
|


Işığın hâkimi Nadar
İstanbul’da ünlüler geçidi... "Nadar’ın Büyük Portreleri" isimli sergide, 19. yy.’ın önemli isimleri bir kez daha ölümsüzleşiyor.
Fotoğraf olağanüstü bir keşif, en üstün zekâları meşgul eden bir bilim, en basiretli ruhları bileyen bir sanattır; su katılmamış salaklar bile fotoğraf çekebilir... Fotoğraf kuramı bir saat içinde, uygulamaya dair ilk bilgiler ise bir gün içinde öğrenilir... Öğrenilmeyen şey ise, size söylemeliyim ki, ışık duygusudur..." diyor fotoğraf tarihinin en önemli isimi ve ışığın hakimi Nadar. Ve biz bugünlerde "Büyük Portreleri"yle Nadar’ı ağırlıyoruz.
Fransız Kültür Merkezi’nde açılan "Nadar’ın Büyük Portreleri" isimli fotoğraf sergisinde Lamartine’den Baudelaire’e, Zola’dan Verdi’ye kadar uzanan 60 portre, Nadar’ın objektifinden bizleri selamlarken, 19. yy. fotoğrafçılığına dair ipuçları da sunuyor. Gerçek adı Gaspard - Felix Tournachon olan Nadar, gazetecilik yapmış, karikatürle uğraşmış ve en sonunda da fotoğrafta karar kılmış bir sanatçı. Saint Lazare sokağındaki stüdyosunda önceleri sanatçı dostlarının portrelerini çekmiş: Theophile Gautier, Gustave Dore. Sanatçı, Gerard de Nerval’i ise intiharından birkaç gün önce fotoğraflamış. Zamanla isimler genişlemiş, 19. yy.’ın ikinci yarısında yaşamış edebiyat ve sanat alanındaki önemli kişilerin portrelerini çekmiş ve o dönemin "Ünlüler Geçidi"ni oluşturmuş.
Enerji dolu, gözünü budaktan sakınmayan, kamuoyuna meydan okuyan, fikirlerinin ve zevklerinin sonuna kadar giden bir sanatçı Nadar. Jules Verne, onu "Aya Yolculuk" romanının kahramanı yapar, ilginç ve gözüpek biri olarak tanımlar. Nadar’ın portrelerinin en önemli özelliği ise, yüzlerde kişinin baskın karakterini ortaya çıkarabilmesi. Tabii ışıkla ve gölgelerle oynamadaki ustalığı da tartışılmaz.
Yüzlere karşı oldukça saygılı Nadar. Çıplak gözle bir bakışta keşfediyor ve birkaç istisna dışında fotoğraflarını dekorsuz çekiyor; sade ve süsleme yok... Belki de Nadar’ın inkâr edilemez büyüklüğünün nedeni, modeliyle kurduğu ilişki. Tüm Paris’i tanıyan ve dostluklar kuran Nadar, uygun ortamı yaratmayı, güven kazanmayı, modeline en uygun duruşu doğal ve kendiliğindenmiş gibi aldırmayı biliyordu. Nadar’ın isminin anlamına baktığımızda onun tüm sanatını özetleyen bir kelimeyle karşılaşıyoruz. Arapça kökenli bir kelime olan Nadar’ın anlamı "ışık"!
Fransız Kültür Merkezi
(0212) 252 02 62
Bitiş tarihi: 16 Şubat 2002
KÜLTÜR & SANAT


Memleketim Türkiye’den insanlar
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Natalie aramıza döndü
Cruise’un orta yolu
Üçüncü Küre
Piyano ile "Dört Mevsim"
Komşunun diliyle konuştu kıyamet koptu!
Çılgın kalabalıktan ‘Uzak’ta
Mizahtaki iktidar
İmarda demokrasi
Geometrik yönetmen
McCartney’nin yanıtı
Rok rak rock
Tebdili yayınevi meselesi
Kim korkar resimden?
Bir Doğu Roma imparatoru
Nâzım’ın atlısı AST sahnesinde
Güzel söylüyorsun kadınım!
"Fosforlu kapak" devri
Kimlikler lütfen!
Kadının anaç güzelliği
Işığın hâkimi Nadar
Bozulma ve değişim
Yalnızlık çok fena
TV’de Hümeyra
SİYAD Ödülü "Filler ve Çimen"e
Kavanozdaki bürokrasi
İki Türk filmi Rotterdam’da
Teşekkür ve özür
Boşlukları doldurun
Hayat atölyesi
Şeytan bunun neresinde?
Yeni okur - yazarlık türleri
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|