
|


Şimdiki büyükler harika!
İntihar, istismar, FRP, çocuk ruhu, bilgisayar oyunu... Maaşallah her şeyi de biliyorlar! Bu nümayişi nutku tutularak izleyen çocuklarını hakikaten de çok şaşırtıyorlar. Büyüklerin yıl sonu piyesi bu: Okuma bayramı çocukları gibi gayretkeşler!
Yetişkinlerin, ellerindeki bütün medya araçlarıyla çocukların "çok gizli" dünyası üzerine akın düzenlemelerinde bir mana var kuşkusuz. Bilgisayar oyunları, intihar, FRP (Fantasy Role Playing), bilgisayar oyunları etrafında dönen bu histeri dolu nümayişin "çocukları korumak" niyetini çoktan aşmış bir nedeni var gibi. Uzadıkça uzadı zira. Mesela, Türkiye gibi çocukların evlerde sık sık tecavüze uğradığı bir ülke için fazla lüks kaçan "çocuk pornografisi platonik olsa olur mu?" tartışmasının üzerinde tepinilmesinin çocuk istismarını önleyici bir etkisi olduğunu düşünmüyorsunuz herhalde? Ve herhalde, Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne bile yığınla çekinceyle imza koyan bir ülkenin çocuklarla ilgili halletmesi gereken daha mühim meseleleri vardır.
Ya da mesela, Batman’da kız çocukları üçer beşer intihar edince şehre Diyanet İşleri’nden yetkililer göndermekle yetinen bir ülkenin Lara’nın intiharını günlerce tartışmasının kolejli bir kız olmasıyla da -maalesef- ilgisi vardır.
Yetişkinlerin isyanı Bütün bunların ötesinde, çocukların "sırlarla dolu" dünyasına girmeye çalışan bir yetişkinler korosu var ortada. Lara’nın ve intihar eden diğer arkadaşlarının da oynadığı söylenen FRP oyunu gibi "gizemli" bir meselenin üzerine gidilmesinin nedeni de bu galiba. Zira anne-babaların bilmediği ve öğrendikleri anda çok şaşıracakları bir "gizem" var ortada. Satanistler meselesinde de böyle olmamış mıydı? TV kanalları, gazeteler bir "gizem avına" çıkmışlardı çocukların dünyasında. İlla ki daha önceden bilinemeyecek "esrarengiz" bir gerekçe bulunmalıydı intiharlara. Şimdi de aynı şey oluyor: Yetişkinler dünyası çocuk dünyasında kıra döke bir keşfe çıkıyorlar. Çok merak ettikleri, bir türlü tam anlamıyla sırrına eremedikleri çocuk dünyasının bütün gizlerini ele geçirmeye çalışıyorlar sanki. Keşfettikleri ya da keşfettiklerini sandıkları her küçük şeyi, kaşiflere has o yıkıcı toylukla kendi dilerinde tarif etmeye çalışıyorlar. Neden peki? Yetişkinlerin yakın geçmişte meleksi iyiliklerle tarif ettikleri "çocuk kalbi" ne zaman bilinmezlerle dolu, ürküntü verici gizler saklayan karanlık bir ormana dönüştü? Üstelik bu yeni korkulu tarif de yetişkinlere ait değil mi?
Hiyerarşinin tersine dönüşü Araştırmacı Neil Postman çocukluğun "icadının" matbaayla birlikte gerçekleştiğini söyler. Matbaanın bulunmasıyla birlikte "bilgi" karmaşıklaşmaya başlar ve karmaşık bilgiye sahip olma hakkı sadece yetişkinlere aittir. Çocuklar bu bilginin dışında bırakıldıkları gün, yetişkinlerin dünyasından ayrı, var olmayan bir alana tıkılırlar. Çocuk artık "küçük boyutlu bir insan" değil, yetişkinden ayrı bir varlıktır. Bu yeni icat etrafında büyük bir sistem kurulur. Oyuncaklar, çocukların bilmesi gerekenler, bir araştırma alanı olarak çocuk ruhu, çocuklara nasıl davranılması gerekir gibi bütün küçüklü büyüklü tartışmalar bu yeni icadın etrafındaki yapay alanlar olarak kurulur. İşte şimdi yetişkinlerin yaşadığı ürküntüyle karışık büyük paniğin nedeni, bu tarifin bozulmasıdır. Bilgisayarın ve ardından da internetin çocukların da erişebileceği kadar yaygınlaşmasından sonra bilgi, artık sadece yetişkinlere ait bir "üst" alan değildir.
Çocuklardan korkan büyükler Hatırlarsınız, internetten hisse alıp satarak Wall Street zenginleri arasına giren ufaklıkların haberleri çıkıyordu gazetelerde. Ya da bilgisayar büyücüsü gibi çalışıp ordunun, bankaların, borsanın internet sitelerini çökerten çocuklar. Yetişkinleri korkutan budur işte. Çocukların, yetişkinlerin onları tarif ettikleri "emniyetli / çocuksu" alanda kalmayıp bu tarifin dışına çıkmaları ve yetişkinlerle çocuklar arasındaki hiyerarşinin önlenemez biçimde tersine dönmesi. Üstelik öğrenme hızları yetişkinlerden daha fazla olduğu için çocuk, artık daha da tehlikelidir. Çünkü ebeveynin takip edemeyeceği bir bilişim güzergahında, artan bir ivmeyle yol almaktadır "evlat". Elbette yetişkin, bilmediği şeyden korkmayı bellemiştir. Büyükler artık küçüklerden korkmaktadırlar!
Büyüklerin, çocukların dünyasını esrarengiz ilan ettikten sonra başlattıkları seferberlik günlerdir sürüyor. Bütün her şey büyüklerin diliyle yapılıyor. İstismar edilen bir çocuk ne hisseder, bilinmiyor. İntihar eden bir çocuk ne düşünür, bilinmiyor. Yetişkinler ürkütücü buldukları küçüklerin dünyası için yeni tariflerini oluşturuyor. Çocuklar ise herhalde bir kenarda durmuş, büyüklerin okuma bayramındaki öğrencilere benzeyen gayretkeşliklerini kollarını kavuşturmuş izliyor. Büyük bir olasılıkla akıllarından
şu cümle geçiyor:
"Şimdiki büyükler harika!"
ecetem@hotmail.com
SAYFA BAŞI

|
|

|