31 Ocak 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Davos nire, New York nire?..

     NEW YORK

     Güneş batmak üzere. Havalimanından Manhattan'a doğru geliyorum. Gözüm İkizler'i arıyor. Evvelce New York'a geldiğimi anlardım, İkizler'i ne zaman uzaktan görsem.
     "Artık onlar yok" diyor taksi şoförü. Sesinde hüzünlü bir titreşim var. Belki de bana öyle geliyor.
     11 Eylül!
     
Dev bir dayanışma panosu:
     "New York ruhunu selamlıyoruz!"
     
Bir an yine gözümün önüne geliyor, o uçağın korkunç bir hayalet ya da kanatlı dev bir yaratık gibi kuleye tekrar tekrar çarpışı...
     Bir köprü, bir köprü daha.
     Manhattan'a giriyoruz
     Trafik çok rahat. Gün batarken bu kadar hızlı akışı ilginç. "İşler azaldı, eskisi gibi değil" diyor şoför, "Ama hayat artık normale döndü. Arada bir bazı noktalarda güvenlik kontrolü oluyor."
     Radyoda haberler. Birkaç tane 11 Eylül'lü haber kulağıma çalınıyor. Bu arada hem sık sık radyoda duyurular var, hem de ışıklı levhalarda bildiriliyor:
     "Perşembe gününden itibaren Manhattan'ın bir bölümüne girmeyin. Trafiğe kapatılacak. Waldorf Astoria Oteli'nde Dünya Ekonomik Forumu toplantısı var."
     Davos bu yıl New York'ta.
     31 yıllık tarihinde ilk kez Davos dışına çıkıyor. Karlar altındaki İsviçre Alpleri'ndeki şirin kayak merkezinden 'Kapitalizmin başkenti'ne taşınıyor.
     Manhattan eskisi gibi, ışıl ışıl.
     Her tarafta Amerikan bayrakları. Pencerelerde, garaj kapılarında, arabalarda, her yerde. "Şimdi azaldı" diyor taksi şoförü, "11 Eylül sonrası görecektiniz."
     11 Eylül'de, Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve Başkanı Klaus Schwab New York'taymış. Üstelik İkizler'e, Dünya Ticaret Merkezi'ne gidiyormuş bir iş görüşmesi için. Terör saldırısı o yoldayken yaşanmış. O anda karar vermiş, Davos'u dayanışma için New York'a getirmeye...
     Soranlar var:
     New York'ta yaşar mı Davos ruhu diye... Yaşar. Bu ruhun kökleri zaten New York'ta. Davos ruhu buradan, 'Küreselleşmenin başkenti'nden besleniyor.
     Soranlar var:
     Davos'un toplanacağı Manhattan'ın göbeğindeki debdebeli Waldorf Astoria Oteli terörizm açısından ideal bir hedef değil mi diye...
     Allah göstermesin!
     Yeryüzünde küreselleşmenin kalbini elinde tutan zengin ve güçlülerin boy gösterecekleri bir mekan, herhalde, Bin Ladin'ler'in iştahını kabartmıştır. Ama zaten 11 Eylül'den beri sürekli alarmda olan New York polisinin kuş uçurtmayacağı söyleniyor.
     Güvenlik!
     
11 Eylül sonrasının bu sihirli sözcüğü bugünden itibaren Dünya Ekonomik Forumu'na da damgasını vuracak. Dünyanın zengin ve güçlüleriyle bir araya gelecek olan akademik, politik ve entelektüel dünyanın kreması beş gün süreyle daha güvenli, daha barış içinde bir dünyanın nasıl kurulacağını tartışacak.
     Terörizmi yenmek... Fanatizmin köklerini kurutmak... Etnik ve dini çatışmaları bitirmek...
     Ama nasıl?
     Dünya nüfusunu oluşturan 6 milyar insanın yarısı günde 2 dolardan daha az bir gelirle yaşamaya çalışıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün son bulgularına göre, 60 ülkede kişi başına sağlık harcaması yalnızca 13 dolar. Buna karşılık ABD'de tam 4500 dolar.
     Bu uçurum nasıl kapanacak?
     Küreselleşme üretimi artırıp dünyayı zenginleştiriyor. Ama aynı zamanda zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapıyor. Üstelik yoksulları çoğaltıyor. Bu varsıl - yoksul uçurumu ne olacak?
     Bu sorular yeni değil. Özellikle son iki üç yıldır Davos gündeminden hiç eksik olmadılar. Küreselleşme karşıtı gösterilerin şiddetlenmesiyle birlikte gündemin üst sıralarına çıktı bu konular.
     Ancak, öyle anlaşılıyor ki 11 Eylül faciası, yalnız terörizmle mücadeleyi değil, aynı zamanda daha adil, daha eşitlikçi ve daha dayanışma içinde bir dünyaya dönük özlem ve ihtiyacı gündemin birinci sırasına yükseltmiş durumda.
     Şu da söylenebilir:
     Berlin Duvarı'nın, yani komünizmin yıkılışıyla birlikte girmiş olduğu rehavetten uyanıyor küresel kapitalizm.
     
11 Eylül, bir Amerikalı yazarın alaycı deyişiyle, tarihi on yıllık tatilinden geri döndürdü. Artık siyaset yeniden ön plana çıkıyor. Terörle mücadelenin yalnızca sivrisinekleri yok etmekle verilemeyeceği görüşü yerleşiyor.
     Bataklığı kurutmadan, yani yoksullukla, adaletsizlikle, eşitsizlikle gereği gibi mücadele etmeden dünyada barış ve huzurun kurulamayacağını artık küreselleşmenin kreması değil, New York sokaklarındaki adam da, Pentagon'daki general de anlamış durumda...
     Kapitalizm, 20. yüzyıl boyunca kendine çekidüzen vermiş ve komünizmle rekabet ederken sosyal boyutunu da geliştirmişti. Yeni yüzyılda da küreselleşmenin kendini yenilemesi, yeniden kurumlaşması ve daha adil bir dünya için mücadele verilmesi gereği küreselleşme patronları tarafından gündeme alınmış durumda...
     Bu yılki New York Davosu'nda Türkiye var. İsmail Cem, Kemal Derviş ve Tayyip Erdoğan Waldorf'un salonlarında boy gösterecekler. Tayyip Erdoğan Washington'dan buraya geliyor. Türkiye'de siyasetin yakın geleceği açısından merak edilen bu üç isim herhalde düşünülerek davet edildiler Davos'a...
     1987'den beri her yıl izliyorum Dünya Ekonomik Forumu'nu. Tam 49 tane olmuş yazdığım yazılar. Devamı, bir hafta boyunca New York'tan gelecek.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
312 ve 159

Melih AŞIK
TRT Televizyonu

Fikret BİLA
Özkan'dan Kayseri dersi

Hasan CEMAL
Davos nire, New York nire?..

Can DÜNDAR
Arap'ın dişleri

Hurşit GÜNEŞ
Neden gelmiyorlar?

Sami KOHEN
Ege masaya yatırılıyor

Meliha OKUR
Değişimin adını koyalım

Tuncay ÖZKAN
312 ve 159 açmazı

Hasan PULUR
Tombalak'larla Tosuncuk'lar...

Derya SAZAK
Karzai ve Erdoğan'ın rol modeli

Meral TAMER
Derviş'e alkış tufanı

Güngör URAS
Dolar habere endekslendi

Serpil YILMAZ
Doğalgaz talipleri ortaya çıkıyor

M. Ali BİRAND
MHP’nin haklı şikayetleri var...

© 2002 Milliyet