemsemiyor

Sami KOHEN
Esas uyum AB ile olmalı

Mehmet Y. YILMAZ
Bütün iyi erkekler kapılmış!

Hasan PULUR
"Marko Paşa"dan 50 yıl sonra...

Derya SAZAK
Solda boş koltuk

Meral TAMER
İşler sahiden açılıyor mu?

Ece TEMELKURAN
Şimdiki büyükler harika!

Metin TOKER
Tımarhanelik tarih yazıları

Osman ULAGAY
Ekonomide büyüme; nasıl ve ne zaman?

Güngör URAS
Defterdar Frankfurt'a "gitti - geldi"

Serpil YILMAZ
Emlak Konut'un suları durulmuyor

© 2002 Milliyet